Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Yuvanıza ve bünyenize en uygun olanı seçiniz.

Yuvanıza ve bünyenize en uygun olanı seçiniz.
 

Yuvanıza ve bütçenize en uygun olanı seçiniz


 

Elimdeki fotoğrafı 'inşaat reklamları' adı altında dosyalayıp, bir kenara, ileride öyküsünün yazılması amacıyla koymuştum.
 
Sonra geçenlerde, gazetelerde ve özellikle de hafta sonu eklerinde sıklıkla çıkan 'konut' ilanlarına göz gezdirirken, bu fotoğraf aklıma geliverdi.
 
Malum, artık su götürmez bir gerçek, ülke ekonomisi betonlaşma üzerine kurulu. Bunu kabul etmeyen yok. Sanayiden ve sanayiye yönelik politikalardan çoktan vazgeçip, kendimize inşaatçılık çerçevesinde bir 'kader - gelecek' çizdik.
 
Ekonomimizin inşaata dayanması, dış devletlerin bir dayatması sonucu mu oldu, yoksa ''Sanayide bu saatten sonra ağzımızla kuş tutsak, teknolojide artık çağın ileri devletlerini yakalayamayız, o yüzden de ülke insanına en uygun büyüme şekli budur'' denilerek, bilinçli bir tercih ile mi bu yola girildi, artık orasını Allah bilir.
 
Yukarıdaki fotoğrafa bakarken, fondaki inşaat alanının önünde iki kişi el sıkışıyorlar ve arkada da inşaat şirketinin ''Yuvanız...'' diye başlayıp giden reklam tabelası var diye beynimin bir yerlerine not düşmüştüm ama aslında orası, ne müteahhit ile alıcının daire üzerine el sıkışıp pazarlık yaptıkları bir inşaat alanı, ne de arkadaki bir inşaat firmasının reklamıymış ki bunu ancak daha bugün ikinci kez fotoğrafa ama biraz daha dikkatlice bakınca anlayabildim.
 
Dikkatlice bakınca derken tabii aslında, fotoğrafı bilgisayarda büyütünce gördüm demem daha doğru olur, ''Yuvanıza ve bütçenize en uygun olanı seçiniz ARÇELİK'' yazan bir reklam panosunun önünde kurgulandığını farkettim, tüm bu mizansenin.
 
Ancak ne var ki o reklam neden orada, o zamanlar yeni yapılmakta olan inşaatlara yakınlarda bulunan Arçelik bayileri bu tür reklam panoları asıp, olası alıcılara buzdolabı mı satmaya çalışıyorlardı, yoksa o panonun yeri bir tesadüf eseri mi tam da yeni yapılmakta olan bir inşaatın yanındaydı, işte tüm bu sorulara kesin bir yanıt maalesef veremedim.
 
Fotoğrafın, basıldığı kağıttan ve el sıkışan kişilerden 1965- 1970 yılları arasında çekilmiş olabileceğini tahmin edebiliyordum ancak bir kez de 'google'a güvenerek tam da arkadaki reklamın başka bir 'meraklı' tarafından internete yüklenmiş olabileceğini umarak, daha net bir yıl tahmini yapabilmek için bilgisayarın başına oturdum...
 
 
İlk aramada Necdet Tosun'lu reklamı görünce ise, ''Tamam'' dedim kendi kendime, ''Yeni yazı ufak ufak ortaya çıkmaya başladı bile...''
 
''Şimdi bir Arçelik buzdolabı alınız... Çocuğunuzla birlikte kilolarınızı artırınız ARÇELİK.''
 
*****
 
Yıllar içinde sadece teknoloji değil, insanların tutum ve davranışları da değişiyor ve onlarla beraber karşılıklı etkileşim sonucunda, reklam sloganları da aynı kalmıyor doğal olarak.
 
Günümüzde zayıflamanın insan sağlığı için ne kadar gerekli olduğunun anlatılmadığı tek bir program bile yokken, ulusal sağlık programlarına konu ile ilgili uzmanlar sayfalarca açıklamalar eklerlerken, zamanında firmalar herkesi Necdet Tosun kıvamına getirmek için O'nu reklamlarında oynatıp, bununla da satışlarını arttırmayı planladıklarını öğrenince, insan elinde olmadan büyük bir hayrete düşüyor.
 
Reklamcılar aracılığıyla buzdolabı üreticisi firma, tüketicilere sanki ortak misyonlarındaki görevlerini tanımlıyor gibi;
 
''Siz kilolarını artırınız ki biz de satışlarımızı artırabilelim...''
 
 
 
Son olarak, o yıllardaki reklam kampanyalarında kullanılmış başkaca bir kaç fotoğrafa daha bakınca farkettim ki, görüntüleri kullanılan buzdolaplarının hemen hemen hepsi ağzına kadar dolu durumdalar. 
 
Yiyecekler raflardan, kapak içlerinden taştı taşacak durumda ancak, diğer reklamlarda rol alanlar nedense bu kez Necdet Tosun kadar cüsseli değiller.
 
 
Buzdolapları o günlerde evlerde hep başköşededir. 1960'lu yıllarda, yani televizyonların yaygınlaşmasından en az on, on beş sene önce ülkemizde üretilmeye başlanılan buzdolapları, evlerin 'önlerinde şapka çıkartılan bireyler'i konumundalar. 
 
İleride milyonlarla ifade edilecek şeker hastalarının 'sağlam' temelleri de, sanırım o günlerde masalardan taşan türlü türlü yemeklerin kalanlarını saklayarak ömürlerini  uzatan, geniş iç hacimli buzdolaplarıyla atılıyor olmalıydı.
 
Şimdilerde daha çok elektronik ev aletlerinin, televizyonların reklamları medyada yer alsa da nadiren de olsa gözümüze çarpan buzdolaplarının görüntülerinde, artık o eski sıkış tıkış, ağzına kadar yiyecek ve içecek ile dolu buzdolaplarının yerini, neredeyse öğrenci evinde bulunabilecek 'zenginlikte' buzdolabı fotoğrafları yeralıyor.
 
 
 
 
Öyleyse artık ; 
yuvanız ve bütçenize en uygun olanı seçiniz 
yerine de 
yuvanıza ve bünyenize en uygun olanı seçiniz 
ARÇELİK 
demenin de zamanı geldi herhalde...
 
 
Toplam blog
: 344
: 1122
Kayıt tarihi
: 22.07.09
 
 

Okur yazarım. Okur yazarlıktan kastım, okuduklarımı yazmamdır ki, bu yazılarımı genellikle 'kitap..