Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
472095
 

''Fatıma'nın Eli''nin Sırrı Nedir?

''Fatıma'nın Eli''nin Sırrı Nedir?
 

FATIMA'NIN NURU GÖKTEKİ MELEKLERE NUR SAÇAR. HZ.MUHAMMED

 

Hz. Fatıma, Peygamber Efendimizin eşi Hatice’den doğma kızıdır. Hz. Muhammed‘e vahyin  ilk geldiği yıl dünyaya gelmiştir. Bizzat Resulullah’ın terbiyesi altında, İslami eğitimin en yüksek derecesini almıştır. Çok mütevazı ve örnek bir hayat sürmüştür. Kuran’ı yorumlama kabiliyeti vardır. Bu anlamda İslam aleminin önemli bir şahsiyetidir. Peygamber Efendimiz, Fatıma'nın, bu üstün vasıfları kendi çabasıyla elde ettiğini vurgulamış, ''Bu alemde bazı mertebelere erişmek için,Peygamber kızı olmakta yeterli değildir.'' demiştir. Ve kızı Fatıma’yı kazandığı bu vasıflarla  ''İlklerin ve sonların seyyidesi'' olarak tanıtmıştır. 

Hz. Fatıma, Kevser suresinin iniş sebebidir. Erkek evladı olmadığı için soyunun devam etmeyeceği söylentilerine karşı, Hz Muhammed’e Kevser suresiyle soyunun Hz. Fatıma ile devam edeceği müjdelenmiştir. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyurmuştur: ‘’Kızım Fatıma, bedenimin bir parçasıdır, gözümün nurudur, kalbimin meyvesidir, bedenimdeki ruhumdur, insan şeklinde bir huridir. İbadet mihrabında ayağa kalktığında yıldızlar yeryüzündekilere nur saçtığı gibi, onun nuru da gökteki meleklere öyle nur saçar.’’

Böyle özel  bir şahsiyet olan Fatıma, Peygamberimizin izniyle  amcasının oğlu aynı zamanda ‘’Eti etimden, kemiği kemiğimdendir.’’ dediği Hz. Ali ile evlenmiştir. Hasan ve Hüseyin adını verdikleri 2 çocukları olmuştur. İşte bu aile, Hz.Ali, Hz.Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, Hz. Muhammed’in Ehl-İ Beyt’ tidir.

Dönemin kadınları bir sorunla karşılaştıklarında Fatıma’ya  gelirlerdi. O da ‘’Kafanızdaki her soruyu utanmadan gelin, sorun der ve eklerdi ''Tarafımızdan alim olanlar kıyamet günü haşir olduklarında onlara çaba, ilim ve halkı hidayet ettikleri miktarınca sevap ve mükafat verilir.’’ Bu anlamda kadınlara bıkmadan yılmadan İslamı anlatan bir mürebbiyeydi.

Resulullah'a ‘'Fatıma sadece kendi asrının kadınlarının mı büyüğüdür?'’ diye soruldu. Bunun üzerine Hazret şöyle buyurdular ’'Kendi asrının kadınlarının büyüğü olan Meryem’dir. Kızım Fatıma, geçmiş ve gelecekteki bütün kadınların en üstünüdür.''

Hz. Fatıma, işte tüm bu özelliklerin birarada toplantığı bir kamil insandır. Böyle nurlu, böyle özel bir hazretin eli de şifanın, ilmin, güzelliklerin elidir. Yıllardır ''Fatıma’nın Eli '' olarak aksesuarlarda kullanılan bu 5 parmak, bolluğun, bereketin, şansın sembolü olarak kullanılır. Bu figürü taşıyanların sabır ve sadakat erdemleri kazanacağına inanılır. Eğer Fatıma, Peygamber Efendimizin bedeninin parçası ve bedenindeki ruhuysa, ''Fatıma’nın Eli''de Peygamberimizden bir parçadır.

Anadolu’da kadınlarımız yemek pişirirken, ''Fatıma’nın Eli''yle yaptıklarına niyet ederler ki yemekleri lezzetli olsun. Anneler karnı ağrıyan çocuğuna, ''Fatıma’nın Eli'' ile dokunurlar ki, yavrularını şifalandirsınlar.      

Biz de gelmiş gelecek kadınların en üstünü, bu yüce zatı burada anmış olalım ve ilminden, şifasından, bereketinden bizlere de nail olsun. Bu yazımızda '' Fatıma’nın Eli'' ile yazılmış olsun  inşallah.

                                                                                                         

Ayperi Ferda Oral 

Eğitimci Yazar

facebook/ayperiferdaoral

instagram/ayperiferdaoral 

 

 

sündüs akkaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fatıma'nın eli bende açıkçası büyük bir şüphe yarattı. Bu tasarım tam merkezinde İllüminati örgütünün ana sembolü olarak kabul edilen göz var. Yorumu daha fazla uzatmak istemiyorum konu bir çok yere çekilebilir yoksa.

Ferhat Dağkıran 
 29.01.2014 8:25
Cevap :
Öncelikle yorumunuz için teşekkürler...Bu sembol malesef ki günümüzde gerçek ve asırlık anlamı dışında bir takım olumsuz kullanımlarla tanınır oldu.Oysa ki bu sembole sadece bahsettiğiniz anlamı katmak haksızlık olur.''Herşeyi gören göz'' her dönemde vardı.Kadim Mısır'da Osiris ve İsis'in çocukları Horus'un gözüydü.Pers'te,Yunanda da yerini aldı.Kültürümüzde de Allah'ın koruyucu gözü olarak kullanılmaktadır.   30.01.2014 0:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 95
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5915
Kayıt tarihi
: 06.02.13
 
 

Hacettepe Üniversitesi  İngiliz Dil Öğretmenliği mezunu Ayperi Ferda Oral, üstatlardan, Metafizik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster