​ Yeni iş / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '09

 
Kategori
Mizah
 

Yeni iş

Yeni iş
 

Miskin ve tembel balkonda oturuyordum.

Yazdığımı sandığım anlar dışında bir vakitti ve can sıkıntısı ful konumunu göstermekteydi.

Sokaktan geçenlere tel sapanla küçük plastik telden yaptığım mermileri atamıyordum, zira hava kararmamıştı.

Elinde yaş pasta, karşı blokta oturan küçük Melisa, balkonlarında annesinin temizlediği yollukları beğenmemiş olacak ki yeniden temizlemeye uğraşıyordu.

Bu eyleminden dolayı, onun için biraz sonra gelecek el darbeleri sonucu akıtacağı billur damlalar vardı.

Bu darbeler hep acı veriyordu ve her darbe sonrası acı izler kalıyordu…

Oysa ben gülecektim. Hanım bana çitlediğim güne bakan kabuklarını düşürdüğüm için bağırırken o nasıl gülüyorsa…

Yanaklarına bulaşmış pastalarla çok tatlı oluyordu.

Ne berbat bir şey di bazen şu tembellik. Bir de bu esnada kendime yönelik mutluluk egzersizlerimi uygulayamamak

Kendi kendime şuradan bir sinek geçse de bir el hamlesi ile avlayıp, başkanlık egomu tatmin etsem diye düşünüyordum.

Sitenin kapısından patlıcan moru 300 D “bundan iyisini ancak tanrı yapar” yazısının fabrikasında asılı durduğu söylenen, hayallerimde bile hayranı olduğum araba girdi.

Sanırım 93 model di ama 2010 model birçok otomobile gerçek kimliğini öğretirdi.

Bu aracın düş sakiniydim, tek taraflı kontratla…

Penceresi açık olduğu için içinde ki gözüküyordu, gözündeki siyah gözlüğe rağmen ve tanıdık bir simaydı.

Sör Numan’dan başkası değildi. Araçtan indi. Bana el salladı, tam soracaktım ki başını önüne indirip apartmanlarının kapısından içeri girdi.

Ayağımı, önümde duran kum dolu leğenden çıkartıp, doğruca mutfaktaki hanımın yanına gittim.

—Sör 300 D bir arabayla geldi. Biliyormusun?

—Sana ne?

—Hani bir ay öncesine kadar işsizdi o baptan. Bilin Mualla bir şeyler anlatmadı mı?

—Birde dedikodu sevmem dersin.

—Canım dedikodu değil, sünnette de pek yanaşmadı, bunda bir sır var, ben üç kızın ısrarına rağmen merak edenlerden değilim, sadece böyle bir dâhinin sırra kadem basmasını istemediğimden.

—Dün kahve içerken, Bilin Mualla vakitli, vakitsiz Sör’ ün sitenin arkasından gelen bir taksiye elinde bir çanta ile sürekli binip gittiğini son altı haftadır cumartesi ve pazar eve gelmediğini söyledi.

İşte TV de ki üç kıza, dördüncü kız olarak daim üyeydi Mualla…

Farkı vardı yalnız, onun başına zindan karanlığında hatta kıyamete kadar zor gelir… Tapulu meraklılardan, dedim zihnimden.

Melisanın özel durumunu kaçırmayayım diye balkona geçecektim ki kapı çaldı.

Komedicinin reklâm ayağı, paçası ile kendinin küçültülmüş, oyuncaklarından birisinin asılı durduğu kapıyı açtım.

Kimse artık o reklâmı veren firmayı hatırlamıyor ama bizim evde kapının ardında bile ikincisi zorunlu asılı durmakta…

Herkes komediciyi tanıyor ve tanımaya devam edecek. Bizim evladın gözünden düşene kadar bu oyuncak sayesinde ben de tanışmaya devam edeceğim, en azından kapıyı açmaya gittiğimde…

Kapıda dikilen Sördü ve elinde bir paket vardı.
[[[ ]]]

Devam edecek, okumak isteyene, yanlışlıkla uğrayan için sorun yok.

 
Toplam blog
: 371
: 835
Kayıt tarihi
: 14.02.09
 
 

Adalet önce kendimizde başlamalı ve haksızlıklar sorgulanmalı  ve hataların, afetlere dönüşmeden ..