- Kategori
- Siyaset
Zayıf karakter ve kışkırtıcı
İnsan siyaset sahnesinde daha sağlam ve dirayetli durmalı. Üretici ve daha yararlı olmalıdır. Ama birileri insanlarımızı bölmeyi bırakın şimdilerde birbirine kırdırmak istiyor. Bu insanların yaptıkları açıklama aynen aşağıdaki gibidir:
Biz Kurtuluş Savaşı'nda, 1920'lerde bunun savaşını vermiştik. Şimdi halkımıza sesleniyorum. Bizi yeni görevler bekliyor. Bu iradeyi göstermek zorundayız. Onlara çağdaş Türkiye'yi teslim etmeyeceğimizi göstermeliyiz...
Kimlere karşı Kurtuluş Savaşını yaptık. Kurtuluş Savaşını kimler yaptı. O efsaneyi çizenler arasında kimler vardı ve o iman gücünü nerden buldular. Bir başarı ve destandır Kurtuluş Mücadelesi.
İmanları sağlam olanlar, inançları tam olanlar savaşın efsanevi yönüdür. O inancı yok sayanlar o imanı göremeyenler işte Baykal gibiler kendilerini darı ambarında sanıp aslına savaş açıyorlar. Eğer o aslını unuttuysa insanlarımıza da unutun diyemez.
Ağızlarından çıkanı kulağı duymuyor bu insanların. Neslimiz altın nesildir. İstiklal savaşını gerçekleştirenler İstiklal Marşımızın her mısrasını kanlarıyla, canlarıyla haketmişlerdir. Ama kişiler ve onun gibiler bunun farkında değiller. Çünkü Ulu Önder Atatürk'ün dediği gibi "gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler" kendilerini kaybetmişlerdir.
Bu hıyanetliğe ortak aramaktadırlar. Ama yanılıyorlar çünkü bölücülük artık Türk insanın kanmadığı bir mevzudur. Yanlışlarını er geç görmelidirler ve asla bu yanlışlığa düşmemelidirler. Zira bu gerçekten kabullenecek bir şey değildir.