Zor Olacak ki, İmtihan Olsun / Basın Yayın / Medya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '18

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

Zor Olacak ki, İmtihan Olsun

Hayatın bir imtihan olduğunu çok küçük yaşlarda öğrenenlerdenim. Zamanın nasıl geçtiğini anlamakta her zaman zorlandım. Göz açıp kapayıncaya kadar derler ya, ne kadar doğru.

Daha 15 yaşımda Aziz Nesin’in Babıali'deki ofisine çırak olarak başladığım gün halen gözümün önünde. Okul harçlıklarını çıkarmak için aradığım ilk işimde büyük bir usta ile tanışarak ona hizmet etme imkanı yakalamak ne güzeldi.

Öğlenden sonra buz gibi havada gittiğim o sıcacık büroda geçen günlerim ve sevgili Aziz Nesin’in söylediği sözler daha dün gibi aklımda.

“Hiçbir işten gocunma. Gün gelir benim yerime sen geçersin”

Öyle bir gözüm de yoktu Aziz Nesin koltuğunda , ama neden olmasın diye dur durak bilmeden çalıştım. Aksilikler peşimi bıraksaydı bir Aziz Nesin olmayı çok ama çok isterdim.

Onun hikayelerinin benzerlerini yazar sevgili üstada okuturdum.

-Olacak olacak ama bir fırın daha ekmek lazım

Ne bir fırını, on fırında ekmek yense bir Aziz Nesin olunamayacağını anladığımda onunla geçen 1 yıl olmuştu.

Bana her zaman destek oldu ve ilk muhabirlik deneyimime vesile olan kişi de odur. Yeni Devir Gazetesine beni yolladığında 16 yaşındaydım.

Selami Çalışkan ismi hiçbir zaman unutmayacağım. Kendi fotoğraf makinasını bana verip habere yolladığında sudan çıkmış balık gibi oldum.

Şaşkın , bir o kadar da heyecanlı.

Topkapı Surları içerisinde at kesimlerini fotoğraflayıp sonrasında yakalanıp ilk dayağımı yediğimde de 16 yaşındaydım.

Gazetede çıkan haber ile medya hayatım da başlamış oldu.

Siyah beyaz bir gazetede küçücük yazan Tanju Altınay İlk imzamdı ve mutluluğu tarif edilemezdi.

Ardından Web Ofset macerası.

Türkiye’nin en büyük gazetelerinden Günaydın gazetesinde işe başlamanın verdiği heyecan sanki ilk günkü gibiydi.

Kısa bir Günaydın gazetesinin hastane muhabirliği  macerasının ardından Rahmi Turan’ın talimatıyla Tan Gazetesine, yani aynı binanın en üst katına çıktım.

Nurettin Soydan-Hakkı Yalçın-Kadir Tapucu-Hakan Kumuk-Burhan Akdağ, Gülbahar Merdiven ile yüzlerce binlerce haberde beraber imzamız oldu.

Nüfus sayımlarında Galata Köprüsü üzerinde mangal yakarak , oryantal oynatarak unutulmaz haberlere imza attık.

Sakallı Bebek haberi ile gazetenin tirajını ulaşılması zor bir rakam olan Bir Buçuk Milyon’a çıkarttık.

Rahmi Turan, Tefik Yener ve Behiç Kılıç’ın tebrikleri her şeye değerdi. (Tabii ikramiye de almadık değil hani)

DOLU DOLU 30 YIL

Kısacası aradaki boşlukları  askerliği falan hesaplarsak aradan geçen  dolu dolu bir 30 sene. Hayatımın anlamı olan mesleğim.

Huzur bulduğum ve adına leke getirmediğim Gazetecilik.

Ne kadar sevenim ve dostum varmış.

Ne paraya ne de pula değişilir.

Allah bana güç ve imkan verildiği sürece de bu mesleği yapmaya devam edeceğim. Her zamanki gibi elimde fotoğraf makinem haber peşinde koşacağım.

Öldüğüm  gün de elimde fotoğraf makinası olacağından hiç şüphem yok.

 

Hoşça ve sağlıkla kalın

 

 

 
Toplam blog
: 7
: 318
Kayıt tarihi
: 20.08.18
 
 

1985 yılından beri çeşitli gazete ve dergilerde muhabir/genel yayın yönetmenliği ile köşe yazarlı..