​ Yeni çağ gladyatörleri / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Yeni çağ gladyatörleri

Yeni çağ gladyatörleri
 

Kumsalda, Yarından Sonra, Tehdit, Körfez Savaşı, Savaş Tanrısı ve benzeri filmler her zaman pek çok olayı yeniden düşünmeme neden olmuştur.

Bir an için nükleer savaş çıktığını ya da dünyanın dört bir yanında çok büyük sel baskınları, kasırgalar, hortumlar, depremler, yangınlar ve benzeri doğal afetler meydana geldiğini, biyolojik, kimyasal ve nükleer silah kullanımı sonucunda milyon belki de milyarlarca insanın çok kısa bir sürede öldüğünü düşünün.

Ülkelerin doğayı böyle düşüncesiz ve zalimce kullanmaları, savunma için yapılan harcamalar, üretilen çok ileri teknolojiye sahip silahlar ya da elektrik üretimi için kurulan ve kurulmak istenilen sözüm ona masum nükleer tesisler ve bu tesislerin kurulması için halka söylenen süslü ama yalan bilgiler ve daha niceleri.

Kısaca yukarıda belirttiğim her türlü savaşın ve doğal afetin aynı anda ortaya çıktığını düşünün. Bunları kısa süreliğine de olsa düşünmek ya da hayal etmek bile insanın tüylerini diken diken etmeye yetip de artıyor bile.

Tüm bunlar oldu bitti. Geriye ne kaldı? Bir avuç insan. En büyük zararı kim gördü? Halk

Dışarıdasınız ve yaşamaya, hayatta kalmaya çalışan insanların dükkanlara, marketlere ve benzeri yerlere saldırmasını ya da köşede iki büklüm kıvrılmış ölümü beklemesini görmektesiniz. Yapabileceğiniz hiç ama hiçbir şey yok…

Tüm bunları içinizi karartmak amacıyla yazmadım.

Eski Roma ‘da İmparator ve Senatonun ileri gelenlerinin katıldığı törenlerde gladyatörler çarpışırdı.

O günleri hayal etmeye çalışın. İmparatorluğu yönetenlerin zevki uğruna arena’da birbirlerini öldürmek için çarpışan köleleri ya da gladyatörleri.

Gelelim günümüze, dünyayı sahip oldukları sermaye ile elinde tutan bir avuç insan ve onların kukla yöneticileri… Colloseum gibi bir arenada oturup yukarıda sözünü ettiğim dramı kendilerine ikram edilen yiyecek ve içecek eşliğinde büyük bir keyifle izlediklerini düşünün.

Anlatmak istediğim, meydana gelen savaşların, kavgaların halklarla uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı… Biraz dikkatle gözlemlerseniz bu sonuca sizler de varırsınız.

İnsanların, halkların birbirleriyle alıp veremedikleri yok. Bu yaşanılan ve yaşanılmakta olan tüm kavga ve savaşlar aslında bir avuç zengin insanın güç ve dünyaya hakim olma kavgasından öte bir şey değil.

Halktan, barıştan, eşitlikten yana olmayan her mücadele temelde güçlülerin savaşı olmuş ve olmaya devam edecektir.

Bizler ise elimize verilen çeşitli oyuncaklarla susturulmaya çalışılan ya da silah verilerek savaşmamız istenilen yeni çağ gladyatörleriyiz sadece...

Kimin için ve ne için savaştığını, kavga ettiğini hatırlayan ya da bilen var mı?

var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

 
Toplam blog
: 226
: 1337
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..