​ Yirmibir yaş devrimi / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
 

Yirmibir yaş devrimi

Yirmibir yaş devrimi
 

AHE KANUNLARI MADDE/26: 

- 21 yaşına değen kadın ya da erkeğe anne babası dâhil hiç kimse karışamaz. 


Başlık metni verilen kanunun açılımında diğer tüm Ahe Kanunlarında olduğu gibi uygulamanın genel güvenlik tarafından denetlenmesi öngörülmektedir. Anne baba ve diğer yakınlarla öğretmen, muhtar vs kişilerin hangi nedenle olursa olsun 21 yaşına değmiş kadın ya da erkek üzerinde tavsiye niteliğinde dahi olsa bir baskı ve yönlendirmede bulunmasına asla izin verilmeyecektir. İnsanları yaşadıkları ve bulundukları yerlerde birebir koruyan profesyonel güvenlik sistemi böyle olayları tespit ettiği anda sorgusuz sualsiz suçluyu alır götürür. Kişinin özgürlüğüne müdahale edildiği tespit olunursa 1–10 yıl arası hapis cezası vardır. Her davranışın cezası kanunda ayrıntılı olarak madde madde yazılıdır. 

Aslında bugün de var böyle bir kanun. Kişinin yaşam hakkına müdahale ve özgürlüğünü kısıtlamak kanunlarımızda suç. Örneğin 18 yaşına değmiş kızınıza, oğlunuza karışamıyorsunuz. Güvenlik gerekçesi olmadan onlarla ilgili emniyete müracaat edemiyorsunuz. 

Bu sadece bir yasak ya da önleme. Kanuna aykırı davrananlara uygulanan ceza ya da müeyyide yok. Varsa bile pratikte uygulanmıyor. 

Ağaç Hareketi sistemlerini okuyanlar hatırlayacaklardır, 21 yaş öncesi gençler ve çocuklar ile 21 yaşından büyük hasta, yaşlı, sağlıksız, kendi kendini idare edebilecek akıl ve dirayete sahip olmayan kimseler anne baba ile devletin ilgili birimlerinin kontrolü altında olacaklardır. Yeniçağın Koruma birimi başta olmak üzere doğum, çocuk yetiştirme, temel eğitim ve mesleki eğitim birimleri saydığımız kimselerin yanında olacak, onların ezilmelerini, horlanmalarını ve kullanılmalarını önleyecektir. Psikolojik, akıl yetersizliği ya da bedensel ufak arızaları olan kimseler, hatta özürlüler, yaşlılar bu ülkede dövülüyor, aşağılanıp hakarete uğruyorlar. Büyük işkence olayları o da şikâyet üzerine ortaya çıkıyor. Hiç şüpheniz olmasın Türkiye’nin üçte biri bu gizli zulmün pençesi altında. Devlet bu insanlara sadece maddi yardım yapıyor. İşin güvenlik boyutunda hiç yok. 50 yaşında özürlü bir kadın(Doğuştan kalça çıkığı var ama yürüyebiliyor)hemen evin yanındaki bakkala izinsiz gittiği için annesinin kendisini dövdüğünü anlattı. Ben de buna benzer çok sayıda olaya şahit oldum. Bu kimselerin durumları bahane edilerek ayda 100 liraya çalıştırıldıklarını, kandırılıp paralarının verilmediğini, miras haklarının gasp edildiğini bizzat yaşayarak görüyoruz. Haksızlığa uğrayan ama yol bilmedikleri için dertlerini anlatamayan koca koca adamların, kadınların zırıl zırıl çocuk gibi ağladıklarını defalarca gördük. Ülkede devlet ne için var diyoruz ve lanet olsun böyle ülkeye de devletine de diye isyan etmekten kendimizi alamıyoruz! Devlet “şikâyet olursa gereğini yaparım” diyor. Adam yatalak, tuvalete gidemiyor; kime, neyi, nasıl şikâyet edecek? 

