- Kategori
- TV Programları
Zahide'nin Frikikleri ...(İşimiz Allah'a kalmış haksız mıyım?)
Bu sabah her zamankinden daha erken kalktım, gece de zaten gözüme uyku girmemişti.
Kendimi Taksim meydanında ağaç katliamına ve “devletin” inadına diretmesine karşı duran bir avuç insanın yerine koydum
Adana da çok nadir görülen serin bir hava var, hava düne nazaran daha serin ortalık hafta sonu olması nedeniyle daha sakin. Üstelik gökyüzünde bir tek bulut da yok, anlayacağınız tertemiz bir hava var Adana’da, yazın o bildik can sıkan görüntülerinden eser yok bugün…
***
Kalktım televizyonu açtım “Doktorumuz” diye bir program var, eşim sürekli izler, zaman zaman izlediğim de olmuştur. Baktım ekranda genç bir doktor benim Ankara’daki yeğenim Sanver Kaynaş’a o kadar benziyordu ki, o programda kalmama neden oldu…
***
Programın konusunu; “estetik” konu mankeni doktorum ekibinin yardım vaat ettiği sekiz yıllık evli genç bir hanımefendi…
Eşini yanında görenlerin “oğlun mu” demelerinden rahatsız olmuş, başvurmuş salya sümük kanala, onlarda çağırmışlar gelin görelim diye görmüşler acımışlar kadının daha ziyade annesinin gözyaşlarına dayanamamışlar, teslim etmişler kadını bizim Sanver kopyası doktora…
Bir dizi estetik operasyonlar yapılmış, o nedenle kadının bir eski halini gösteriyorlar bir yeni halini, bakıyorum merakla, bana göre çok büyük bir fark yok ama doktor öylesine ballandıra ballandıra anlatıyor ki!..
Kadının boynuna yani gıdıklarına ellerini sürerek; efendim önce buraları sarkmıştı, şu nedenle bundan dolayı olduğunu düşündük, ekibimle inceledik ve karar verdik buradan başlamaya…(Gıdık gitmiş)
Sonra geçiyor kadının eskiden patlıcan gibi olan burnuna; elindeki kalemle çiziyor bir yandan burnunu, burası için kaburga kemiklerine girdik buradan aldığımız kıkırdak dokusunu, burnuna kemer yaptık…(Burun değişmiş)
Derken aklına kadının bacaklarına dokunarak gösteriyor, bacaklardaki deri yaralarını gösteriyor slaytlarında, yaraların nedeni açıklıyor bunu da hallettik, diyor.
Geçiyor göz kapaklarına, çekiyor, bırakıyor çekiyor bırakıyor, sonra gözaltı torbacıklarına geliyor sıra. Elleriyle geziniyor göz kapaklarının altında, kalemle çiziyor nerede ne yaptığını kadının yüzü üzerinde,
Sanırsınız ki kara tahtada ders anlatıyor beyefendi…
Sonra kadının kilolarından şikâyetçi olduğunu, ona nasıl bir operasyon yaptıklarını nerelerinden nasıl ne kadar “yağ” aldıklarını, kısa sürede nasıl on/on beş kilo verdirdiklerini anlattıktan sonra,
Göz kapaklarının dik durmaları için şuradan çektik buraya getirdik diktik, kulak yanlarında yağları vardı temizledik, olası bir sarkmaya karşı şu tedaviyi uyguladık…
Falan filan derken ekranda eski ve yeni hali karşılaştırılmaları, ağlamalar türbanlı bir annenin sevinç gösterileri, dualar ve ağlamalar, doktor son derece mutlu, nasıl neşeli…
Kadının kocası ekranda; gencecik, fidan gibi Anadolu erkeği, nasıl mutlu nasıl memnun, karşısında kaportadan yeni çıkmış gıcır gıcır olmuş eski arabasını gören taksi şoförü mutluluğunda…
İlginç bir laf ediyor, diyor ki; eskiden resim çekilmiyordu benimle, ama şimdi çok rahat resim çekiliyor, sadece benimle değil herkesle, kendini böyle çok daha mutlu hissediyor, Allah sizden razı olsun…
O sırada oradan operasyon geçiren kadın konuşuyor; Resim çekilmesini ne kadar özlemişim meğer, anlatamam diyor yaşlı gözlerle…
***
Neyse efendim uzatmayayım, bana sorarsanız kadında çok büyük değişiklik yok, eski tas eski hamam her şeyden önce insanın ruhu mutlu olmalı, ruhen mutlu olmazsanız hikaye, bedene bedenin güzelliğinde değildir mutluluk…
Tabi “Doktorum” ekibi başka bir konuya geçene kadar seyrettim programı, bekledim sabırla acaba bunca yapılan operasyon kadına veya aynı şeyleri yaptırmayı düşünen vatandaşlara “kaç paraya” mal olmuştur diye. Devir “hesap” devri…
Beni tanıyanlar bilir, efendim benim burnum biraz kemerli, üstelik burun “eti” de var. Özellikle yaz aylarında sıkça şişer “et” kolay kolay nefes alamam, zaten konuşurken sesimi yükseltmesem hiç kimse ne dediğimi anlayamaz bu yüzden.
