- Kategori
- Haber
Zaman Tüneline Binelim, Milattan Öncelere Gidelim...

Kısa zamanda Urla, büyüdü ve şirinden de öte oldu.
Hiç branşı olmadığı halde İzmirli tanınmış iş adamı Yavuz Tatış, tarihi sevgisinden dolayı Urla’da kurduğu çiftlikte, mitolojik heykeller arasında hafta sonlarını geçirerek zaman tünelinde tarihi yolculuklar yaparaktan aynı atmosferde bu hobisini tatmin ediyor.
Ayrıca işyerindeki izinli olarak kayıt altında tutulan tarihi altın ve gümüş sikkelerinin yanı sıra, tarihi eserlere sahip olan, Türkiye’nin tek tarihi koleksiyoncusu Tatış, aynı zamanda Türkiye’de 100 tanınmış işadamı arasında bulunuyor.
Mitolojik öykülerin hayranı da olan tanınmış koleksiyoncu, heykeltıraşlara yaptırdığı mitojik kahramanlarını geniş arazisine serpiştirerek, haftasonları zaman tüneline binerek dolaşmağa çıkıyor.
HAYVAN YEMİ:“Keşke o mitolojk devirlerde doğsaydım” diye de yakınan Tatış, zaman zaman parsellerini ekledikleri ile çiftliği, 320 bin metrekarelik bir alan haline getirdi. Urla’nın Pınardere bölgesi, Karaalan mevkiindeki çiftlikte, her şey yetişiyor. Kendisi de zaman zaman hayvan yemleri üretip, tarlasında satışını yapıyor. Fiğ, buğday, arpa yetiştiriyor.
HER ŞEY VAR : Çiftlikte bir kahya var. Ayrıca Müdiresi Bayan Maya’ da ziyafetlerde sofra tanzimi ve mutfak işlerinde hüner sahibi. O da tarihi şahsiyetlere ilgi duyuyor. O devri yaşatmak için takındığı pozlardan da bu anlaşılıyor zaten.
Canınız ne istediyse, var bu çiftlikte. Mesela “çitlembik mi” istedi canınız. Kahya hemen bulup getiriyor, önünüze koyuyor. Geniş ormanlıklı bir bölge burası. Eros Heykeli, ırmak Tanrıçası, Ormanlar Kraliçesi, ne ararsanız var.

HER GECE, MİTOLOJİ SAHNEYE KONUYOR: Hafta içinde çiftlikte kahyadan başka kimse yok. O da odasına çekildiğinde, çiftliğin mitolojik kahramanları, gece yarısından sonra, sahneye çıkıyor, kaldıkları yerden yaşamlarını sürdürüyor olmalılar. Kim bilir, belki de oluyordur. Eros, aşk okunu fırlatıyor. Irmaklar Tanrıçası, gök gürleyen sesi ile haykırarak, “Ülen dürzü, yanlış kimseyi vurdun” diye de kükrüyordur belki. Gök Tanrıçası hışımla yağmurlarını yağdırırken, Eros, belki de kaçacak delik arıyordur.
Burası bir okul gibi. Tarih yansıyor her adımda yüzünüze. Hem dinlendirici, hem de ansiklopedik bilgiler ediniyorsunuz durduk yerde. Fena mı?
URLA’NIN ADI:Urla'nın o zamanlardaki adı: Klazomenai'dir. Klazomenai antik kentinin kalıntıları Urla'nın İskele mahallesinde bulunmaktadır. Şu anda kazılar halen devam etmektedir
ÇAKA BEY:Türklerin Ege Denizine ve İzmir'e ulaşması 1080 li yıllarda Çaka Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. İzmir artık bir Bizans şehri değil bir Türk şehri olmuştur. Çaka Bey Türklerin ilk donanmasını da kurmuştur. Bu sayede kıyı şehirlerini de ele geçirmiştir. Bu şehirler arasında Klazomenai'de vardır.
AKILLICA BİR ÖNLEM: Çiftliğin ortasında bir gölet var. Irmaklar hakimi Irmak Tanrısı Meandros’un, heykeli de buraya kondurulmuş. ”N’olur, n’olmaz, bakarsınız gölet kuruyuverir, ortalık susuzluktan yanar. Her tedbiri alır.İşte, bizim işadamı Tatış da, bahçede, gölün kenarına oturtup iş vermiş ona ki, susuz kalınmasın diye. İşte, iş adamlığı bu olsa gerek… İlahi.
Ah bu Mitoloji: “Uydur uydur söyle, ebegümeci.” Nerdeeeen, nereye…
Ört ki, ölem!




















DAHA ÖNCE DE BU MÜTHİŞ KOLEKSİYONCUDAN BAHSEDERKEN, BU RESİMLERLE YAPTIĞIMIZ YAYINDA, ŞÖYLE DEMİŞTİK: " BÖYLESİ GÖRÜLMEDİ. YAVUZ TATIŞ, TARİHİ MÜZESİNİN HEM KURUCUSU,HEM SAHİBİ, HEM ZİYARETÇİSİ, HEM VEZNEDARI, HEM DE MUHAFIZI !" aLTTAKİ İŞTE O RESİMLER.:





