​ Ziçev / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '12

 
Kategori
Sivil Toplum
 

Ziçev

Ziçev
 

Bakmak ve görmek, birbirine sıkı sıkıya bağımlı gibi görünse de yaşamın içinde, bakmak ayrı, görmek ayrı gelişiyor.

Bir bakıma bakmak, görmek değil!

Neden mi?

Anlatayım… 

Kariyerinin önüne Em. Unvanını ekleyen çok değerli kardeşim Hüseyin Tuncay, İki hafta önce, Makbule Ölçen Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde; yönetici olarak göreve başladı. Göreve başlamadan önce, bir sabah; sağlıklı yaşam yürüyüşü esnasında, yeni işinden söz etti.

Yeni işi  “ZİÇEV” (Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı.) hakkında beni kısaca bilgilendirdi.

12 Ekim Cuma günü, Ziçev’in çiçeği burnunda yeni yöneticisi Hüseyin hocamı ziyarete gittim. Hayırlı olsun dedim.

Laleli bölgesi, Mesir Mahalle, 5103 sokak yabancısı olmadığım, bazen yaya, bazen toplu taşıma araçları ile sık kullandığım bir güzergâh. Onca gidiş ve gelişte hep bakmış, “Ziçev’i” hiç görmemişim. Kendi kendime hayıflandım.

Edebiyatçıların sık kullandığı “Bakmak Ayrı Görmek Ayrı” vecizesinin ne kadar yerinde söylendiğine canlı şahit oldum. Neyse!

Ziyaretim sırasında TUNCAY hocam, Makbule Ölçen Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezini gezdirdi. Eğitimci, öğrenci ve çalışanlarıyla tanıştırdı.

Eğitim koordinatörü Yeter Hanım, ziçev’e kabul edilen öğrenci ve bu öğrencilere verilen eğitimi:

“ Erken Çocukluk Eğitimi Programı,

Özbakım Sınıfları İçin Eğitim Programı,

İş Uğraşı Terapisi Programları,

Temel Yaşam Becerileri Programı (Yaşam Evi)

Ve Eğitimimizde Sosyal, Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler”  ana başlıklarıyla özetledi.

Ana başlıkların içinde, her yaş gurubunun detaylı eğitim çalışma bilgi ve planları var.

Ben onların detayına girmeyeceğim.

Arzu eden, detaylı eğitim bilgilerini manisazicev@gmail.com  adresinden inceleyebilir.

Ayrıca ziçev nasıl ayakta duruyor, gelir kaynakları nedir sorusuna da cevap alır.

Rehabilitasyon merkezini yakından görünce,  çocukluğumda rahmetli annemin  “Allah’ım bizi azadan noksan etme” diye dua edişini anımsadım ve ne anlama geldiğini daha çok kavradım. Gördüklerim ve şahit olduklarım beni, SOKRATES’ in   “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir”  vecizesine asırlar sonra canlı tanık etti.

Biz ayaküstü sohbet ederken, yanımızdaki sınıfın kapısı açıldı; gülen yüzü ile beden eğitimi öğretmeni Aydın Hoca dersten çıktı ve sohbetimize kısa da olsa iştirak etti. Ziçev’in yeni yöneticisi, Hüseyin TUNCER hocamı ziyaretimle, gördüm ki hiçbir şey göründüğü gibi değil.

Hayat artı ve eksileri ile kocaman bir imtihan salonu!

04 ile 44 yaş arasında bedenen yaşına uygun gelişen, zihinsel olarak bedensel gelişmeye ayak uyduramayan, hayatı hep çocuk yaşamak zorundaki kardeşlerimiz; beden ve zihin gelişmesi birbiri ile uyumlu reşit âdemoğlu için bir imtihan sorusudur.

Yüce gönüllü yardım severlerin ziçev’e uzanacak eli soruya doğru cevap olur diye değerlendirilmelidir...

Bazı gerçekleri yazı ile anlatmak ne kadar mümkün okuyucunun takdirine bırakmalıyım.

Ben isterdim ki, bir ressam olayım, elimde fırça, önümde tuval; gördüklerimi çizeyim.

Ya da bir kameraman olayım, elimde kamera objektife düşen her şeyi filmleştireyim.

Hayatı ömür boyu çocuk yaşamaya mahkûm olan, güzel insanların el emeği göz nuru yaptıkları çalışmaları gözler önüne sereyim.

İstemek, hayal etmek güzel!

Ne yazık ki hayaller her zaman gerçek olmuyor.

BEDİY sıfatı ile eşi benzeri olmayan güzellikler yaratan da o, REŞİD sıfatıyla İnsanı rüşte erdiren de o!

Rüşte erdirmedikleri için kime hesap soracaksınız?

Âlemlerin rabbinin hikmetinden sual olunur mu?

  

 
Toplam blog
: 380
: 438
Kayıt tarihi
: 27.08.07
 
 

Karanlığın düşmanı Işık! Gecenin zifiri karanlığı, şafak sökerken yerini, ufukta yükselen Güneş Işı..