​ Yüzde 99'umuz Müslümanız. İyi de, nedir bu memleketin hali o zaman? Barışçı, paylaşımcı mıyız? / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '13

 
Kategori
İnançlar
 

Yüzde 99'umuz Müslümanız. İyi de, nedir bu memleketin hali o zaman? Barışçı, paylaşımcı mıyız?

Yüzde 99'umuz Müslümanız. İyi de, nedir bu memleketin hali o zaman? Barışçı, paylaşımcı mıyız?
 

İsmailağa Cemaati her tesettürü de beğenmiyor


Aşkı yaratan Allah’tır: Allah, “insanın eşini kendinden yaratmış ki, gönlü ısınsın” .[1] Zorla evlilikler, kadına uygulanan şiddet aşkla, sevgiyle, dinle açıklanabilir mi? Koruması gereken kendinden güçsüzü dövmek,  aklı ve vicdanı olmayanın kaba kuvvete başvurması değil midir? 

Yanlış yaptığımızda bunu gurur meselesi yapmak yerine özür diliyor muyuz, haksız da olsak efeleniyor muyuz?

Öfkemizi yutmayı, affetmeyi, esas alıyor muyuz?[2]

Cehennem zebanileri bile Allah istediği kulundan istediği kadar günahı affettikten sonra kalan cezayı yerine getirmek için görevlendirilmiş olarak tasvir edilirler. Pek çoğumuz bizim gibi inanmayanlara, bizim gibi düşünmeyen ve yaşamayanlara karşı ne kadar tahammüllüyüz?

Başka takımı tutmak bile kin ve düşmanlık nedeni nasıl olabiliyor? Kendinden olmayana zebaniler kadar hoşgörüsü olmadan, kararı da cezayı da kendisi, hemen ve bu dünyada vermek için can atan kaç kişi vardır aramızda? Kaçımız lafta değil, gerçekten barışseverlerden, bunu hedeflemiş olanlardan sayılırız? [3]

Kadınları özellikle seksi olmamaları için uyaran, göğüslerini örtmesini söyleyen, saçtan söz etmeyen, bir tek surede geçen ayetler[4]  esnetilerek tek saç telini bile göstermemek üzere yorumlanmış.

Kaldı ki, her kul kendi yaptığından sorumlu.[5] Kadın dindarsa kocası cennete gider diye bir şey yok!

Diğer yandan ailenin ihtiyacından fazlasının verilmesini, infak ve zekâtı emreden, mal biriktirmeyi cehennemlik gören, israfı “şeytanın kardeşliği ve nankörlük” [6] olarak gösteren yüzlerce ayet [7] görmezden geliniyor.

Kendi ülkelerinden, kamu olanaklarını kullanarak kazandıkları milyonlarla dönümlük evler, saraylar yaptıranlar, hem köşe dönen, işini bilen, hem de teflon gibi kir tutmayıp,  dindarlığından bir şey kaybetmediğini zanneden, fazlasını yurt dışına transfer eden yöneticilerin ve tüccarların büyük bölümü adında Müslüman olan ülkelerden çıkıyor.

Politikacılara bakıyorsunuz, ahrete inanamamakla suçlanan solcular değil, dindar denilenler zenginlerden, zenginleşmekten yana.

Allah Rahman sıfatı ile dünya nimetlerini inanan-inanmayan ayrımı yapmadan tüm insanlara sunuyor. Ama ne gam, biz-ötekiler, benim mezhebim, partim, cemaatim, tarikatım, bizden olsun çamurdan olsun zihniyeti geçerli.

Başarılı dış politikadiye, başka ülkelerin kaynaklarına konmak için dini, demokrasiyi kullanıyor, aynı Allah’ın kullarını öldürüyor, ekonomilerini batırıyorlar.

Bu hırsızlık ve gasp kazancına insanlar karşı çıkmıyor.

Bu insanları yeniden seçiyor, verdikleri oylarla cinayete ortak olduklarının farkına varmıyorlar.

Dünya tarihine yeni mezhep, din, etnik ayrılık savaşları, can kayıplarının sayıları ekleniyor.

Dindarım diyenler, dindarım diyen politikacıların yaptığına değil,  ağızlarının sözüne bakıyorlar.

Yapılana ve işe değil söze bakınca Şeytana uymak da kolay. Ama “şeytan aldattı” mazeret değil:

“Sizi davet ettim, siz de bana uydunuz. Hepsi bu. Şimdi beni kınamayı bırakın da öz benliklerinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz.” (İbrahim,22)

“Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım.Allah'ın cezası çok şiddetlidir." (Enfal,48)
 


[1] A’raf,189; Rum,21

[2] Al-i İmran, 134

[3] Maide 90-91; Yusuf,101; Nahl,122; İsra,25; Kalem,50

[4] Nur, 30-31

[5] En’am,164;Müddesir,38;Maide,105

[6] İsra,27

[7]  örn. Bakara 3,219; Leyl,5-11;Fecr,17-21;Nahl,71;Yasin 47-49

İlgili ayetler için Yaşar Nuri Öztük’ün, yorumsuz, kelimelerin tüm anlamları verilmiş olan,  “Kur’an Meali”ne bakılabilir. Yine,www.kuranmeali.com sitesinden Yaşar Nuri Öztürk’ün yaptığı çeviriye ulaşılabilir.

 
Toplam blog
: 174
: 4451
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

1958  doğumluyum. Arkeologum. Evliyim. Çocuğum yok. Çalışmıyorum. Yıllarca çalıştıktan sonra, zam..