Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
234
 

"Alınganlık" gösterdim

"Alınganlık" gösterdim
 

Bugünün “İlk” yazısını “Blog” kategorisinde yazmaya karar verdim, geriye iki hakkım daha var.

Milliyet Blog’un ana sayfasındaki “Seyir defteri” başlığı altındaki “Yorumlar” bölümünde okuduğum iki “Kısa mesaj” beni bu yazıya yöneltti.

Birincisi; düşünce ve duygularını bizlerle paylaşan “DG” ve “Akdenizli” rumuzlarıyla yazan arkadaşlarımızın “Doğum günleri” olduğunu öğrendim. Aslında tabi “Dün” imiş ama olsun, ben bugün de onların “Doğum günlerini” en içten duygularımla ve “Bir yaş daha gençleştikleri” için kutluyorum.

İkincisi; Sayın Fahrettin ÇİTİL kardeşimizin “Yorumundaki” bir cümleye “Alınganlık” gösterdim.

Yorumunda “Yazarı olduğum Milliyet Blog ailesinin ilk ayında bana tanıdığı 'Güvenilir Yazar' imkânı ile de yazılarımdaki hassasiyet ve duyarlılık katlanmış bulunmaktadır” ifadesini kullanmış.

Şimdi bu <ı>'Güvenilir Yazar' cümlesine takıldım. Böyle bir ayrım mı var?

Olacağını sanmıyorum. Ama bir ayrım yapılacaksa, bunun adı <ı>“Tehlikeli yazı yazan” olarak tanımlamak gerekir. Hani yazar, dikkat etmez, lafın nereye varacağını hesaplamaz, ardından mahkeme kapılarından toplamak filan gerekir.

Örneğin ben…

Rahatça <ı>“Tehlikeli yazı yazan” sınıfına girenlerden biri olabilirim. Dolayısıyla da yazılarımızın değerli “Editör” kardeşlerimiz tarafından dikkatle okunup, dahası “Avukat”lardan içinde suç unsuru bulunup bulunmadığına dair süzgeçten geçirilmesi bile gerekebilir.

Genellikle “Siyasi” konularda yazı yazan kardeşlerimizin, yazılarında hama-hasa değmeden meramlarını anlatmaları gerekir. Ancak yazılarındaki ana fikirleri de TCK’yı dikkate alarak “İnce" ve "Hoş hicivlerle” ifade etmelerini öneririm tabi… Hani “Suç” unsurunu oluşturmamak için.

Ben her ne kadar “Milliyet Blog yöneticilerinin” dikkatinden kaçmayan <ı>“Tehlikeli yazı yazan” sınıfındaysam da, bu güne kadar 3-5 yazı dışında “Ret” edilen yazım olmadı. Onların “Ret” gerekçelerine de saygı duydum.

N’olur n’olmaz diye endişelerinde haklı olabilirlerdi.

Bir kaça kez belirttim, belki size “Kabak tadı” gibi gelebilir, 45 yıldır Anadolu gazetelerinde yazan biri olarak zaten her yazım “Savcı” denetiminden geçiyor. Bu nedenle de her harfe, kırk düşünüp bir tuşa basıyorum. Böyle olmasına rağmen “Yazıların 1500 karakteri geçmesin” uyarısı ile yazdıklarımın “Yazma süresi” on beş dakikayı geçmez. Nedeni de on beş dakikada yazacağım yazıyı, kafamda önce saatlerce evirir çevirir öyle yazıya dökerim.

Gelelim sadede… Yani sonuca…[1]

Saygın ve sevgili MB yöneticileri kardeşlerimiz. Eğer varsa “Güvenilir” veya "Güvenilmez” diye bir ayrımınız, lütfen bunu “Sorunlu” veya “Sorunsuz” yazı yazanlar olarak değiştiriniz.

Çünkü MB’de yazı yazan kardeşlerimizin “Güvenilirliği” konusunda endişe etmek, bizim MB ailemizin içinde olmaması gereken duygudur.

“Alınganlık” göstermemde haklı mıyım, orasını da açıkça bilmiyorum. Sürçü lisan eylediysem affola…

23 OCAK 2008



[1] Özü "Türkçe" olmayan kelimeler kullanınca, gençler anlasın diye zaman zaman böyle açıklamaları yapıyorum. Hoşgörünüze sığınarak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın yazarım kelimeler bir tarafa ben yazılarını seviyorum...Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 29.01.2008 23:35
Cevap :
Sayın Esma KAHRAMAN... Nezaketiniz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  30.01.2008 0:42
 

Eller kirli, ortalık berbat. Suda orada sabunda orada. SEn dokunma, ben dokunmayayım kim dokunacak. Güvenilirlik olayımı su ve sabun olayımı ağabey? Fotoğraf olayına gelince ben daha aylar önceden bu fotoğrafın ne kadar güzel ve size yakıştığını belirtmiştim. Lütfen tahriklere kapılmayın :))

kartal0634 
 25.01.2008 10:53
Cevap :
Sevgili "Kartal Ankara-İstanbul" kardeşim... Bak bu kez "eagle"den daha "Türkçe" olmuş. Teşekkür ederim. Biz, suya da dokunacağız, sabuna da... Hatta araya Bursa'dan alınma "İpek" keseyi de kullanacağız ki, iyi temizlensin... ancak 45 yıllık prensiplerim dahilinde. Asla "Küfür ve hakaret" ederek, kişilik haklarına dokunmadan. Resime gelince, bu gün bu, yarın daha başkası. Nasıl olsa hepsi de benim... Yorumunuz için teşekkür ederi saygı ve sevgilerimi sunuarım. İBRAHİM PEKBAY  25.01.2008 12:53
 

Önceki resminiz daha güvenilir, daha babacan görünüyordu, Sayın Pekbay. Evet bir kavram kargaşası var, sivri dilli yazar, tatlı dilli yazar diye ayrılabilir...Selamlar...

Fatma Köse  
 23.01.2008 22:33
Cevap :
Sayın "yolun*diğer*yarısı" kardeşim. Yorumunuz için teşekkür ederim. Gelelim "Resim" bölümüne. Haklısın galiba, değiştireyim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  24.01.2008 0:24
 

Resmini niye değiştirdin? Önceki yaşlı başlı sevimli bir tonton ihtiyar görünümündeydi. Ya şimdiki? Gözleri felfecri okuyor! Sor bak yengemiz hanımefendi de güvenmiyordur!!!!

Ahmet Balcı 
 23.01.2008 15:43
Cevap :
Sayın BALCI... Hanımla arama "Nifak sokma" gayretine girmemenizi öneririm. Hani derler ya "Kırık yıllık Kani, olur mu yahni" diye... Bizden bundan sonra kimse kötülük beklemez, hanım da bilir. Hadi var sayalım bilemedi, dolduruşa geldi, gelmez ya, o zaman dostluğa ne demeli?... Güzel espriniz için çok teşekkür ediyorum. Sağlıkla kalınız. Saygı ve sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY  23.01.2008 17:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 879
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster