- Kategori
- Gündelik Yaşam
Zalimliğe bir isyan

Uzun zamandır yazmıyorum. Arafta kalıyorum bazen, kendim için mi yazdıklarım yoksa başkalarına mı? Öğüt mü versem, yoksa içimi mi döksem sayfalara bilemiyorum. Geçmişten bakıp tecrübe mi yazsam yoksa geleceğe müneccimlik mi? İşte hal bu Bayram sonrası çocukluğumuzun masumiyetini yitirişine mi yansam yoksa farkına vardığımız safiyetle mi avunsam bilemiyorum.
Aynı acıları görmekten, aynı tepkileri vermekten, aynı konuşmaları duymaktan, aynı nutukları dinlemekten, aynı boş naraları işitmekten, aynı zalimliği, aynı aymazlığı, aynı vurdumduymazlığı, aynı yalancılığı, aynı aynı izlemekten bıktım.
Bu topraklar hep böyle acı ağıtlar mı duyacak, şimdi ben bile alet olduğumu hissediyorum. Bu adi oyuna yazmasam diyorum, kime ne benim ne söylediğimden ama içim içimi yiyor. İnsanların canı üzerinden yapılan bu adiliğe bir not düşmek istiyor vicdanım.
Şu siyasetçiler konuşmasın artık, Medyadaki çok bilmiş insanlar sussun, rahat bırakın evlatlarını kaybetmiş anneleri gidin gece kluplerindeki sanatçı tayfasının vidyolarını çekin, karışmayın hikayelerine anlatmayın iyi bir halt etmiş gibi, yorum yapmayın çok bilmiş proflar siz de gidin kitap filan yazın, okusunlar onu da devlet büyükleri.
Hangisi doğru kestiremiyorum. Gerçekten ama içlerinde en masumu hıçkıran, anneler, kardeşler, minik çocuklar.... onun için onlara saygı istiyorum naçizane başka birşey değil lütfen. alet etmeyin siyasetinize. ticaretinize, terörünüze, yalancılığınıza, sahtekarlığınıza, masumları bırakın artık yakalarını.