Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
3009
 

'Dönersen ıslık çalarsın'

'Dönersen ıslık çalarsın'
 

<ı>“Dönersen ıslık çalarsın
Yol uzun, su karanlık
Otur bir çardak altına
Bırak biraz Yağmur yağsın”*

<ı>

damatlığımı giymiştim
sen de yalanlığını
çıkmıştık el ele
salon-salomanje bir düğüne
bal-ayına gitmiştik (her şey yüzde on indirimli)
döndüğümüzde portmantolu bir evimiz olmuştu bizim de
şifonyerlerimiz
tuvalet aynalarımız
kombimiz
radyatörlerimiz
vitrinlerimiz
büfemiz
“Evinizde Türkçe bir şey kalmamıştı. Bana anlayış gösterecek yerde büfeyi gösterdin”

peki sonra?
sonra sana şiir okudum
arada bir yazdım da hatta

peki iyi şiir nasıl yazılır bir fikrin var mı sevgilim?
esinle?
yürekle?
bilgiyle?
kelimelerle?
duyguyla?
bir işime yarar mı sence
o ressamın düşünden çaldığım esin?
şiir olur mu bundan mesela?

hem sahi şiir hangi kelimelerle yazılır sevgilim?
iyi bir şiirin içinde mesela “kan” kelimesi mutlaka geçmeli mi sence?
onun gibi ağır ve renkli bir kelime yerine mesela “çöp” desem,
ataç desem
lavabo desem, hani "tuvalet" yerine kullanılıyor ya bugünlerde
ay sonu desem ya da aybaşı? (olmaz! bu da kanı çağrıştırır)
bunlarla şiir yazılır mı?
bence iyi şiirin içinde kan olmasa da olur sevgilim
“yağmur” olsun yeter

“Evinizde Türkçe bir şey kalmamıştı” der ya oğuz atay,
kürtçe bir şey ise hiç olmadı evimizde
garip değil mi?
oysa sen kürt kızıydın, ekmeğe “nan” derdin çocukken, keser’e “tewşî”
(aman dubluve’yle yazmayalım da kanun peşimize düşmesin!)
sahi alfabemizde “W” harfinin olmayışının sorumlusu kimdir biliyor musun sevgilim?
söyleyeyim: kuvvaî dilliyeciler
harf devrimimiz iyi yapılmasaydı
keser'i “qeser” diye yazacaktık sevgilim
ve büyük bir facia olacaktı bu da!

peki elfabemizde Q harfinin olmayışını kime borçluyuz biliyor musun sevgilim?
söyleyeyim: atatürk’ün selanik askeri rüşdiyesi’ndeki öğretmenine
onun hikâyesini de başka zaman anlatırım

iyi bir şiirin içinde hangi isimler olmalıdır sevgilim?
benim favorim “bengi”dir, “berfin”i de severim
kokulu imgelere ihtiyaç duyarsam burcu'yu seçerim, ıtır da vardır yedekte
sahi nermin isimli kadınlar nereye gitti sevgilim?
bunun bir de kafiyesi vardı hani: şermin
ya belgin, pervin?
süslü ve havalıydılar bir zaman, salon kadınıydı hepsi
hayli depresiftiler
kuaförden çıkmaz, manikürü hiç geciktirmezlerdi
kocaları aldatırdı, en büyük dramları da buydu
ya nilgün?
nilgün’ler kırkını geçmiş olmalı
yirmi yaşında epey hülya bulunabilir
aysel?
aysel'ler menapoz çağına gelmiş midir?
sence nevres bey'ler yaşıyor mudur hâlâ?

peki elifbamızda X harfinin olmayışından kim sorumludur biliyor musun sevgilim?
inanmayacaksın: taksiler ve taksim meydanı

sahi şiire en çok yakışan harf hangisidir sevgilim?
S olabilir mi?
(alfabemizin bu en atletik harfiyle sevmiştim seni)
peki “I”?
I, alfabemizin en yalın harfidir sevgilim, kimseye müdanası yoktur, yalnızlığı ve bekârlığı seçmiştir
bir kardeşi vardır “İ”
(o küçük yaşta evlendi, bir çocuğu oldu, adı “nokta”)
I alfabemizin en kalender harfidir sevgilim
ne T gibi haltercidir
ne Z gibi zig zaglar çizer serhoş olunca
ne H gibi portatif merdiven vazifesi görür
ne de Y gibi serçelere düşmandır

işte ben asıl “I”nın yalınlığında sevmiştim seni

<ı>
..........

<ı>* Bir Dostu Ölü Götürmek / Ergin Günçe

Celal Çelik - 6 Aralık 2008 - İstanbul

chelikce@gmail.com



<ı>

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

... sana ait olan herşeyi bir nefeste bir göz yumma anında bir soğuk telefon konuşmasında geri alabilir misin ? seni benden geri alabilir misin? kovabilir misin beni senden? sevgilim yoksa sen sevgilim olmayabilir misin? Daha Nazan Hanım'ın yorumunu okumadan ben de Yılmaz Erdoğan'ın bu şiirini hatırlamıştım okurken... Aslında çok da benzemiyor ama benzer duyguları taşıyor içinde belki de...Yılmaz Erdoğan'ı fazla okumuyorsunuz söylediğiniz kadarıyla ama özellikle Kayıp Kentin Yakışıklısı'nda çok hoş şiirleri var. Özellikle Beyoğlu'ndan Dolmabahçe'ye uzanan o satırlarla tanışmanızı çok isterim. Çok uzattım biliyorum...:)Şiirinize gelince; her ne kadar bazı kelimelerin, burada belki bir kendi kendine konuşma mahiyetinde de olsa, şiir içinde kullanılmasına gereksiz derecede karşı olan kuralcı bir tarafım var ise de sevdim şiirinizi...samimiyetinizi...Yazdım da yazdım:) Ama kabahat bende değil bunca satırı yazdıran şiirinizde...Sonunda bitti işte:) Sevgiler...

Esin Nefes 
 25.08.2010 17:50
Cevap :
Yazın efendim daha çok yazın, hiç şikayetçi değilim şahsen :) Benim şiirde iddiam yok, arada bir hissettiklerimi şiir formatına yakın bir tarzda yazıyorum. Şiir olarak da okunabiliyorsa ne mutlu bana :) Yılmaz Erdoğan iyi bir şair olabilir ama nedense ben onu bir oyun yazarı olarak görmek istiyorum. "Şiir"imi beğenmenize çok sevindim. Onur verdiniz. Sevgiyle...  27.08.2010 9:56
 

Ama Yılmaz Erdoğan'dan etkilenmiş yada esinlenmiş olma olasılığın var mı? Zira onun bir yazısıyla inanılmaz benzerlikler gösteriyor.

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 15.12.2009 23:09
Cevap :
Merhaba Nazan. Yılmaz Erdoğan'ın sağda solda parça parça kulağıma çalınanlar dışında ("ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim" dizesi gibi) hiçbir yazısını, şiirini, kitabını okumadım. Dolayısıyla bir esinlenme-etkilenme söz konusu olamaz. Hangi yazısıysa bana gönderebilirsen sevinirim. Merak ettim şimdi ben de. Sevgiler.  15.12.2009 23:47
 

Alfabeyi böyle öğrense çocuklar,belki okumayı ve hatta yazmayı daha çok sevmezler mi acaba?Ne güzel olurdu.

Leylim. 
 15.12.2009 22:51
Cevap :
Ama W,X ve Q sorun olabilirdi :) Sevgiler...  15.12.2009 23:38
 

bu yazını okumamışım, güzelmiş...

sema öztürk 
 28.08.2009 10:28
Cevap :
Teşekkür.  28.08.2009 10:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3525
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster