- Kategori
- Eğitim
Yüzüne kelebek konmuş

Yüzüne kelebek konmuş
"Elvan" , "rengarenk" demektir... Renkler belki de bu yüzden adıdır "mutluluğun" benim için. Rengarenk bir resme ya da her hangi bir şeye bakıp rahatlar mı insan? Bana işte öyle olur. Boyamak, resim yapmak, renklerle donanmak hayattır, heyecandır benim dünyamda... Hele bir çocuğun yüzünde yaratmak o renkli dünyayı bambaşka ...
Yüz boyama bir çok kez gördüğüm ama niyeyse hiç denemediğim bir şeydi. Sonra, müdürüm bir gün bu fikri ortaya atıverdi; ben de kapıverdim. "Renkler, boyamak, çocuk..." nasıl kayıtsız kalabilirdim?
27 Mart Dünya Tiyatrolar gününde kondu ilk kelebek bir Melek'in yüzüne. Bir başkasınınkine kuş konuverdi, diğerine bir uğur böceği.. Oğlanlar niyeyse "şeytan"olmak istedi, kızlar hep "kalp" çizdirtti. Kimi tavşan olmak istedi, kimisi ise bir kedi... Onlar düşledi, bana düştü çizmesi.
O heyecanlı bekleyişleri, sonra bir an evvel koridorlara çıkıp birilerine görünüvermekteki telaşları, bunun için uydurdukları "tuvalete gidebilir miyim?" ricaları, neşeleri... Çok güzeldi.
Şimdi 23 Nisan için planlıyoruz aynı etkinliği, bakalım neler olacak düşledikleri???
Şey, pardon yazım çok mu çiçekli, böcekli yoksa çok mu gayrı ciddi? Sıktım mı sizleri? Siyasi, ekonomik, coğrafik ya da istatistik her ne varsa dünyanızda hepsi ama hepsi çok önemli ve çok ciddi... de sizce bir çocuk yüzüne kelebek konduğu günü unutur mu , ya da siz hiç bir kelebek çizdiniz mi yüzünüze, ya da oldunuz mu sevimli bir kedi... Bu da sizce kayda değer değil mi ya da ciddi??? Şu koca yaşınızda deneyin bir gün, inanın hissedeceksiniz kelebeğin kanadını, ömrün kısalığını, hızını ve hazzını... Belki de uzun zaman sonra yeniden. Bu çok ciddi bence cidden...