- Kategori
- Futbol
Yerli Yattara

"Ne çilesi çekilir, ne ondan vazgeçilir" dediğimiz günler arkada kaldı. O artık uslandı, aktı duruldu...
Sadece Trabzon izleyicisine değil, futbolu seven herkese maç saatini iple çektiren bir isimdir o. Saha bir sofra ise, Yattara onun suyu ekmeği gibi, vazgeçilmezidir. Hiç canınız çekmese de, Yattara'nın oynayacağı bir maça "hayır" diyemezsiniz...
Yıllarca Trabzon'da bulunması, inişli çıkışlı da olsa takıma katkıları, futbolu güzelleştirmesi, onun çok sevilmesinin başlıca nedenleridir. Şöyle ki; kendisi de bu ilgiye kayıtsız kalamamış, yüreğinde biriken vefa duyguları zaman zaman, dilinden boşalmıştır. Nice gelip, giden futbolcularda göremediğimiz bu özellik, Yattara'yı ayrıcalıklı kılmıştır. Tüm Trabzon' lu ların yoğun ilgisi, onu bunaltmamış bilakis yaşamını anlamlı kılmıştır. Ayrılık sinyalleri geldiğinde, hep bu nedenle "hem ağlarım, hem giderim" türünden, gözünün ve gönlünün arkada kalacağını ima etmiştir.
Anlaşılıyor ki; kendini güvende hissetse, maddi endişelerini aşabilse Yattara kalıcı olabilir. Şimdilik futboluyla ileride teknik adam olarak Trabzon'a katkı sağlayabilir. Hatta bir zamanlar gündeme gelen "Türk Vatandaşlığı" konusu (halen istekliyse) çözümlenebilir.
Bugünün meselesine dönersek:
Ankaraspor maçında iyi oynamasına rağmen, oyundan alınıp yerine, alternatifi olarak lanse edilen Alanzinho'nun oyuna alınması, farklı yorumlara neden olmuştur.
Yeni aldığınızın yeteneği tescil edilmeden, elinizdekinin moralini bozarsanız, korkarım, "evdeki bulgurdan da olursunuz"
Takımın yakaladığı çıkışın sürmesi için, birlik ve beraberliğin sürmesi, özgüvenin korunması, temponun devamlılığı, hücumda cabukluğun, başarıyı getireceğine inanıyorum.