Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '12

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
101
 

Yürüyelim Arkadaşlar (!)

Son zamanların en çılgın modası;

Şehit verince yürü, milli bayramlarda yürü, zam gelince yürü, istediğin olmayınca yürü...

Tutuştur eline bilmem hangi yerin bayrağını, sığın senin bedenine bir beden küçük gelen bir kimliği alabildiğine yürü...

Önüne polis barikatı, biber gazı, TOMA çıkacaktır. Aldırma arkadaş! Sen yürü...

Trilyon kere de baksan da şu biber gazının tadına yürüyüşlerde sen yürümekten vazgeçme.!

Varmak istediğin bir yer var senin, onun için yılmadan yürü!

Neydi senin gayen-amacın bu yürüyüşe çıkmakta ki... Yaşadığın şehrin bilmem hangi noktasından bilmem hangi noktasına kadar yürümek, sloganlar atmak...

Varmak istediğin noktaya gelebilirsen şayet dön arkana bir bak; ne olmuş sen bilmem kaç kilometreyi yürüdün diye?

Hükümet mi değişmiş? Yoo...

İstediğini mi vermişler? Yoo...

Ne olmuş sen yürüdün diye, haydi sen söyle?

O kadar sloganlar attın, bilmem hangi görüşün bayrağını salladın da ne oldu, anlat bize...

İnsanlığı mı kurtardın?

Vatana mı hizmet ettin?

Vatan sana minnettar mı, sırf onca yolu yürüdün diye?

Ben söyleyeyim, ne kaldı yanına o yürüyüşten...

TOMA nın karşısında güçsüzlükle yere yığılan bedenin...

Biber gazından yanan gözlerin...

Slogan atmaktan çatallaşmış sesin...

Yürümekten şişmiş bir ayakların...

Ee, atalarımız ne güzel söylemiş zamanında "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker..." diye.

Anlayacağın zarardan başka toplu iğne başı kadar karın kalmadı yanına bu işte...

En iyisi bir dahaki sefere bir daha dene (!)

*

Hiçbir şeyi abartmadan rahat uyuyamayan bir millet olarak, Cumhuriyetimizin 89. yılının coşkusunu da şanına yaraşır şekilde kutlamadık.

Cumhuriyetimizin 89. yılını da yürüyüşle kutlamak istedik. Bu hangi lügat da yazıyor bilmiyorum.

Benim bildiğim, Cumhuriyet Bayramı  stadyumlarda şenliklerle kutlanır, akşam saatlerinde fener alayları düzenlenir. Hiç bir şey yapamıyorsan açarsın TRT yi resmi töreni izlersin. Atatürk'e bin kez daha şükredersin, onu ve silah arkadaşlarını saygıyla-minnetle anarsın. Gideceksen Anıtkabir'e binersin efendice halk otobüsüne gidersin Ata'nı ziyarete!

Ötesi yalan!

Hiç bir kaynak yazmaz, Cumhuriyet Bayramı'nda bilmem hangi meydan da toplanın ve yürüyün Anıtkabir'e diye...

Madem bir yürüyüş düzenlediniz, legal yada illegal bununla ilgilenmiyorum, neden bir siyasi görüşün bir kuruluşun altına sığınarak gittiniz o meydana?

Oranın buranın bayrağıyla yan yana dalgalandırmasaydınız baş üstünde tuttuğumuz bayrağımızı, masum olduğunuza inanabilirdim.

Haber sayfasında koca koca puntolarla yazmış "Başörtülü CHP'Lİ TOMA ya direndi!"

Allah aşkına, sandık başında yanında mıydın kadının!

Neden her işinize ucundan kıyısından bulaştırıyorsunuz benim nefret ettiğim şu siyaseti.

Kendi kimliğiniz yok mu?

Siyasi kimliklere sığınmanın amacı nedir? Bu durum hangi sözlerle açıklanabilir?

Provokasyondan  başka ne denir, bu manzaraya?

Neymiş efendim, polis Türk Bayrağı açana gazlı müdahale etmiş.

Neymiş efendim, polis Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak isteyene müdahale etmiş.

Asıl polisin bu yaptığı provokasyona girermiş (!)

Bir saniye, yazıyı burada bölüyorum ve külahımı almaya gidiyorum!

Sizin Türk Bayrağı açtı diye müdahale etti dediğiniz Türk polisi o bayrağın ay yıldızını armasında taşıyor!

O bayrak için nöbet tutuyor!

Sizin hatırlamak için bir günü beklediğiniz o bayrak uğruna canını ortaya koyuyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 217
Kayıt tarihi
: 05.10.12
 
 

Anadolu İletişim Meslek Lisesi & Radyo TV mezunuyum. Özel bir radyoda çalışmaktayım, köşe yazarlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster