- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yıpranan / yıpratılan gençlik

Günümüz gençlerine bakıyorum da git gide yıranıyorlar. Ama suç onlarda değil, onları böyle pervasız bir hayata özendiren ablalarında, abilerinde.
Gittiğim bir eğlence mekanında liseden o gece mezun olan bir grup genç geldi. Sanki uzun zamandır oralara geliyor, oraların bir parçasıymış gibi eğlenmeye devam ediyorlardı. Eğlensinler elbette ama dozunu kaçırmadan. Aynı gece lavaboya gittiğimde alkolün belli ki yaramadığı genç kıza arkadaşı "iyi değilsin, hadi eve gidelim" dediğinde verdiği cevap " ben eve gökhan ile gitmek istiyorum, gökhan ile sevişmek istiyorum" oldu. Yaşları 17-18 olan bu gençlerin bu konuşması, o gece oradaki davranışları, onlara karşı acıma hissi verdi bende. Aileleri "kızım7oğlum liseden mezun oldu, eğlensin hakkıdır " diye düşünüyordu belki. O gençlerde anlalarından, abilerinden öğrendikleri bu bu eğlence anlayışını marifet sanıyorlardı.
Adı "aşk" diye tv kanallarında herşeyi alenen göstermeye devam ede dursunlar, gençlikde onları örnek olarak yıpransın dursun.
Basına, ailelere, öğretmenlere kısacası toplumun her bir bireyine çok iş düşüyor. Aslına bakarsanız tüm bunlar birazda eksik dini bilgiden kaynaklanıyor. 4 hak dinde de aile düzeninden, alkolün zararından, zinanın günahından bahsetmekte. Hayatımızda bir parça da olsa dine yer verirsek ne yıpranan bir gençlik olur, ne de mutsuz aileler.
Bazı arkadaşlarım dine inanmaz, onun yerine insanın kendini kontrol edebilmesi gerektiğine inanırlar. Din de insanların hayatlarını kontrol etmek için vardır. Çocuklarımıza dini yada kendini kontrol edebilmeyi öğrettikten sonra bir şeylerin çözümlenebileceğinden eminim. Çünkü marifet alkol almakta, sigara içmekte ya da zina etmekte değil.
Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Bilinçli, kendini bilen gençlerin yetişmesi için herkes üzerine düşeni yapsın. Yoksa sonu ne olur bu gençliğin bilemem.