- Kategori
- Çalışma Yaşamı
Zammania

Sonbahar geçen yıllara göre oldukça sıcak geçti. Bu sıcaklık hem havaların mevsim normallerinin üstünde seyretmesi ile hemde doğal gaza yapılan zammının ceplerde çıkardığı yangınla ilgili idi.
Hükümette baktı ki ortam sıcak gidiyor, bu havalarda evleri ısıtmaya gerek yok, doğal gaza zam yapıverdi bir formülle.
Doğal gaz zammı bir takım yenilikleride beraberinde getirdi. Bu yeniliklerden birisi Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı Hilmi GÜLER’in “Doğal gaz zammı bizede yüksek geldi.”açıklaması ile idrak edildi. Diğeri ise doğal gaz zammının hükümet tarafından yapılmadığı, zamma sebep olan şeyin matematiksel bir formülden kaynaklandığının anlaşılmış olması oldu.
Bakan açıklamasında, zam yapma işinin bir formülü olduğunu, formülde bilinmeyenleri bulmak için bilinenleri yerleştirdiklerini ve çıkan sonucu kabul etmek zorunda kaldıklarınıda açıkladı. Hem çıkan sonucu bakan arkadaşları ile on beş gün müzakere etmişler ama yapacak bir şey yokmuş.
Enerji bakanının bu açıklaması bende bir akıl sıçraması yarattı. Dedimki: Acaba kamu çalışanlarının ücretlerini belirlerkende bir formül kullanmak mümkün olamaz mı?
“Her şeyi devletten beklememek lazım.” Sözünden hareketle formülü de hesaplamayı da yapıp hükümete önereyim dedim.
Bir hemşirenin olması gereken maaşını hesaplamaya çalışalım, bakalım ne çıkacak.
İlk olarak genel giderleri ortaya koyacak olursak. İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol kentlerin kira verileri ile küçük kentlerin kira bedellerini ortaladıkmı en düşük kira bedeli 500 YTL olarak çıkar.
Kira bedelinin üzerine zorunlu gıda harcamasını koyalım. Dört kişilik bir ailenin zorunlu mutfak harcamasıda 1000 YTL den aşağı çıkmayacaktır.
Bir de eğitim giderleri olacak bunlar içinde 500 YTL yazalım formüle, ettimi sana 2000 YTL.
Bu kadar mı?
Elbette değil. Giyim harcamaları var 500 YTL de onun için yazdık.
Sağlık için harcananalara, kozmetik, kuaför, yol gideri, kişisel harcamalar 1000 YTL de onun için düşünelim.
Şuan için 2500 YTL deyiz. Fakat harcamalar bu kadar değil herhalde birikim yapmak, ev almak, tatil yapmakda gerekir 1000 YTL bu vb ihtiyaçlar için yazalım formülümüze, toplayalım. 3500 YTL çıktı. Şimdi bu hesapta sayın bakan için yüksek olacak ama ne yapalım formül böyle çıkıyo. Şimdi bu sonucuda on beş gün müzakere edip açıklasalarda olur.
Bakalım dünyada durum nasıl?
Amerikada hemşire maaşının 5000 ila 10000 dolar arasında. (7500 ila 15000 YTL) Yani bizdekinin on-on beş katı. ABD nin kişi başı milli geliri bizimkinin 5-6 katı civarında ama maaşlar 10-15 katı.
Şimdi soruyoruz bu nasıl bir formül?
Doğal gazı küresel bir formülle hesaplayan hükümet, ücretlere gelince aynı formülü kullanmıyor. Ya bizim bilmediğimiz bir şey var yada hükümetin matematiği zayıf.
Bizim bilmediğimiz ne olabilir diye beyin fırtınası yaptığımızda karşımıza IMF çıkıyor. Hani şu meşhur uluslarası para fonu. Daha doğrusu Amerikan para fonu.
Hükümet her türlü harcamasını genel bütçe ile belirliyor. (Bu aralar 2009 bütçesi görüşülmeye başlandı bile.)
Bu bütçede hemşireye verilebilecek maaşda, sağlık kurumlarına yapılacak yatırımda, öğretmenin maaşıda, okulların doğal gaz gideride belirleniyor.
İşte ne oluyorsa bu bütçe belirlenirken oluyor. 2008 bütçesinden sağlığa ayrılan pay % 4.85. Yani her yüz liramızın sadece 4.5 lirasını sağlığa ayırıyor hükümet. Bunun içinde sağlık çalışanlarının maaşlarıda, yatırımlarda var.
Bütçeden dış borç faizlerine ayrılan oran ise % 45. Dış borç demek dünyanın para babaları bize en yüksek faizlerle borç vermişler ve biz bu borç sarmalında boğulurken eğitime, sağlığa ve işçi ücretlerine para ayırmaya kalktığımızda IMF tepemize dikilir.” Oraya o kadar para ayırırsan borçlarını nasıl ödeyeceksin” diye sorar. Sorunun ağırlığından olacak hükümetimiz bize kemer sıkmak nasıl olur onu öğretir.
Sonuç olarak söyleyebileceğim en kaba tabir şudur: bize önce dünyanın en yüksek faizi ile borç veriyorlar sonra o borçların faizini ödeyebilmemeiz için “mali disiplin” nasıl olur onu öğretiyorlar.
Yıllar önce bi yarışma programı vardı. Zeki ALASYA’nın sunduğu yarışmada iki kişiye asgari ücretin dörtte biri kadar bir para veriliyor ve bir ay geçinmeleri hatta para arttırmaları isteniyor.
Arttırıyorlar da. İşe giderken yürüyorlar. Doğal gazı kapatıp battaniyeyle oturuyorlar. Elektrik parası az gelsin diye erken uyuyorlar vs. Bizde geçiyoruz televizyonun başına nasıl o kadar az parayla geçinilebilir üzerine kafa yorup öneri geliştiriyoruz ve toplumca eğitilmiş oluyoruz.
Bir de sevindirici haber verelim. Hükümet doğal gaza yaptığı zammı nisan ayında geri alabilirmiş. Haydi hayırlısı.
Son söz: Doğal gaz zammını hesaplarken kullanılan formül bizim maaşımızı hesaplarken de kullanılsa, çok mu kızar IMF?
Sağlıcakla…