Zayıf... Daha zayıf... / Beslenme / Diyet / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '09

 
Kategori
Beslenme / Diyet
 

Zayıf... Daha zayıf...

Zayıf... Daha zayıf...
 

sağlık güzelliktir...


Eskiler “bir dirhem et bin ayıp örter” derlerdi. Bu sözün de yanlış anlaşılmaya açık olabilmesi nedeniyle savunmamakla birlikte şunu söyleyebilirim ki: “Görüşmeyeli zayıflamışsın” günümüzdeki gibi iltifat olmaktan çok eleştiri olabilirdi ancak geçmiş yıllarda.

Günümüzde ise zayıflamaya olan eğilim, merak, her ortamda ve sohbetlerde kendini gösteriyor. Herkes kilosundan bahsediyor veya karşısındakinin kilosunu sorguluyor. “Biraz kilo mu aldın…” , “ Bence 1-2 kilo vermişsin!!!” , bir iki haftalık aralıklarda bile sohbet konusu olabiliyor.

Obezitenin hızla yaygınlaştığı günümüzde kişinin kilosuna dikkat etmesi, sorgulaması güzel. Sağlık açısından değerlendirildiğinde kilo çok önemli kuşkusuz… Fakat ne yazık ki çoğu zaman zayıflık, sağlık ile değil güzellik ile birlikte değerlendirildiğinden kişiler bu uğurda sağlıksız beslenerek, sağlıksız diyetler yaparak mevcut sağlıklarını da bozabiliyorlar.

İDEAL KİLO

Birbirimizden farklıyız. Genetik yapımız, bebeklikten gelen beslenme alışkanlıkları ve bunun vücudumuza yansıması farklı, fiziksel aktivitelerimiz farklı. Her birey için ideal kilo aynı değildir bu nedenle. Özellikle gençlerin arkadaşlarını, mankenleri kendilerine örnek almaları ve ideal kilolarını başkalarına göre hesaplamaları sağlıksız beslenmeye ve sağlıksız psikolojiye yönlendiriyor.

Vücut ağırlığının, boy uzunluğunun karesine bölünerek hesaplandığı beden kitle indeksi ideal kilo hakkında genel olarak bilgi verebilir. Fakat kişinin yaşı, kas, yağ, kemik yapısı ve ağırlığı da ideal kiloyu etkileyecektir. Kas ağırlığı fazla olan kişi aynı boy, yaş gibi özellikteki diğer bireylere göre tartıda daha fazla kiloda gözükecektir.

Vücut Ağırlığı (kg)
BKİ(kg/m2)

Zayıf
18.5

Normal
18.5-24.9

Hafif Şişman
25-29.9

1. Derecede Şişman
30-34.9

2. Derecede Şişman
35-39.9

3. Derecede Şişman
³40
Beden kitle indeksimiz olması gereken aralıkta olduğu halde, vücut yağımız olması gerekenden fazla ise bu durum sağlık açısından riskli olduğu gibi, fiziksel görümümüzden de memnun olmayız. Diyetisyene başvurduğunuzda kilo-vücut yağı-vücut su oranı gibi özellikler bakımından ideal aralığın neresindesiniz öğrenebilirsiniz ve diyetisyeniniz sağlıklı beslenme planınızı oluşturabilir.

Zayıflığın beğenilmesi, takdir edilmesi, güzellik ölçütü görülmesi gibi yanlış tutum medyadan, sosyal çevreye ve aileye uzanan süreçte en çok ergenlik çağındaki gençleri özellikle de genç kızları etkileyerek yanlış beslenen zayıfladıkça tatmin olmayan bireyler ortaya çıkarıyor. Estetik kaygıların sağlıktan daha ön plana çıkması, zayıflamak adına her yolun denenebilecek olması gibi bir riski beraberinde getiriyor. Zayıflamak için aç kalma, tek çeşit besine dayalı beslenme, şok diyetler yapma gibi davranışlar geliştirme sağlıksız vücutlara, zihinlere yol açıyor

Zayıflık hastalık riski taşır

Şişmanlık kötüdür, o zaman zayıflık iyidir… bu yaklaşım doğru değildir, denge çok önemlidir. Şişmanlığa neden olan vücut yağının artışı, organ yağlanmasından, kalp damar hastalığına, diyabetten, kemik erimesine, kansere kadar birçok ciddi hastalıklara zemin hazırlar. Fakat bu şekilde şişmanlıkla beraber edinilen, vücut yağına yönelik bilgiler, ne kadar yağsız bir vücuda sahipsek o kadar sağlıklıyız fikrini uyandırmasın akıllarda. Vücut yağı birçok hormonel düzende önemli role sahiptir. Kadınlarda üreme sağlığında vücut yağ miktarının uygun varlığı önemlidir.

Kişi az beslenmesi sonucunda zayıf kalıyorsa, yetersiz enerji, protein, vitamin, mineral alımı söz konusu demektir. Harcanılandan az enerji alımında zamanla kilo kaybı gerçekleşir fakat kilo kaybı her zaman sadece yağ kaybı ile sonuçlanmaz ne yazık ki… Yanlış, bilimsellikten uzak yaklaşımla yapılan diyetler sonucunda kişi kas kaybına uğrar. İleri derecede zayıflıkta yağ, kas kaybı ile beraber organlarda küçülme ve yetersizlik başlayabilir. Böbrek yetmezliği ve bayanlarda hormon dengesizlikleri, yetersizlikleri ortaya çıkabilir. Vücut direnci düşer, bağışıklık sistemi zayıflar, hastalıklara yakalanma riski böylelikle artar. Aşırı zayıflık kansere yönelik riskleri arttırır.

ANOREKSİYA NERVOZA

Ortaya çıkması çeşitli psikolojik sebeplere bağlı olabilmekle beraber, kişinin zayıf olduğunu kabul etmemesi, sürekli zayıflama çabası içinde olması ve beslenmeyi reddetmesi sonucunda aşırı kilo kaybı şeklinde açıklanır.

Kişi kendinde bunu bir sorun olarak görmediğinden yardım alma konusunda da isteksizdir. Gençleri bu sorunu çözmeye yönlendirmek zor olabilmektedir. Doktor, diyetisyen ve psikolog yardımı ile tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

BULİMİA NERVOZA

Yine çeşitli psikolojik sorunlara bağlı olarak kişinin tıkınırcasına yemek yemesinin ardından kendini kusturarak yediklerini çıkarması bu yolla kilo almayı engellemesi şeklinde açıklanabilir. Bulimik bireyler genelde tedaviye daha açıktır ve durumun farkındadırlar.

Anoreksiya nervoza Belirtileri

Bozulmuş beden görüntüsü,

Kilo almaktan kokmak,

Kısa zamanda aşırı ağırlık kaybı

Ciddi zayıflığa rağmen vücudun yağlı olduğuna inanma

Aylık menstural periyotların sona ermesi

Yemek yemenin gizli yapılması

Sürekli egzersiz yapmak

Ciddi depresyon

Kaslarda güçsüzlük, yorgunluk

Sürekli tartılmak

Porsiyonların gittikçe azaltılması

Bulimia nervoza belirtileri


Sık sık diyet yapmak

Yemek yemenin gizli yapılması

Fazla miktarda besini tıkınırcasına yeme

Kendi kendini kusturma veya kusmayı idrar yapımını veya barsak harektlerini uyaran ilaçların kullanımı

Tıkınırcasına yemek yemeye rağmen kilo kazanımının olmaması

Regl düzensizlikleri veya regl olamama

Sürekli egzersiz yapmak

Ciddi depresyon

NE YAPMALI?

Tüketici bir toplumda yaşadığımızı unutmayalım. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için medyanın ve çevrenin dayattığı doğrular yerine, diyetisyen yardımı ideal kilomuzu ve sağlıklı beslenme planımızı oluşturup, bunu yaşam şekli haline getirmeliyiz. Zayıflama düşüncesi her zaman stres yaratır kişide. Bu düşünceden uzaklaşarak doğru beslenmeyi öğrendiğimizde hem sağlıklı beslenecek hem de zaman içinde ideal vücut ağırlığına ulaşacağız. Ve bu davranış ve psikolojik yaklaşımdan çocuklarımızın da olumlu etkileneceğini unutmayalım.

Anoreksiya ve bulimiya gelişmiş kişilerde yaklaşım profesyonel olmalıdır. Bunun için doktor, diyetisyen ve psikolog yardımı tedavide ve tekrarlamayı önlemede önemlidir.

Bu kişilerde beslenmenin planlanması tüketim gerçekleştikçe artan miktarlarda yapılmalı bir anda normal bireylerinki gibi bir beslenme davranışı beklenmemelidir.

Aşırı zayıf bireylerin kilo kazanımına yönelik bir anda fazla miktarda veya yüksek enerjili yiyecek tüketmesi doğru olmaz. Kişinin tüm vücut dengesi düşük enerji alımına alışmışken, sistemleri belli bir düzeyde çalışıyorken, bir anda fazla yiyecek/ enerji alımı düzensiz ve fazla yağlanmaya neden olur, diyabet riskini arttırabilir.

Kilo kazanımı hedeflendiğinde, yüksek kaloriye sahip olduğu bilinen, sadece şekerli ve yağlı yiyeceklere yönelinmesi doğru olmaz.

Kilo alma aşamasında diyetin besin miktarı, karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral gibi besin öğesi dengesi çok önemlidir. Kişide enerji, vitamin, mineral ile protein ihtiyacı artmıştır. Kişinin başlangıç durumu değerlendirildikten sonra yiyecek miktarında ve enerji düzeyinde yavaş yavaş artış hedeflenmelidir.

Kişinin sadece yağlanma ile kilo kazanımı değil kas kazanımı da amaçlanarak diyet ve fiziksel aktivite düzeni oluşturulmalıdır.

Kilo alma ile birlikte özellikle bel bölgesinde artan yağlanma normal olacaktır, fiziksel aktivite bu aşamada yardımcı olabilir çünkü genellikle kişiler bu nedenle de tedaviyi reddetmektedirler.

Sağlığınızı riske atmayın, sağlık en değerli hazineniz.

 
Toplam blog
: 24
: 4120
Kayıt tarihi
: 30.03.09
 
 

GERGİNLİKLER DEĞİL, ESNEKLİKLER KORUR... Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezu..