​ Yeni Krizin ayak sesleri ... / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '10

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Yeni Krizin ayak sesleri ...

Yeni Krizin ayak sesleri ...
 

Bildiğiniz gibi geçen hafta içinde Sayın Başbakan, “Krizin bizi teğet geçtiğini” tekrarladı. Buna gerekçe olarak ta, krizle birlikte düşen borsa rakamların, krizden önceki seviyeye geldiğini gösterdi.

Bu söylemle piyasalara pompalanan iyimserlik fazla uzun sürmedi. Krizin Başkenti’nde (ABD) Obama’nın krize sebep olan finansal kesime yönelik açıklamaları, başta ABD olmak üzere tüm Avrupa ve dünyaya yayılarak, borsa üzerinde dalgalanmalar ve sert düşüşlere neden oldu.

Obama bankacılık sektörü ile ilgili ne söylemişti?

“Banka Ceoları, bunca krize sebep olmalarına rağmen hala onlarca milyon dolar maaş ve pirim alıyorlar. Bir türlü jetlerinden vazgeçmiyorlar, hala lüks içinde yaşamaya devam ediyorlar. Bu tip insanlardan nefret ediyorum…” Ve benzeri kelimeleri kullanıp, dünya piyasalarının tekrar dalgalanmasına ve tüm dünya borsalarının değer kaybetmesine neden oldu.

Amerikan kökenli yeni kriz dalgası, Avrupa Birliğine dâhil bazı ülkelerin durumunu net olarak görmemizi sağladı. Bu ülkelerin hangisi olduğuna gelince; Başta komşumuz Yunanistan, İspanya ve Portekiz, iflasın eşiğinde. Yunanistan, İspanya ve Portekiz borçlarını ödeyemez duruma geldiler. AB bu ülkelere kötü yönetim nedeniyle kaynak aktarımı yapmak istemiyor. O zaman dünyayı yeni bir krizin beklediğini söylemek fazla kötümserlik olmasa gerek.

AB ülkelerinden arta kalanlarında durumu hiç iyi değil. Borsaları hep birlikte tepe takla gitti! Özellikle, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın durumu pek iç açıcı değil. Aynen bizde olduğu gibi, İngiltere eski Başbakan Tony Blair’in Irak savaşı nedeniyle halkına yalan söylemesini tartışarak, ekonomik gerçekleri örtmeye çalışıyor. Fransa, tıpkı bizde olduğu gibi özel seçilmiş savcılarla, muhaliflerin üzerine gidip, onları özel yetkili yargıçlarla yargılıyor. Almanya’da ise durum biraz farklı! Oradaki sağ koalisyon, ekonomik nedenlerle çatırdıyor. Ancak ihracat fazlalığı nedeniyle şu anda ekonomi kör topal gidiyor. İtalya zaten tam bizim gibi. Orada ekonomi falan konuşulmuyor. Önce Berlusconi’nin Canselliğini, sonra yediği yumruğu, son olarak da eşinden ayrılması için istenilen nafakayı konuşuyor. Diğer AB ülkelerinin ekonomi üzerinde fazla bir etkisi olduğu söylenemez!

Gelelim bize:

Bildiğiniz gibi biz ayaklarımızın üzerinde sağlam basıyoruz! Bu nedenle kriz hamdolsun ki bizi teğet geçti! Biz ekonomiden çok, muhaliflerin yargılandığı Ergenekon davasını, planlanan ancak bir türlü uygulanamayan sanal darbe planlarını, başörtüsünü, asker halk arasındaki kopukluğu(!) Yandaş medyanın her gün yeni bir gündem yaratmasını konuşuyoruz! Bu arada açılıma yeniden başladığımızı da söylemekte fayda var.

Bu sanal gündemlerle boğuşan ülkemiz, bir taraftan da IMF ile görüşmeleri sürdürüyor. Her ne kadar daha anlaşma sağlanmamış gibi görünse de, IMF’nin söyledikleri bir bir uygulanıyor. İşte Tekel işçilerine yapılan zulüm! Halkın zorunlu kullandığı mamullere yapılan vergi ayarlamaları(!) yapılan onca zam! Bunlar iktidarın kendi yaptığı eylemler değil. Bunlar IMF’nin istediği ekonomik tedbirler!

Son birkaç gün içinde borsanın düşüşüne gelince; Borsamız yüzde 7 civarında düştü. Yaratılan yeni zenginlerimiz bu düşüşten istifade ederek, faizin haram olmasına rağmen kâğıtlara para yatırmaya başladı. Yani borsa kazancının günah olmadığı yönünde verilen fetvaya(!) uygun davranıp, yabancıların sattığı kâğıtları ortada bırakmadı!

Ekonominin göstergesi olarak halka sunulan borsamızda durum ne? Kısaca bir göz atacak olursak:

İMKB yabancıların elinde: Yüzde 66.12, yerlinin elinde yüzde 33.8 kağıt var! Yani borsamızı her zaman olduğu gibi yabancılar yönlendirmeye devam ediyor.

Ya bono piyasası?

Bono portföyünün sadece yüzde 9.5’i yabancıda!

- Yerli bireysel yatırımcı (fonlar dahil) 25.1 milyar TL
- Yerli kurumsal yatırımcı 64.1 milyar TL
- Yabancı yatırımcılar 33.6 milyar TL
- Bankalardaki portföy 230.0 milyar TL

Yani devlet’in borçlanmasında kaynak yerli halk ve bankalar! Yabancılar fazla getiri görmedikleri bono piyasasına girmiyor.

Eski kriz bitmeden yeni bir krizin ayak sesleri duyulmaya başladı. Bunu kimler fırsata dönüştürecek? Hep birlikte bekleyip göreceğiz. Geometri bilgilerimiz yine tazelenecek!

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..