Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '09

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Yeni tip esnaflar ekonomiyi düze çıkarabilir mi?

Yeni tip esnaflar ekonomiyi düze çıkarabilir mi?
 

OLMAYAN PARAYLA NASIL ÇİÇEK ALINIR?


Ünlü ekonomist, iktisatçı Keynes’e göre, “Piyasa devlet için değil, devlet piyasa için vardır. Piyasa kendi imkânlarıyla durgunluktan çıkamıyorsa devlet kamu harcamalarını artırarak durgunluğu sona erdirmek, üretimi harekete geçirmek sorumluluğunu taşır.” Diyerek, kriz anında yapılması gerekenleri bilimsel olarak aktarır.

ABD kökenli finansal krizin, bizim ülkemize gelinceye kadar reel krize dönüştüğünü hepimiz biliyoruz. Kriz gelirken, önce görmemezlikten gelindi. Arkasından seçim kazanmak için belli kesimlerden temin edilen, kalitesiz kömür ve gıda maddeleri halka dağıtıldı. O da yetmedi, yurdun belli bölgelerindeki düşük oy oranlarını arttırmak için Beyaz Eşya dahil her türlü “Sosyal” yardım yapıldı. Yalnız bu yapılan Sosyal yardımlar, kriz anında meydana gelen durgunluğu gidermek için olmadığından, kriz tüm hızı ile devam etti.

Krize önlem olarak lüks otomobillerden alınan Motorlu Taşıt ve Özel Tüketim Vergileri aşağı çekildi. Yatlardan alınan KDV yüzde 8 e, ÖTV 0 a indirildi. 150 metre kareden büyük evlerden alınan KDV ve ÖTV aşağılara çekildi. Bu önlemler kriz için yeterli olmadı.

2009 yılı bütçesinin, geçen yıla göre verdiği 13 kat açığı bilmeyenimiz var mı? İşsizlikte kırdığımız rekorları duymayan kaldı mı? Ya ekonomideki yüzde 13.8 lik küçülmeyi? Sanayi üretimindeki yüzde 21 lere varan daralmayı?

Şimdi akıllara şöyle bir soru geliyor. Devlet kriz anında üzerine düşeni yaptı mı?

Kriz anında piyasaya bol miktarda likidite sürdü mü? Bence sürmedi ve süremez de! Nedeni şu; seçim yatırımlarından dolayı bu kadar açık veren bütçedeki kara deliği kapatacak yama bulamayan iktidar, satacak kamu kaynağı da olmadığından ellerini havaya açıp, dışarıdan gelecek sıcak paraya umudunu bağlamıştı. Dışarıdan veya içeriden gelen her hangi bir kaynak olmayınca, piyasaya sürecek likidite de bulunamadı. Göstermelik Karayollarının kenarındaki kirlilikleri temizlemek üzere, asgari ücretle geçici işçiler istihdam edilerek, karayollarının kenarlarındaki çöpler kaldırıldı. Halende kaldırılmaya devam ediyor. Burada verilen asgari ücretin piyasaya pompalanan bir likidite olduğunu söyleyebilir miyiz? Burada çalışanlar zaten işsiz ve ekmeğe muhtaç insanlar olduğu için, aldıkları para ile ancak karınlarını doyurdular.

Kamu bankalarının da, krizden çıkış için kaynak aktarımı yapmasına imkân yok! Bildiğiniz gibi Halk Bankası ve Vakıflar Bankası, Yandaş medya yaratılması için 750 milyon Dolar kaynağı bir çırpıda Çalık Grubuna aktarıp, kriz kapıda iken yeni bir yandaş medya yaratıldı. Geriye Ziraat Bankası kaldı. O da seçim öncesinde, kamu borçlarının erken ödenmesi için kaynaklarını seferber ettiğinden kaynağı kalmadı.

Netice olarak; ülkemizdeki kriz için devlet hala kolunu kıpırdatamıyor. Kıpırdatmak için alınan önlemlerin kime yaradığı malum.

Bu güne kadar 4*4 jeeplerini alanlar, bu krizle birlikte kendilerine tanınan yeni imkânlardan faydalanarak, lüks yatlarını ve katlarını da aldılar. Bu zamana kadar lüks arabalarını almayanlar da kriz tedbirleri sayesinde bu amaçlarına ulaştılar.

Kriz anında devletin piyasaya likidite aktarması gerektiğini söyleyen ünlü iktisatçılara nazire yapan iktidarımız, çalışan memurlarına 2010 yılı için 2+2 formülünü önererek, nasıl bir halk(!) iktidarı olduğunu gösterdi.

Son dönemlerdeki sanal açılımın asıl amacı bu ekonomik verilerin üzerini örtmekti. İktidarın memurlara önerdiği o 2+2 formülü, çalışan 2.5 milyon memurun yanı sıra, kimi kaynaklara göre 8 milyon, kimi kaynaklara göre de 12 milyon olan ve çeşitli kurumlardan emekli olmuş emeklileri de ilgilendiriyor. Kabataslak 10 milyon aileyi ilgilendiren bir konudaki ketumluğu görüp, iktidarın ülkeyi nasıl düşündüğünü, ülke kalkınmasının nasıl emin ellerde olduğunu sakın düşünmeyin. Burada amaç; ülke kalkınması veya belirli bir kesimin refahtan aldığı payın arttırılmasından ziyade, yaratılan yandaşların daha lüks bir hayat yaşamalarıdır. Yani krizin teğet geçtiği, krizi fırsata dönüştürenlere yönelik çalışmalardır.

Bir çırpıda lüks yatların ÖTV’sini sıfırlarken, öbür yandan çalışanlara bir yıl için 2+2 maaş zammı önermek ne kadar adil bir yönetim?

Ülkemizdeki krizin, ünlüleri reklam filmlerinde oynatarak biteceğini düşünmek, sizce de biraz saf dillik değil mi? Halk olmayan parayı nasıl harcasın? Olmayan parayı harcayıp, sonra mağdur edebiyatı yapan ve kendilerini kredi kartı mağduru olarak göstermeye çalışanları hep izliyoruz.

Önce Keynes’in söylediğini yapıp, sonra çiçekçi( Melda Okur)bakkal… Yerlere halkı çağırmak gerekmiyor mu?

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..