Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '11

 
Kategori
Eğitim
 

Yeniden 19 Mayıs

Hani derler ki tarih tekerrür etmez, yani yaşanan olaylar birbirinin tekrarı olmaz.
Elbette böyle denir de sonra…
Tarihte aynı olayları belki bir kez de değil çok kez üstelik hiç ders almadan yasadığımıza göre sorunun bu olayları bir çok kez yasamak olmadığı ve önemli olanın yaşanan olaylar karşısında ders almak olduğunu özellikle İstiklal Marşımızın da yazarı Mehmet Akif çok güzel açıklıyor Akif tarihe gecen o çok ünlü sözünde diyor ki “Hiç ders alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?”
Ülkemizin 1980’lerden bu yana yasadıklarını göz önünde bulundurup tüm bunları Osmanlının son dönemlerinde yaşananlarla kıyasladığımızda
Özellikle yaşananlar acısından değerlendirdiğimizde hayli benzer bir tablonun olduğu sanıyorum herkes tarafından görülecektir.
O dönemde en dikkat çekici gelişmeklerden biri dışarıya yapılan müthiş miktardaki borçtu.
Hatta o kadar ki o borcu döndürebilmek için de aynen bu günkü gibi yeni borçlar alınmaktaydı…
Elbette hiçbir ülke hiç kimseye karakaşı kara gözü için de borç vermeyeceğine göre…
Her yapılan borç anlaşması özellikle siyasi hayatımızı da ilgilendiren çok sayıda koşulu da içeriyordu
İşte Avrupa ülkeleriyle yapılan anlaşmalar sonucunda ülke tek taraflı açık pazar haline getirildi…
Sonra baktılar ki borçlar bir türlü ödenmiyor, adamlar ülkeye doğrudan gelip ekonominin de yönetimine el koyup bir kısım vergiyi bile kendileri toplamaya başladılar…
İşte türkülere bile konu olan kolcular o dönemdeki yabancı sermayenin paralı askerleriydi başka bir şey değil…
Her şey sadece borç ilişkileri içinde yürütülmedi…
Ülkenin her yerinde yani o zamanki Osmanlı topraklarında bir çok örgüt kurdular.
Amaçları bu örgütler aracılığıyla o bölgede yaşayan etnik kimlikleri örgütlemekti.
Kurulan örgütler birçok yerde özellikle Türklere karsı terör eylemlerinde bulundular…
Yani kısacası bu örgütlerin çıkardıkları ayaklanmaları bastırma gücü olmasına karsın Osmanlıya siyasi olarak baskı yaparak bunu engellediler…
O zaman için de bize karşı kullanılan sözcükler yine benzerlik gösteriyordu “demokrasi, insan hakları, özgürlük”
Ne dersiniz bu yaşananlar birazcık olsun tanıdık geliyor mu?
Sonuç olarak o bölgelere önce özerklik tanındı…
Sonra da bağımsızlık…
Peki, bu gün yaşananları biraz göz önüne getirin…
Korkunç borç içindeyiz ve neredeyse her hafta Tüpraş’ın değeri kadar faizi yabancı ülkelere ödüyoruz…
Ülke yine tek taraflı olarak AB ülkelerinin pazarı haline getirilmiş…
Üretim bitmiş…
Ekonomi, dünya bankası ve IMF denetiminde…
Ve yine ülke o zamanki gibi parçalanmanın arifesinde…
Yani kısacası …
Aynı hataları tekrar tekrar yapmak zorunda mıyız?
Tarihten ders almamızın zamanı hala gelmedi mi?

19–05–2011
Nusret KEBAPÇI
************************************************ 

 
Toplam blog
: 207
: 398
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..