Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
190
 

"23 Eylül'den Bugüne: Sonbahar"

"23 Eylül'den Bugüne: Sonbahar"
 

Sıcağın geleceği, soğuğun geleceğidir!



     Sonbahar tamamen geldi diyelim artık ve yağmurlarda başlıyor!

    Benim için en güzel mevsimlerden biridir Sonbahar; Çünkü…
Renkler cıvıldaşır onda; artık yeşilin yanına kızıl, sıcak kahverengi ve sarı tonlar eklenmiştir. Güneşin arsız pırıltıları ile kızıllaşan bu yapraklar renk cümbüşü kazandırır hayatın manzarasına. Yeni bir pencereden bakma zamanıdır artık dünyaya; şairlerin, âşıkların gözünde açılan pencereden.


  Tatlı bir hüzün dolar yüreklere, insanın içini ürperten hafif bir esintiyle. Her biri farklı dünyalara açılan gözlerle camlardan bakanlar görülür. Çizgiler arttıkça yüzlerde bu güzel mevsimin anlamı farklıdır, anlattığı da...


  Yağmurun tadına varmak bu mevsim için geçerlidir. Yağmur kokan sokaklarda yere düşen damlaları seyretmek, hayatı düşünmek, hayatın anlamını düşünmek. Bir ses duyulur sessizliğin ortasında. Doludizgin hayallere yol verme vaktidir artık. Kimi zaman ıslak titreyen sokaklarda, kimi zaman sıcak loş odalarda... Kâh solgun, kâh neşeli gölgeler gezinir tecrübeyle olgunlaşan yıllarda...


   Düşen her yaprak dün gibi yaşananları hatırlatır. Geride kalan boşluk ise bir daha o yıllara dönüşün olmayacağını. Düşen o yapraklar gibi, yılların bıraktığı o gözeneklerden yeni fikirler taze sevgiler yemyeşil fışkırabilsin diye farkında olmak, farkına varmak bu mevsimde, bu mevsimin.



  Sonbahar bir yanda soğuk günleri hatırlatan, ömrün son demlerini yansıtan, diğer yanda tarafsızlığın, huzurun ve tadına doyum olmayan güzellikleri sere serpe önümüze buyur eden mevsim. Seninle olmak ne güzel, Seninle güzellikleri paylaşmak, yakmayan güneşi hissetmek, üşütmeyen esintilerle kucaklaşmak, yağmurla arkadaş olmak; şemsiye altında ya da yavaş yavaş bilinmeyeni düşünerek ıslanmak!


    Kısacası Sonbahar doğanın akşamı ve en rahat anıdır. Sonbaharda tıpkı tüm canlılar gibi doğada günün tüm yorucu telaşından sonra soyunup yorgunluğunu atar kendi akşamında!



  Sonbahar... Hüzün kadar tatlı, hüzün kadar buruk güzel mevsimsin! Kendimle, o’nun la özdeşleştirdiğim, Benim çay,  hatıraların şeker olacağı tek mevsimim!
 

https://www.youtube.com/watch?v=KFppTBdCse8 Sonbahar ezgileri  eşliğinde kısa bir şiir arası verelim!

Fazla değil 1 hafta sonra tamamen gelecek
yapraklar çiçek açacak turuncu sarı,
kucaklayacak dallar kırmızıları, 
bulutların ardından yakmayan güneş,
esen şarkı gibi, ışığın akan seli gibi esecek rüzgar,
sevgisini damıtarak akıtacak gökyüzü, 
yıkacak silkeler gibi ağaçları sonbahar yağmurları, 
sonrasında güneşin eşsiz dokunuşu parlak bakır kahvesi yamaçlarda, 
bir renk cümbüşü ağaçlar yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya boyanacak, 
dağlar yaslanacak bulutlara ,
yapraklar çiçek açacak dallar turuncuya çalan kırmızılarla kucaklaşacak.
ne muhteşem bir görüntüdür ki, o sonbahar yağmurları”

Ve yaz’ın yüzüne bile bakmadığımız, ihanetle terk ettiğimiz bir kase çorbanın, bir bardak çayın bize küsmediğini, kıymetini hatırlatan kasım ay’ı içten içe gülümseyecek ve öykünmenin ötesinde bir dize belirecek buğulu camlarda!

‘’Kavuşalım diye vardı o eylül sabahları,
gülümseyelim diye var sonbahar yağmurları’’

    Son kez:
   Demiştik oysa: Eminim biz de ağaçların kurumuş yaprakları gibi dökebiliriz eski fikirleri; içimizi çürüten nefretleri ve yeniden çıplak ve sıfırdan doğmayı deneyebiliriz bu güzelim Kasım’da… Deneriz ki! Bizimde döktüğümüz sararmış kurumuş duyguların, nefretlerin açtığı gözeneklerden yeni dallar; yeni fikirler ve taze sevgiler yemyeşil fışkırabilsin diye..!

15-16-2017 KASIM- İSTANBUL

A.Ümit YILDIZ

Adil Bozkurt, Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sonbahara yakıştırılmış hüzün oysa gülümserken aklımıza gelmez. Belki havasından belki duruşundan şimdi camdan dışarıya baktım da bu ara ben gibi bakıyor sanki dedim :) gülümsedim evet Sonbahar hüzün...Hüzünlü ama kendimizden çok şey bulabileceğimiz benim bulduğum ...Selam ve sevgiler :)

Tülay EKER 
 14.11.2017 8:49
Cevap :
Doğa içinde sakladığı gizemi, sansürsüzce sunmaya devam ederken insana! Ve ömrümüz telaşların arasında sürüp giderken geç kaldım cevap vermekte affola.. Merhaba Tülay Anne! Oysa ne güzel demişti şair: Pencere, en iyisi pencere; Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa, Dört duvarı göreceğine! Aynı duygularla aynı pencerelerden bakabilmişsek şu güzelim dünyaya ekmek ayyası tadında ne mutlu bizlere :)) Öyle ya Tülay Hanım: 4 soğuk ay ve 4 sıcak ay vardır, geriye 4 belirli olmayan sıcaklıkta ay kalır. Şubat’ta kar yağar. Mart’ta her yer buz gibidir. Eylülde öğrenciler geri döner ve kitapçılar dolar. Biliyorum ki Haziran sonu kitapçıları gibidir bizim dramımız,bir anda boşalır duygular ve sonra Sonbaharda yeniden dolar. Biz böyle de çok mutluyuz çok şükür yaradana! Seviyoruz Tülay Anne, nasıl sevilirse öyle! Saygı, sevgi ve muhabbetle! Emanetleri asla kaybolmayan Ulu Allah'a hep beraber emanet olmamız dileğimle..!   20.11.2017 0:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 3636
Kayıt tarihi
: 24.04.07
 
 

17 Şubat 1986'da: Soğuk karlı bir Şubat gecesi Koca Karı olan ebenin ellerine ''bilim otoriteleri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster