​ Yeteri kadar zamanım olsaydı.. / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Yeteri kadar zamanım olsaydı..

Hepimizin yapmak istediği o kadar çok şey var ki.. ama bu istediklerimizi yapmak için hep birşeyleri bekliyoruz veya bazı nedenlerden dolayı erteliyoruz.

Çocukluğumdan beri hep medya dünyasında olmak istedim. Ama o kadar insanın karşısına çıkıp, faydalı eserlerimle, bilgimle, üretkenliğimle örnek insan olabilmek için önce iyi eğitim almalı ve üniversiteyi bitirmeliyim diye düşündüm ve bu isteğimi bir süre erteledim. Okurken derslerim çok ağırdı. En kısa sürede, hiç yıl kaybetmeden okulu bitirmek için tiyatro kurslarına zaman ayıramadım. Okulum bittikten sonra da para kazanmak için çalışmam gerekiyordu. Ama çalışmaya başladığım da kesin bir fırsat bulup gidecektim tiyatro kurslarına. Öğrenciyken, çalışma hayatı daha kolay geliyordu bana. Ne de olsa kazanman gereken, geçmen gereken bir sınav yoktu. Mesai denen bir kavram vardı, sabah 9 da gidersin, akşam 6 da çıkarsın. Bütün akşamlar ve hafta sonların sana aittir, ders çalışmana gerek yoktur. Ooh bir sürü kendime ayıracağım, isteklerimi gerçekleştireceğim zamanım olacaktı.. ama nedense olmadı J

Profesyonel hayatın ilk demlerinde kendinizi ispat etmek için çabalıyorsunuz olanca gücünüzle. Geceniz gündünüze karışıyor, hayatınızda hiç çalışmadığınız kadar çalışıyorsunuz. Kendinizi ispat ettiğinizi idrak ettiğiniz ilk andan itibaren de yükselmek için, yükseldiğiniz zaman mevcut pozisyonunuzu korumak için, koruduğunuz zaman da daha iyi bir şirkete geçebilmek için harcıyorsunuz bütün zamanınızı. Ee hani nerde tiyatro kursu, resim kursu, hobiler, sevdiklerinle geçireceğin keyif dolu paylaşımlar?..

Geri dönüp baktığınızda yapmak istediğiniz herşeyin ertelendiğini ve bunca yıldır hiç bir zamanın bu işlere ayrılamadığını fark ediyorsunuz. Halbuki yeteri kadar zamanımız olsaydı hepsini yapardık öyle değil mi?.. gün 24 saat değilde 36 saat olsaydı, kesin herşeye zamanımız olurdu değil mi?..

Malesef değil!.. Gün 24 saat değil, 36 saat değil, 48 saat de olsaydı biz yine kendi zevklerimize, hobilerimize, sevdiklerimize zaman ayıramazdık. Çünkü kültürel olarak yapımız da keyifi ertelemek, zorunluluğu yapmak anlayışı var. Bahane üretmek, geçmişe veya geleceğe takılarak şimdiki zamanı yaşayamamak alışkanlığı var. İsteklerimizi belli koşullara, koşulları da zamana bağlama alışkanlığımız var.

Halbuki; istediğim, arzusunu duyduğum şeyler için beklenen zamanın hiç gelmeyeceğini, çünkü o zamanın şimdiki zaman olduğunu bilseydim ve aksiyon alsaydım bugün belki de çok iyi bir tiyatrocuydum. Bu kadar insan yapabildiyse ben niye yapamayım ki.. aramızdaki tek fark, onlar zamanında aksiyon almışlar, ben ise hep uygun zamanın gelmesini beklemişim. Artık biliyorum ki birşeyler yapmak için en uygun zaman şimdiki zaman.

Artık benim, istediğim herşeyi yapmaya yeteri kadar zamanım var. Hepimizin eşit olarak sahip olduğu 24 saatte hobilerime, işime, para kazanmaya, sevdiklerime, arzularıma, tutkularıma, kişisel gelişimime ve kendime zaman ayırabiliyorum. Çünkü istediğim hiçbir şeyi ertelemiyorum, aksiyonumu bugün alıyorum. Sistem kuruyorum ve ajanda tutuyorum. Yaptığım herşeyi yazınca, eskiden nasıl geçtiğini anlayamadığım 24 saate neler neler sığdırılabileceğini görüyorum. Bunu gördükçe de kendime ve zamana inancım artıyor.

“Yeterince zamanım olsaydı” ile başlayan cümleleri hayatımdan çıkardım artık. Bizim, herşeyi yapmak için yeterince zamanımız var. Yeter ki “o” zamanın gelmesini beklemeyin. “şimdi”nin değerini bilin ve gücüne inanın.

Sevgilerimle

Özge Özek Göğüş

25.12.09

 
Toplam blog
: 2
: 1844
Kayıt tarihi
: 25.12.09
 
 

1980 İzmir doğumlu. İTK Fen Lisesinde okudu. Kişisel Gelişim testleri sonuçlarında hep sosyalağırlık..