Eh madem teknoloji bu kadar gelişmiş doktorlarımız bu kadar iyilerse neden olmasın. Bu yaştan sonra estetik burun operasyonu iyi gider, malum her yanımız ütüsüz çarşafa döndü, el değmişken baştan sona değiştiririm iyi olur, ah birde şu fiyatı bir söyleseler de ona göre karar versem, diye aklımdan geçiriyorum.
Ben böyle düşünürken “tık yok” programda, ne kadar zaman için ne kadar para ödenecek bu kadar çok değişim(?) için kimse bir tek laf bile etmiyor. Sanırsınız ki iyilik olsun diye herkese bedava yapıyorlar
Tabi yemezler “günah” bile bedava değil biliyorum ama çatlatmayı başardılar beni. Yine de söylemediler…
***
Haliyle geçtim bilgisayarımın önüne çağırdım, “Google” dan televizyon kanalını “doktorumuz” programını tuşladım, iletişim de yavaş bekliyorum, geliyor,
Geldi ama kapkara bir ekran da anket yapıyorlar “kadın, erkek” falan bir köşesinde “anketi geç” bölümü var, tıkladım anket gitti ekran açıldı; tam o sırada hanım yanıma geldi.
“Ne oluyor lan, abovvv” diye bağırmışım kadıncağız şaşırdı kaldı, çünkü açılan ekrandaki başlık ve görüntüler; “Zahide’nin frikikleri”
***
Efendim aynı kanalda bir de “yemekteyiz” diye bir programa denk geldim birkaç kere, daha önce de yazmıştım bu program ekibi neden hiç garibanın mutfağına gidip de “yemek” yaptırmaz, gittikleri yerlerdeki evlere ev demek o evlerdeki mutfaklara da mutfak demek mümkün değil…
Ya villa ya konak ya da çok geniş ve pahalı mobilyalarla donatılmış apartman katları, içlerinde niyeyse “kiracı” olan hiç yok…
“Doktorumuz” programı da artık derde deva sağlık açıklamalarını içermiyor galiba, açıkça “doktor” “hastane” reklamı yapıyorlar.
İyi tarafı şu; parası olmayan, derdine çare bulamayan, parasızlık yüzünden hastanelerden kovulanlar bir şekilde ulaşıyorlar programa “bedava” tedavi ve “modifiye” oluyorlar…
***
Zaten ülkemizde milletin refahı “şans “oyunlarına, bilgi yarışma programlarına, sağlığımız hemen her kanalda yayınlanan “sağlık” programlarına, kafamıza ve kesemize göre “eş” bulmamız ise “evlilik” programlarına kalmış.
Muhterem eşim diyor ki; kaybolan karınızı çocuğunuzu kocanızı bulan, varsa katilini bile ortaya çıkaran programlar bile varmış…
Bu arada hala öğrenebilmiş değilim estetik operasyonların maliyetini o yüzden galiba seneye kaldı bizim burun estetik operasyonu haberiniz olsun…
Alan almış satan satmış falan demeyin sakın “yenilenmede” fayda var, malum öbür tarafta “huri” ler hizmet edecekmiş, ne olur ne olmaz cesedimiz yakışıklı olsun…
Şaka bir yana bugün Cuma; Hayırlı Cumalar efendim…
Erdoğan ÖZGENÇ