- Kategori
- Haber
Yuttuğu sineği öldürmek için haşere ilacı içmek

netten
"Elazığ'ın Kovanlı Köyü'ne bağlı Sekiler Mezrası'nda, süt sağarken ağzına kaçan sineği öldürmek için haşere ilaçı içen 52 yaşındaki Raziye Keleş, zehirlendi. Keleş, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.
Raziye Keleş, keçilerini sağarken ağzına kaçan sineği yuttu. Sineğin midesinde çoğalacağını düşenen Raziye Keleş, öldürmek için haşere ilacı içti. Bir süre sonra rahatsızlanan Raziye Keleş, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'ne kaldırıldı. İçtiği haşere ilacından zehirlendiği belirlenen Raziye Keleş, Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi altına alındı. 3 gün yoğun bakımda kalan Keleş, tedavisinin ardından taburcu edildi." (Vatan)
Yuttuğu sineği öldürmek için haşere ilacı içip zehirlenmek...
Partisine açılan kapatma davası yüzünden ülkenin yargıçlarını başka ülkelere şikayet eden bir hükümetten daha mı komik?
Darbe korkusuyla uykuları kaçan iktidar yakını medyanın, kendi ülkelerinin ordu komutanlarına savaş açmasından daha mı vahim?
Kendi siyasi hataları yüzünden parlamentoyu, cumhurbaşkanlığı makamını, üniversite yönetimlerini, yargı mensuplarını, bürokrasiyi, ordu komutasını, kısacası koca bir ülkeyi yıpratmaktan farkı var mı Raziye Keleş’in yaptığının?
Yuttukları “velev ki sineği” yüzünden içmedikleri haşere ilacı kaldı mı? Velevki yüzünden ülkenin geldiği noktanın farkında mısınız? Türban inadı yüzünden kapatılama aşamasına gelen bir iktidar partisi, kan kaybeden bir ekonomi, itibar yitiren bir Cumhuriyet rejimi, dış müdahaleye açık hale gelen bir demokrasi...
Ya peki “travma sineği” sayesinde ne kadar haşere ilacı yutturacaklar bu millete? Atatürk’e kadar dil uzatmalarına imkan sağlayan bu Dengir Mir çıkışı yüzünden kaç yıl yoğun bakım altında kalacağız kim bilir?
Ağzımız açık bakarken el kapısına, daha çok sinekler yutarız. Biz de bu inat ve kafasızlık varken de daha çok haşere ilacı içeriz sineği öldürmek adına...
Alizarin’den saygılarla...