- Kategori
- Siyaset
Yerel seçimler ve eleştiriler

Sizlere sevgi saygımızdan dolayı bayrak ve pankart asmıyoruz...İyi ki asmıyorsunuz.
SEÇMENLER, KİŞİLERE DEĞİL, HİZMET PROGRAMLARINA VE YÖNTEMLERE GÖRE OY VERMELİDİRLER
Yerel seçimlerin yapılacağı tarih yaklaştıkça, siyasi partilerin propagandaları da giderek sertleşmektedir. Belediye başkan adayları, yönetimlerine talip oldukları belde, köy, ilçe, ve illere götürmeyi vaat ettikleri hizmetleri halka anlatmak yerine, bir genel seçim havasında birbirlerini kıyasıya eleştirmektedirler.
ELEŞTİRİNİN DOZU İYİ AYARLANMALIDIR :
Eleştiri elbette yapılacaktır. Eleştiri de demokrasinin vazgeçilmez gereklerinden biridir. Hatta dozu hafif hoşgörülü bir eleştiri, düşünce ve eylemlerde doğruların bulunmasında da etkili olur. Eleştirinin olumlu ya da olumsuz olması, eleştirinin bu faydasını değiştirmez.
Ancak ve de ne yazık ki, demokratikleşme ve çağdaşlaşma amacında ve yolunda olan ülkemizde bu olgu, bazan "karalama" ve "küçük düşürme" ile eşanlamlı tutulmaktatır.
Kişilerin açıklarını arayıp bulma ve bunları tam seçim öncesi zamanlarda kamuoyuna duyurma hüner kabul edilmekte, eleştiriye konu olan kişilerin kaldıkları zor durumdan yararlanılmak istenmektedir.
Bu kadarla da kalınmamakta, devlet yönetiminde büyük sorumluluklar yüklenmiş yüklenmiş, ulusla bütünleşmiş tarihi kişileri eleştirmek ise, kahramanlık sayılmakta ya da bu eleştirileri yapanlar kendilerini öyle sanmaktadırlar.
ARTIK "ŞARK ZİHNİYETİ"Nİ BIRAKALIM; BIRAKMAK ZORUNDAYIZ :
Şu anda, genel seçim havasında görünen bir yerel seçim dönemi yaşanmaktadır. Bu seçimin, demokratik ve çağdaş bir ülkeye yakışır bir şekilde gerçekleşmesi en büyük bir beklenti olmalıdır.
Bu bakımdan, hem siyasi parti liderlerinin hem de yerel yönetimlere talip olan belediye başkan adaylarının propagandalarını sürdürme sırasında, rakiplerini eleştirirken bu eleştiri dozunun hoşgörü sınırlarını aşmamasına dikkat etmeleri gerekir.
Yönetime talip olan başkan adayları, eleştiriden daha çok, yönetime geldiklerinde uygulamaya koyacakları "hizmet programlarını" halka açıklamaları daha doğru olur. Ancak böylece halk, hangi adayın programının iyi; hangisininkinin daha iyi olduğuna karar verebilir.
Halk da, yaşadığı belde, köy, ilçe ve il yönetimine talip olan adayları seçerken, adayların kişiliğinden çok, sunduğu "hizmet programına" dikkat etmelidir.
Artık kişi ve toplum olarak, "şark zihniyeti"nin bir ürünü olan "kişiye bağlılık"tan kurtulup "programa ve yönteme bağlılık" aşamasına geçmek zorundayız; daha fazla geciktirmeden.
KISA KISA... : Doğalgaz zehirlenmesi nedeniyle hayatlarını katbeden yedi gencimizin yüreklere verdiği acı daha bitmeden, dün de İstanbul/Fatih'te iki insanımız(yaşlı bir anne ve özürlü bir kızı) da aynı nedenlerle yaşamını yitirdi. Görsel ve yazılı basın bu haberi kısaca geçiştirdi. Kimse çıkıp bu olaydaki sorumluluğu yetkililere yüklemedi. Suç ölen gariplerindi; belki de kombilerinin bakımını yaptıracak para bulamadıkları için böyle bir facia ile karşılaştılar.Neden? Çünkü bu insancıklar yoksu, hasta ve garip...Suçlu onlardan başka kim olabilirdi ki...Ben o garipleri görmezden gelenlerin adına onlara rahmet diliyorum.
cdenizkent