​ Yeni yıl yazısı... Uyan ey yolcu / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Yeni yıl yazısı... Uyan ey yolcu

Yeni yıl yazısı... Uyan ey yolcu
 

Hayırlısıyla yeni yıla girdik.. Milyonlarca insanımız hüzünle hatırlayacak 2009 yılını.. Kah kaybettikleri insanların üzüntüsü, kah ayrıldıkları sevgilileri yüzünden.. Yine yüz binlercesi 2009’ da işlerini kaybettikleri ve belki de ele güne muhtaç duruma geldikleri için belki de hiç hatırlamak istemeyecekler geçmiş yılı..

Daha başka milyonlarca kişi de dünyanın ve Türkiye’mizin yönünün ne kadar sisli ve pus(u)lu limanlara doğru döndüğü endişesi ile hatırlamak istemeyeceklerdir arkada bıraktığımız yılı..

“Bu kadar mı kötüydü bu geçen yıl canım” diyenler olduğunu da duyar gibiyiz.. Mutlu azınlığın sesi mi desek.. Yoksa farkındalık seviyesinin eksikliği mi?

MUTLU AZINLIK

Tabii ki geçen yılı hayatlarının en güzel bölümlerinden biri olarak hatırlayacak insanlar da vardır aramızda ..

Örneğin, Ayşe bacımız Bülent kardeşimiz’ile dünya evine girmiştir 2009’da.. İnsan böyle bir izdüşümünü nasıl unutur kendi hayatında.. Ama dua edelim ki, bu yuva Ayşe kızımıza mutluluklar ve şans getirsin.. Birkaç zaman sonra damadımız ekonomik açıdan birazca palazlandıktan sonra eşinden bıkıp değiştirmeye kalkmaz inşallah.. Gerçekten de bir yıkım olur kızımız için yoksa.. Hele bir de eli kalem tutmuyor ve de meslek sahibi değilse.. Yani koca eline bakıyorsa vay başına gelenler..

Örneğin, Ahmet bey, 2009’ da yönetime yakınlığı sayesinde biraz da bu konudaki becerisini kullanarak, işinde bayağı yükseldi.. Son model araba, çok modern bir sitede çok daha büyük ve konforlu bir daire, yazlık ve hatta hatta ikinci kadına bir kat ve araba onun için sorun olmaktan çıktı geçen yıl.. Öyle ya nasılsa işlerini en üst seviyede götürebilecek bilgi ve tüyoları bile alabiliyor gerekli kanallarda.. Onunla ilgili evraklar adeta havada uçuşuyor ilgili resmi mercilerde.. Güç arkasında.. Yine dua edelim ki (doğrusu Ahmet Bey etsin ki) yönetim değişip de Ahmet beyin güvendiği dağlara kar yağmasın.. Öyle ya diğer rakiplerine karşı sağladığı bu haksız avantajları kaybederse ne olur mazallah? Serbest rekabet hiç affetmez hani .. Ya Ahmet bey başladığı yere geri dönerse.. Hele hele bütün birikimini o günleri hesaplayamayıp da boyundan büyük işlere gömmüşse.. Vay ki haline vay..

Hatta hatta örneğin, Selma Hanımın bir güzel kızı oldu geçen yıl… Adı da Selen.. Dünya tatlısı bir bebek ve de Selma Hanım gözünün içi gibi bakıyor ona.. Ama dua edelim ki bu güzelim masum bebek yarın öbür gün büyüdüğünde annesinin başına püsküllü bela olmasın.. Allah korusun, uyuşturucu bağımlısı ve de ailesinin elinde avucunda ne varsa yiyen bir facia filan şeklinde mesela ..

KİŞİSEL MUTLULUKLAR MI KOLEKTİF KAZANIMLAR MI?

Anlatmak istediğimiz o ki, münferit (yani kişisel) mutluluklar bir yana acaba dünyamız ve Türkiye’miz ne yöne doğru yol aldı 2009’ da? Bu mu daha önemli acaba yoksa bireysel kazanımlar vs mi?

Tabii ki her ikisi de.. “Bireysel mutluluklar olmazsa dünya umurumda mı?” dediğini duyar gibi oluyoruz bu yazıyı okuyan birçok insanın.. Zaten böyle demeyene de garip garip bakarlar.. Zira insan önce tabii ki kendisini de sevmeli ve düşünmeli.. İnsanın olmanın doğası bu..

Ama, işte tam bu noktada durup “hepimiz teker teker bir şeyiz, ama hep beraber çevremizle birlikte çok şeyiz.. güzeliz” düşüncesini hatırlamamız gerekiyor – biraz zahmet olacak belki ama..

Bizler bireysel bazda (teker teker) en büyük başarıları elde edip de çevremizdeki en zengin insan (hatta güçlü) haline gelsek de unutmayalım ki Robinson gibi tek başımıza bir adada yaşamıyoruz.. Bir gün gelecektir ve etrafımız “Bana ne yaa.. Nasıl olsa benden değil.. Ne halt ederse etsin” diyen, kendisine ulaşmaya çalışan türdaşını (insanı) dinleyip de duyamayan insanlarla dolacaktır.. Bugün daha şimdiden bile büyük ölçüde bunu yaşayıp hissetmiyor musunuz?

Bir alışveriş merkezinde bir satış elemanı, çocuğunuzun okulunda bir görevli - hatta bir öğretmen, devlet dairesinde vergi memuru vs ile muhatap olduğunuzda (yani konuşmak zorunda kaldığınızda) bu hamlığı, kabalığı olmamışlığı, duyarsızlığı hiç mi yaşamıyor veya sezmiyorsunuz? İnsan kalitesinden (kendiniz dahil – lütfen aynaya da saçlarınızı taramak veya ruj sürmek için bakmayınız yalnızca) memnun musunuz? Hiç sanmıyoruz.. En azından sanmak istemiyoruz.. Zira şimdi herkes çıkıp da “vallahi de billahi de çok memnunuz” filan derse o zaman tam da korktuğumuz başımıza gelmiş olur.. Yani günümüzün insan denilen yaratığındaki FARKINDALIĞIN sıfır seviyesinde olduğunu anlamış oluruz.. ki en beteri de bu olur..

KURTULUŞ SAVAŞÇILARI

Dolayısıyla, geçmiş seneyi mutlu kapatmış olanlar belki daha optimist (iyimser) takılıp etrafı pembe görüyor ve de dünyanın sıkıntılarını düşünmeyi 2009 da hanelerine mutluluk yazdıramamış olanlara bırakmış olabilirler.. Ama, ne olur geliniz inanınız ki çok uzak değil şu andan itibaren (yani bu yazıyı okuyup, bilgisayarınızı kapatıp ayağa kalktığınız an) ve de en yakın çevrenizden başlamak üzere hepiniz bir KURTULUŞ SAVAŞÇISI sınız.. (yabancıların Salvation Army dedikleri cinsten).. Ama bu ordu bencil ve vicdansız insanoğlunun ayakları altında her gün daha çok ezilerek yok olmaya doğru giden, dünyayı kurtarma ordusu.. Tabii ya.. tabii ki tek başınıza siz.. ve sizin gibi tek başına olanlardan milyonlarca yan yana gelmiş “farkındalık ve vicdana sahip” güzel insanlar.. İnsan olduğunun farkına varanlar..

NE YAPACAK BU KURTULUŞ SAVAŞÇILARI

İyi de ne yapacak bu ordunun fertleri ? Bu sorunun cevabı o kadar da basit ki aslında..

İşte bu ordu mensuplarının görevleri,

Çevre bilincine sahip (dünyadan sonra başka dünya olamayacağının bilincinde olan)

Dünyada kendimizden başka insanların da olduğunun ve onların da bizim kadar yaşama hakları olduğunun farkındalığına sahip

İnsanoğlunun dünyaya yalnızca tüketmek nihai amacıyla gelmiş olamayacağını tahmin edip bunu bir hayat felsefesi ve davranış biçimi kabullenmiş

En büyük bedelsiz ve gerçek enerjinin sevgi olduğunun ve bunun dalga dalga yayılıp bütün evreni kaplayabileceğini anlayan güzel insanların çoğalmasını sağlamaya katkıda bulunmak olacak.

KISSADAN HİSSE

Kıssadan hisse şudur ki Sevgili kardeşler,

Ne olur kafanızı gömdüğünüz kumdan çıkarın.. Esaslı bir alıcı gözle bakın etrafınıza ve sizlere bu yukarıda yazılanlarla ilgili olarak ne kadar gereksinim duyulduğunu ne olur görün.. Artık “gerçek birey” olun.. Toplumun bireyleri .. “Kendine Müslüman” (ki çok moda bugün) birey değil yalnızca..

Bu işe de dediğimiz gibi ilkönce çocuklarınızdan, talebelerinizden başlayın.. ve her ama her vesileyle yılmadan bıkmadan

“gerici, yobaz, emperyalist ve düzenbaz” düzenlere ve tezgahlara karşı tüm gücünüzle genç beyinleri uyandırın ve uyarın.. Türk olarak da insan olarak da.. ki Yüzüklerin Efendisindeki KÖTÜLÜKLER LORDU galip gelmesin bu güzelim dünyamıza karşı..

İnanınız ki (öyle olduğunu da biliyoruz) şu güzelim dünyamızda YARATAN herkese yetecek kadar “her şey” vermiş zaten..

Yeni yılda sarsılıp kendimize gelmemiz dilekleriyle
http://www.turkiyeinternette.com/haber/8191-makale-yeni-yil-yazisi-uyan-ey-yolcu.html
BİR TASALANAN

 
Toplam blog
: 384
: 1684
Kayıt tarihi
: 02.05.09
 
 

Yazmayı, okumayı, paylaşmayı, özgürlüğü seven, "BİLGİ"lenirken, "BİLGİ"lendiren dünya insanıyım. Lai..