Ve normal insanlar… Gençler, kadınlar, erkekler…21 yaşının üzerinde her üç kişiden birisi başta ailesi olmak üzere akrabaları, mahalleli, muhtar, öğretmen vs kişilerin etkisi ve baskısı altındadır. Bu oran kadınlarda %50, 60 hatta 70’lere dayanmaktadır. Siz 21, 30, 40, 50, 60 hatta 70–80 yaşınızdasınız; nasıl yaşayacağınızı başkaları belirliyor. Kendi başınıza ev alamıyorsunuz. Sırtına on liraya kazak alırken kocasından izin alan 50 yaşında kadın var. Habersiz hele bir alsın. 50 yaşındaki kadın sırtına 10 liralık kazağı kocasından izinsiz alamıyorsa sizler hangi gelişmişlikten bahsediyorsunuz? 18 yaşına giren çocuklarınıza karışamıyorsunuz. Güldürmeyin beni ya. Karışma değil öttürüyorlar valla! Amucam 30 yaşındaki kızını saçlarından sürükleyerek götürüyor. Neredesin AB’nin kapısındaki komik TC devleti? 

Adamın oğlu kızı kayboluyor. Karakola gidiyor. Görevliler çocuğun 18 yaşını doldurmuş. Ona biz karışamayız. Ama hayatı tehlikedeyse başka. Ya da kaybolmuyor da evi terk edip başka yerde yaşıyor. Anne baba da oğlunun kızının eve getirilmesini istiyor. Emniyet yine ona biz karışamayız, istediği yerde yaşar diyor. 

Adamın 35 yaşında oğlu, 30 yaşında kızı çalışıyor; ayrı eve çıkacağım diyor. Anne baba özellikle kıza izin vermiyor. Devleti yönetenler bu sorunu çözebilirler mi? Hayır, çözemezler. Çünkü onlar da çocuklarına böyle davranıyorlar.35 yaşındaki erkeğin, 30 yaşındaki kızın anne babasından izin almak zorunda olduğu bir ülkede ben yaşamak istemiyorum! 

Israrla aynı yanlış yapılıyor. Eğitim her şeyi çözer. Geç saatte eve geldiği için bakan babasından tokat yiyen gencin durumu istisna canım! Sorun gençlerde. Ben onlara rest çekin diyorum; büyüklerinizi dinlemeyin! 

Sevgili gençler! Gençliğinizi elinizden alarak sizleri okul dedikleri dört duvar arasına tıkıyorlar. İşinize yarayacak hiçbir iş, meslek, bilgi öğrenmeden sokaklara salıyorlar. İş bulamıyorsunuz. Para kazanmadığınız için, ellerine baktığınız, onlara muhtaç olduğunuz için 30–40 yaşınıza kadar anne babanızın ve diğer büyüklerin dediğini yapmak zorunda kalıyorsunuz.40 yaşında adam babasının eline bakar mı? Sen adamın eline bakınca baban da senin üzerinde söz sahibi oluyor. Onun istediği mesleği seçeceksin. Asker olmanı istiyorsa asker olacaksın. Annenin seçtiği kızı alacaksın. 

Kadınsan evlendiğin gün yeni bir kölelik başlıyor. Sevgili genç kızlar! Türkiye’de erkeklerin en az yarısı benim gibi değildirler. Hiç şüpheniz olmasın ki evlendiğiniz zaman sizi döverler. Arkadaş kelimesini unutun. Okul ve gençlik arkadaşlarınızdan erkek olanlara evlendiğiniz gün veda etmek zorundasınız. Evlendikten sonra asla erkek arkadaşınız olamaz(%5’lik entelleri ölçü almayın)ve erkeklerle zorunluluk dışında konuşamazsınız. Okumak, çalışmak, kendi başınıza örneğin kendiniz için araba almak, yalnız tatile çıkmak, çocuk yapmak, hatta sinemaya gitmek, sırtınıza 10 liralık kazak almak… Tüm bunlarda kocanızdan izin almak zorundasınız ve büyük ihtimalle izin verilmeyecektir. Kocanızın babası, annesi, ağabeyi, ablası, kardeşi ve belki hepsi birden sizi dövebilir. Evlenmek kadınlar için tek kelimeyle köleliktir. 

