- Kategori
- Aşk - Evlilik
Yoksun işte yoksun...

Her gün ;
Bir önceki günden daha çok içimi acıtıyor yokluğun.
Bu anlatılmaz, tarif edilemez, ancak yaşayanın bileceği bir duygu.
Mevsim bahar olmuş umurunda mı bu, ayaz tutan yüreğin.
Yaşama sevinci olmalı insanın içinde, o dur ayakta dimdik tutan.
Tüm duygularım gibi o da ölmüş.
Beynim bile yorgun sensizlikten, seni düşünmekten.
Artık önünden geçen her güzeli sana benzetiyor...
Birinin gözleri çok benziyor sana gece gibi simsiyah.
İşte şu gidenin saçları dalga dalga tıpkı sen,
Ya uzaktan gelenin boyu nasıl da andırıyor seni.
Köşedeki kadın da sen gibi gülüyor tıpkı.
Ama hepsini toplasan bir sen etmiyor gönlümde.
Akşamları ellerim cebimde yürüyorum,
Omuzlarım çökmüş, tanıdık, aşina kaldırımlarda.
Dostlarım bir garip bakıyorlar yüzüme,
Soramıyorlar daha çok üzülmeyeyim diye... seni.
O salaş meyhaneye gidiyorum, çok severdin orayı hani.
Bir ufak rakı, ızgara da balık ve pilaki,
Bir de nihavent şarkı taş plakta, sevda kokan aşk kokan.
Sadece sen yoksun... Yoksun işte. Yoksun.
Gözlerimden düşen yaşları görmesinler diye
Kafamı eğiyorum hep önüme,
Sonra mazeret buluyorum kendi kendime ; erkekler de ağlar
Utanacak ne var sevda girmiş, ayrılık girmiş gönlüne.
Kafam karmakarışık...
Hep benimlesin, yanıbaşımdasın ama yoksun.
Bak…
Bu gece de üstüme üstüme geliyorsun ey sevgili
Görünmez eller olmuş hasretin, sıkıyor boğazımı boğuluyorum…
Yıllar var ki bu karabasandan kurtulamadım
Her gece her gece, aynı kabus uyanıkken bile gördüğüm.
Önce kapkaranlık odam aydınlanıyor hayalinle
Ay doğmuş gibi geliyorsun zifir gecelerime.
Ellerini uzatıyorsun sanki tutacakmış gibi ellerime…
Gene benimlesin, yanıbaşımdasın ama yoksun.
Nerdesin peki, ben de yoksan kimdesin, kiminlesin.
Her gün ;
Bir önceki günden daha çok içimi acıtıyor yokluğun.
Yoksun işte. Yoksun.