- Kategori
- Deneme
Yokum ben

yokum ben
Şimdi her şeyden daha çok yokum. Kara deliğin ortasındayım, zaman yok benim yanımda. Zaman varoluş saçmalığının gölgesidir sadece. Yokum ben, kendi kaderimin katiliyim. Küçücük dünyamın esiri olmak varken koskocaman bir boşluğa özgürlük diye sırtını dayadım ve yok oldum... Ben varsam kimse yok ortalıkta, çünkü gerçekten yokum ben. İlgilenmedim varoluş saçmalığı ile. Yok oluş gerçekliği daha acı verici, daha keyifli çünkü… Eğer yok olduysan düşünmeye çok vaktin oluyor. Gözlerimi kapatıp cesurca yapabildiğim şeyler listesi uzayıp gidiyor olmayışın derinliğinde. Öpüşmek! Gözlerim kapalı yaptığım en cesur hareket belki de. Sonrasında belki de sevişmek, bilemiyorum... Listem uzayıp gidiyor ama ben sadece bunları hatırlıyorum. Yok olmuş biri ile kim sevişmek isteyebilir ki? Belki de varoluşunu kendine ispatlamış bir yok olmuş. Benden daha farklı neler görmüş olabilir ki, neler yaşamış olabilir? Hazır mısınız yanıta? Koskocaman bir hiçbir şey. Müjdeli bir haberim var sana, sen kocaman hiçbir şeysin. Ama hiçbir şey olmak da bir şey değil mi? İşte bu yüzden benim gibi değilsin. Yokum ben hiç olmadım, ama sen hiçbir şey olmayı başarabildin. Unutmadan bu hikâyenin en arabesk yönünü de anlatıyım. En lahmacun kokulu kısmı; senin gözlerinde bir an bir şeymişim gibi hissettim. Sokak arasında gizlice içilen bir şarap gibi hissettim kendimi. Değerli bir şey yani. Cesurca ama gizlice. Sonradan farkettim, gözlerinin içindeki o okyanusun en derininde boğulmadan yaşam mücadelesi verdiğimi. Yine yok oldum. Mücadele edemedim... Dediğim gibi yokum ben, varım diyenlere inat. Hala yokum...