- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Zabıta ve esnaf

Zabıta esnafın efendisi midir?
Zabıta kendini sürekli haklı gören, gösteren bir denetleme ekibi!
Sokak satıcılarına darbe vuruldu, hepsi mafya, uyuşturucu satıcısı olarak kabul edildi, aralarında ailesine bakan, evine ekmek götürenler yandı. Sen yönetim olarak halkına iş ve aş sağlayabiliyor musun? Ne yapsın bu insanlar? Eğitim yok, yoksulluk bir yandan, acımasız bir ortamda yaşam mücadelesi veriyorlar. Kayıtlı ekonomi diyorlar acaba kaç kişi hakkıyla vergisini ödüyor?
Bu ekip özel, kendi dilleri var, kendi yasaları var , ellerindeki gücü kendi çıkar ve istekleri doğrultusunda değerlendiriyorlar.
Son zamanlarda sokakları işgal eden küçük işletmelerden bahsediliyor. Hiç düşündünüz mü? Acaba bu insanlar vergi vermek için yanında çalışanların sigorta ve maaşlarını ödemek için nasıl çabalıyorlar.
Namuslu esnaf, vergisini düzenli, arslanlar gibi ödeyen istihdam eden, iş veren ve acımasız yönetime rağmen ekmek kavgasına devam etmeye çalışan insanlar.
Kimse düşünmüyor mu ? Bu insanlar vergi vermese acaba maaş alan kitleler bu kadar rahat paralarını alabilirler miydi?
Ülkemizde büyük bir çoğunluğun vergi ödememesi gereği konuşulurken, vergisini ödeyen üreten, iş veren emek veren insanların böyle bir zulüme layık görülmesi hak mıdır?
Zabıta bir iş yerinin tuvaletini arsızca istediği gibi kullanabilir mi? Elektrik, su, dezenfektan parası ödeyen küçük işletmecinin tepkisi büyük bedeller ödemekle mi son bulmalı?
Ankara Adliyesi bir devlet dairesidir. Tuvaletler paralıdır, turnike vardır, para ödemeyen tuvaleti kullanamaz. Küçük bir işletmenin tuvaletini sürekli kullanan zabıta görevlileri der ki : " Siz mecbursunuz herkes tuvaletinizi kullanabilir. mevzuatta (!) varmış... Peki koskoca Türkiye Cumhuriyetinn devlet dairesinde tuvalet paralı oluyor, ama sen hiç utanmadan, izin bile almaya gerek duymadan martılar gibi tuvaleti süreki kirletmeye, izin verilmediğinde de emeği kirletmeye devam ediyorsun.
Eğer zabıta kendini küçük işletmelerin efendisi gibi görüp, böyle davranmaya devam ederse, devran döndüğünde bu yaptıklarının bedelini ödeyecektir. Devran döner, dönecektir.
Ne makam, ne de bu dünya kimseye kalmadı, kalmaz.
Asıl güç güçlüyken zayıfı ezmemektir !