Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
100
 

“Henüz vakit varken gülüm…”

“Henüz vakit varken gülüm…”
 

Yıl 1960…

Nisan ayının 28’i.

Yer, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıf anfisi…

Saat 11.

Ders Anayasa Hukuku.

Kürsüde Prof. Hüseyin Nail Kübalı.

Şöyle konuşuyor hocaların hocası:

- Ülkemizde Anayasal düzen kalmamıştır. Bu düzen tekrar kurulana kadar Anayasa Hukuku derslerini tatil ediyorum.

Ve ağır ve vakur adımlarla kürsüden iniyor ve çıkıp gidiyor Hüseyin Nail Kübalı hocamız…

İşte 28 Nisan 1960 gençlik hareketi böyle başladı.

Sonra Cuma. Kıvılcımın Ankara’ya sıçraması.

Meşhur 555 K şifresi…

Cumartesi: İlk demokrasi şehidinin yere düşmesi. Pazar.

Pazartesi Saraçhane’de eyleme devam.

Sonra… Büyük bir halk desteği ile gelen 27 Mayıs Devrimi.

İlk demokrasi şehidinin adı Turan Emeksiz’di.

Bugünün son demokrasi şehidini adı, TGB üyesi Abdullah Cömert…

O gün üniversite öğrencileri Anayasal düzeni rafa kaldıran bir diktatör özentisine karşı başkaldırmışlardı.

Bugün gençlik, Anayasal düzeni, Anayasa’yı değiştirerek rafa kaldırmaya niyetli bir iktidara karşı başkaldırıyor.

Çevrenin tahrip edilmesine hayır diyor, genç insanlar.

Ülkenin tüm değerlerinin pazarlanmasına karşı çıkıyor.

Bölünmeye Hayır!

Diktatörlüğe hayır!

Kent dokusunu tahrip eden AVM’lere hayır!

Cumhuriyet değerlerinin yok edilmesine Hayır!

Tencereler şakırdıyor, tavalar bir tehdit aracı gibi havada sallanıyor.

Ekonomik taleplerle yola çıkan sendikalar grev kararları alıyor.

“Bir kıvılcım, koca bir bozkırı tutuşturuyor…” Ama yakıp, kül etmiyor.

Bağımsızlık istiyor gençler.

Hukuk Devleti’nin tüm kurumları ile yerleşmesini istiyor.

Atatürk İlkeleri’nin hayata geçirilmesini, kamu yararının bireysel çıkarın önünde yer almasını, yurttaşların insanca yaşama hakkının devletin temel felsefesi olmasını istiyor.

Gençler, 28 Nisan’ın üniversite öğrencilerinden çok daha fazla şeyler istiyor, çok daha büyük düşünüyor…

Çünkü, 28 Nisan’ın Menderes’i ile, 30 Mayıs’ın Tayip Erdoğan’ı arasında büyük farklar vardır.

Gerçi, önceki şimdikinin hocasıdır, öncüsüdür, ama…

Menderes, o günün koşullarında mahkeme kararı ile, “Anayasal düzeni ihlal ve tağyir” suçundan idama mahkum olmuş ve asılmıştır.

Tayip Erdoğan, Suriye’ye demokrasi götürme aşkına Ortadoğu’nun proje müellifliğine soyunmuş, koşturmaktadır.

Bugünün tarihi 2013 yılının 5 Mayıs’ını göstermektedir.

Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Sayın Başbakanı, şimdilik kaydıyla, şanslıdır.

Faruk Haksal

www.soruyusormak.com

www.dnm-ler.com

www.akceder.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 913
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 477
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster