​ Yeniden... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '10

 
Kategori
Deneme
 

Yeniden...

Yeniden...
 

Sokaklarının kalabalığında yaşadığım tenhalıkta anlamalıydım belkide bu gidişi. Her bir adımda düşünmeliydim bir diğerini hangi yöne atacağımını…

……………………

Yaşıyorduk, bahaneler yaratıyorduk gülümsemek için, elime tutuşturdğu boyalarla beyaz duvarı mı renklendiriyorduk….

Bir zamanlar böyleydi…..

Sonra……

Renlendirdiğimiz duvarı siyah bir boyayı çarpıp gittin…

Yaşam durdu sanki o an, önümde ki siyahlıktan başka bir şey göremiycem sandım. Eskisinden daha da yaşanmaz bir haldi. Düştüm kalkamıycam sandım. Gölgem de silinmişti.

Yalnız, bensiz kaldım önce. İlk düşündüğüm nasıl başa çıkardım bu durumla.

Hüzün değildi bu kederdi. Acı veriyordu!

Zihnimle savaşmaya başladım. Bana oyunlar oynamasını istemedim. Yokmuş gibi, hiç olmamış gibi…

Tüm bir yılı ucundan tutup birleştirip yok etmek gibi…

Silmek yeniden başlamak gibi…

Acı çekmek canımın yangınlarıyla uğraşmak istemedim. Yok saymaktı yapabileceğim.

Sondu…

Hayatımın sonrasına müdahale edemezdim ki, plan yaparak ulaşabileceğim bir saatten fazlası değil. Hayatımın sadece beş dakika öncesini düşünerek ve bir saat sonrasını planlayarak yaşamak en kolayı gelmeye başladı.

En kolayı kendinden kaçmak aslında ve en beteri.

Bir gün kaçtığın herşey karşına çıkacak bunu biliyor olmak ve hep ertelemek…..

…………….

Önce hangisi silindi hafızamdan?

Sanırım sesin! Duyduklarımın hepsi gitti kulağımdan, sesini unuttum. Sesinden yerleşir insanlar zihnime, sesinden gider. Senin sesini kaybettim önce, sesin gidince hayatında gitti hayatımdan.

Ben ben olmanın özgürlüğünü yaşadım. Biz olmak için çabalamanın ne kadar da yersiz olduğunu algıladım. Boşa bir çabaydı ve BİZ yoktuk. Olmuşmuyduk, o da başka bir soruydu zihnimde. Kendimce çizdiğim bir resimin içine bizi yerleştirmeye çalıştım ben sanırım.

Tek olmak, ben olmak, özgür olmak kaybettiğim hissedemediğim bir duyguymuş, yeniden kazandım sen gidince. Aldatmaca bir dünya kurmuşum, içine de biz diye bir siluet yerleştirmişim. Sen silmeseydin o sulieti ben silemiyecektim onu anladım gidişinle…

Kolay olsaydı ben yapardım belki de. Ne olduğu nasıl olduğu çok da mühim değilmiş sonunda ne olduğu bütün çıplaklığıyla karşımda dururken öncesinde olanlara takılmamakla başladım anlamaya.

Tenhalaşmış her ses, önce kaybettiklerimi gösterdi sonra kazandıklarımı. Sesim kısıldı, sustum kendimden kaçtım, kaçak oynamayı da senden öğrenmiştim. Kaçtıkça kendimi kaybettim sesim kayboldu, durdum, kendimi aradım buldum ve sesimde kaybettiklerimi.

Hafifleştikçe konuşmaya başladım, sessizliğim gitti. Kendimle konuştum, içimde sustukça birikenler dökülmeye başladı dudaklarımdan. Kanadı kanadı ve bitti. Senle olan yarım öldü artık. Yarım kalmış halimi kendimde sakladıklarımla tamamladım yeniden.

Sen bana ben sana yetersiz kaldık.

Artık bir önemi de kalmadı zaten…

Silinmiş bir geçmişin kırıntılarında boğulmuştum, nefes alıyorum yeniden döndüm dünyaya….

 
Toplam blog
: 127
: 820
Kayıt tarihi
: 22.09.07
 
 

Sıcağıyla bilinen memleketimde bir kış gününde geldim dünyaya. Bütün tezatlıklar hayatımda farklı r..