- Kategori
- Felsefe
Zaman Sussun Kelimeler Konuşsun
Hayat üzerine ahkam kestikten sonra biraz da zaman üzerine konuşayım bilmiş bilmiş.
Zaman, güncelliğini koruyan eşsiz bir antika. Ne kadar eskirse, değeri o kadar artıyor ve anlaşılıyor. Modasının geçtiği falan da yok, eskiye rağbet çok günümüzde. Zaman aksiyse de unutturmuyor istenmeyeni. Bence hayatın en imkansızı geçen zaman. Geçen onca zaman öfkesini dindirmeye yetmedi hayatın.
İnsan çocuğunun –oğul ya da kız fark etmez, yeter iki sağlıklı olsun – gözlemlediğim kadarıyla en büyük derdi. ÖRSELEMESİN BİZİ ZAMAN.
Belki de bu kadar acımasız değildir zaman, bizim kadar. Neden hayatımızın ellerimizin arasından kayıp gitmesine izin veriyoruz? “Ve belki de zamandı bize gereken…”
Yaşam içerisinde insana en çok koyan, geçen zaman olmuştur. Kısaca denebilir ki, “Geçen zamandır bizleri aciz kılan…” Ne tuhaftır değil mi, her şeyin başı ZAMAN. Teselli den de zaman, acı veren de... Boş bir dünyadayız esasında. Ne ölenle ölünüyor, ne olanla oluyor. Olanın da çaresi yok, ölenin de maalesef ki.
“HEPİMİZ AYNI YOLUN YOLCUSUYUZ!
Unutma YOL YAKIN!...” madem, “Hayat hoştur, gerisi de BoŞtur, Yalan çoktur, söyleyeni BoKtur. Seni sevmeyense bence YOKtur” diyelim gitsin.