Sevgili gençler şu “iyi aile çocuğu ”gençlerimizi hiç kale almayın. Onların hayattan bir beklentileri yok ve de anne babaları ile abuk sabuk akrabalarının “aferin oğlum” yağlaması onlara yetiyor. Sen hayattan çok şey bekliyorsun. Para kazanacaksın. Mesleğinin zirvesine çıkacaksın. Üst düzey bir hayat kuracaksın. Evin, araban, yatın, katın olacak. Onlarca hobin olacak. Dünya güzeli bir kızla evleneceksin. Çocuklarının senden daha iyi bir hayat kurması için çalışacaksın.”İyi aile çocukları”annelerinin bulduğu evde kalmış bir akraba kızından üç beş tane çocuk yapıp, kaptığı bir memuriyetle evden işe işten eve anlatırken bile sıkıldığım pespaye bir hayat için kendilerine baskı yapan anne babalarına itiraz etmelerine gerek yoktur. Ama sen, seni yok etmek isteyenlere karşı kartal gibi pençelerini uzatmak zorundasın. Anne babanın koltuğu altında affedersin hiçbir b…olamazsın! Kız erkek olman fark etmez; 21 yaşına değdiğin gün restini çekeceksin. Anne babasıyla yaşayanlar sığıntıdır. Ama elbette bu yaşa geldiğin zaman bir işin olmak zorunda. Mazeret tanımıyorum. İşin yoksa para kazanamıyorsan kimseye rest çekemezsin. Kim ne derse eşek gibi yapmak zorundasın. Bu zilletten kurtulmak istiyorsan Ağaç Hareketi düzeninin bu ülkeye getirilmesi için var gücünle çalışacaksın. Bu düzende de rest çekersin ama işe yaramaz. Köşede hırsından ağlayıp ağlayıp boynu bükük eve gelirsin. Ağaç Hareketi düzeninde devlet hayata başlayan kişinin(evlenecek, ev kuracak, çocukları olacak) işini hayata başladığı gün öncelikle bulmak zorundadır. 

Ve kadınlar… Ağaç Hareketi dışında kıyamete kadar erkek egemenliğinden ve zulmünden kurtuluşunuz mümkün değil. Dünyada değişim daha hızlı yaşanıyor ama bir de geri dönüp bakarsanız on bin yıllarca elde edemediğiniz şeylerin birkaç yüz yıl içinde gerçekleşmesini de beklemeyin bence. Şunu söyleyebiliriz: Belki 5. göbek torunlarınızı kocası dövmeyecektir. Oysa Ağaç Hareketi düzeni kurulduğu gün hepiniz tam anlamıyla özgür olacaksınız. Boynunuzdaki zincirler kırılacak, ayaklarınızdaki prangalar sökülecek. 

Davamızı anlatacak “ALTIN SÜVARİ” leri ülke çapında belirlememiz gerekiyor. Bu kişiler bölgesinde halk tarafından sevilen, hitabet gücü yüksek, korkusuz ve en önemlisi ülkesini milletini çok seven kimseler olmalı. Kişilerin çok büyük makam ve mevkilerde olması gerekmiyor. Kendine güvenen bir çoban dahi bu işi yapabilir. Bu işte aslolan yürektir. Bu işin bir ücreti yok. Ödülünüz halkın sevgisi olacak. Gönüllü Altın Süvari olmak isteyen, İstanbul’da yaşayan kimselerle toplantılar yapabiliriz. İlgili kimseler bu konudaki istek ve yorumlarını bu sayfaya yapabilirler. 

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..