- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Yürüyen köşkün öyküsü....

http://www.yuruyenkosk.com/?dizayn=01
Ankara Atatürk Orman Çiftliğinde Başbakanlık sarayı yapmak için 3000 tane ağaç kesildiğinin gündemde olduğu şu günlerde yurt dışından gelen misafirlerimi geçen hafta Yalova'daki "Yürüyen köşk" adıyla bilinen Atatürk köşküne götürdüm. Ancak orada gördüğüm manzara çok ürkütücüydü. Köşkün etrafında gezerken, köşkün boyalarının dökülmüş, tahtalarının çürümüş olduğunu gördüm. Uzun süreden beri bakım yapılmadığı belliydi. Köşkün etrafındaki panolarda bu köşkün hikayesi fotoğraflarla anlatılmaktaydı. Şimdi bu öyküyü kısaca burada anlatırken, bu öykünün tamamını bilmeyenler için de aşağıda bu konuyla ilgili web. sitesinin linkini vereceğim.
21 Ağustos 1929 yılında Atatürk, Ertuğrul yatıyla İstanbul'dan Bursa'ya gidecektir. Yalova iskelesi civarında sahili seyrederken sahildeki ulu bir çınar ağacı dikkatini çeker. Çınarın görüntüsünden etkilenen Atatürk’ün emriyle yat durdurulur. Yatın teknesiyle karaya çıkılır. Ulu çınarın gölgesinde bir süre dinlenen Atatürk ulu çınarın civarına bir köşk yapılması talimatını verir.
Bunun üzerine 21 Ağustos 1929 tarihinde Atatürk’ün talimatıyla yapımına hemen başlanan köşk, 12 Eylül 1929’da tamamlanır.
Atatürk, 1930 yılında, (olasılıkla Haziran ayı içinde), bir gün köşke gittiğinde, orada çalışanlar, yandaki çınar ağacının dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatı ve duvara zarar verdiğini söyleyerek, çınarın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin isterler.
Atatürk ise, çınar ağacının dalının kesilmesi yerine, binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını emreder.
Köşkün yürütülme işlemi iki safhada yapılır.
8 Ağustos 1930 Cuma günü, öncelikle yapının teras bölümü ( toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırıldı. Geri kalan iki gün içinde de, ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlandı ve bina, 5 metre kadar doğuya kaydırıldı.
Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.
Gerçekte, burada önemli olan köşkün yürütülmesi değil, verilmek istenen mesajdı. Atatürk, Yalova’daki bir çınar dalını bahane ederek tüm kamuoyuna bir mesaj vermek istemişti. Yoksa, küçük bir binayı yıkıp, yerine yenisini yapmak çok daha kolaydı.
Şimdi tekrar gelelim günümüze;
Bir dalın kesilmesine bile razı olmayan Atatürk, kendi önderliğinde Ankara'da yapılan Atatürk Orman Çitftliğinde 3000 tane ağaçın kesildiğini görseydi acaba ne derdi?
Konu hakkında detaylı bilgi aşağıdaki linkten alınabilir.