Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
807
 

“Yaşam keyifli bir deneyim, lütfen gülümseyin…”

“Yaşam keyifli bir deneyim, lütfen gülümseyin…”
 

Kaynak:İnternet


Her bir deneyim yaşandığı anda pek keyifli olmayabilir elbette, lakin yaşarken pek utandığımız, üzüldüğümüz şeyler gün gelip de hangimiz için komik gelmedi?

Ya da çok üzüntülü yaşanmışlıklar dahi kordan küle dönmedi?

Çok keyif aldığımız anlar hüzne bulanmadı mı an geldi…

Deneyimler bir şekilde bizi büyütüyorsa, sevgiyle kabul etmek lazım, hatta keyfini çıkarmak da cabası…

……

En bi güncel konudan bodoslama giriş yapacağım: Reklamına reklam katacağım Ümit Culduz!

Bir yazısında mıydı, yorumunda mı, anımsayamıyorum, yazı başına para aldığını yazmıştı, ben de çaylak olarak, hem de paraya ihtiyacı olan bir ana olarak, pat diye atlamıştım! Ciddi ciddi sormuştum, gerçekten böyle bir uygulama var mı diye…

Beni tiye aldığını fark ettiğimde cidden çok bozulmuştum.

Günlerimi, gecelerimi almıştı düştüğüm durum, ne yalan söyleyeyim!

Sonraları akıl hocalığı yapmaya başlamıştı, üzülmüş olacaktı zannımca safiyane kanmama, hatta jest olarak yazdığım mesajı da sayfasından silmişti, ama dik başlı olduğumdan pek uyamadım dediklerine, böylelikle başladı kavga… J))

Culduz’un yerinde olsaydım “para mı alınıyor gerçekten de” diye sorulduğunda, “yok canım, şakaydı” derdim, mesela…

……

Sevgili Sabiha Rana, özünüzde pek mutebersiniz, muhtemelen, ancak sizin de ifade ettiğiniz gibi “tık” lanma konusunda vallaha da bir takıntınız var!

Hani, porno morno, alıştık gitti, ama geçenlerde Deniz Yakut Google ile ilgili bir yazı yazıp da, tahminen, hiç beklemediği kadar bir tık elde ettiğinin ertesinde üç-beş blog “Google” isimli yazılar yazmanız dikkatimden kaçmadı!

Yazasım olsa da o anda yazmazdım ben, mesela…

……

Sevgili Arif Öğütçü, iyi niyetiniz had safhada, takdir etmemem mümkün değil… Öyle açık şekilde yazma çabanızdan söz ediyorsunuz ki, destek olmamak olası değil!

Yıpratmaya çalışanlarla aynı torbaya girmeyin, ne olur!

Yerinizde olsam, bazı kişileri hiç ciddiye almazdım!

…….

Sevgili .........., son sözü ilk olarak söylemeyi dürüstlük olarak görüyorsunuz, ancak karşınızdaki kişi ne demek istiyor, neyi anlatmaya çalışıyor, dinliyor musunuz? Yoksa, önyargılı olarak “hah bunu diyecek” diye düşünüp, ben bunu dersem, o da bunu diyecek diyerek mi son sözü peşinen söylüyorsunuz?

Bu dürüstlük değil, önyargıdır, bencilliktir, karşı tarafı dinlememektir!

Karşı tarafa hattı zatında kendini ifade etmesine izin vermemektir!

Bu durumda dürüstlük söz konusu olamaz, dürüstlük eşit şartlarda oluşabilir ancak, gözlemlediğim kadarıyla siz uzlaşmayı hiç düşünmeden, karşı tarafın uzlaşma amacı güttüğüne dahi inanmadan, hatta hesaba dahi katmadan kendi adınıza bir sonuca varıyorsunuz, ki bunun adı dürüstlük değil, olsa olsa peşin hükümlülüktür, altında da yatan bencilliktir… Benden daha iyisini bilemez, düşünemez bir insan sendromu…

Ben olsam, son sözü sona bırakırdım, kim bilir karşımdaki benim son sözümden daha değerli bir şeyler söylerdi… Hatta ben utanırdım, son sözümün beynimde oluşmasından dolayı…

……

Şimdilik benden bu kadar!

……

Yaşam keyifli bir deneyimdir, lütfen gülümseyin…

……

“Ben olsaydım… Hani onun yerinde… Böyle yapmazdım! Dediğimiz halleri isterseniz biraz daha açalım! Malum, açılıp, saçılıyoruz!

Vallaha, ben de açılıp, tarzıma göre fazlasıyla saçıldım, sonum hayrolsun! J))

Gülgün Karaoğlu

Kasım, 03/09

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kimseyi azarlamış değilim. Bir örnek gösteremezsiniz. Hatta şaka yollu takılırım. Bir de "Herr Culduz" diyen kifayetsizler var ama inanın ben onlara da aldırmam. "Güçleri buna yetiyor ancak" der ve güler geçerim. Beni anlıyorsunuz, değil mi? Sevgilerimle efendim:))

Ümit Culduz  
 08.11.2009 2:07
Cevap :
:)) Ayy ayol pek hoşsunuz, bir kaç dil bilen bir insanın, meslek olarak kullananların yaşadığınız yer itibariyle "Herr" denmesi yetsizlikse, şahsınızda, tabii ki, siz mühendissiniz, ben ihracat müdürü... Size göre sakil duran ifad mesleğim açısından pek de artı bir durumdur, hani nasıl desem, bir çok dilde kendi dillerinde hitap etmek pek şık bir durumdur mesleğimde... Keşke, herkes becerebilse... Selamlarımla Bay Culduz... Sevgili Ümit Bey...  08.11.2009 3:00
 

GERCEKTEN MI? Bu kadarina da pes dogrusu. Ben uzaklarda her seyden habersiz .Eger gercek ise birakiyorum burayi .... Siz bari yapmayın Nursen Hanım:) Aman yazıyı ve gelen yorumları bir daha okuyun lütfen:) Kovduracak mısınız beni bu siteden? Şaka yapıyorum ayol, aaaa:))) 22.10.2008 06:12:39 23.10.2008 23:41:03 Nursen [Cevap yaz]

Ümit Culduz  
 07.11.2009 6:43
Cevap :
:) Vallaha onu bunu bilmem, kendi yaşadığımı bilirim bir, bir de bu yazıma gelen ilk yorumunuzu sevgili Culduz! Bu arada, çok alakasız bir konu ama, farkettim diye şeyttiriyorum: "Çulduz" yazanları eğer ki tavır alıyorlarsa size azarlıyorsunuz, lakin övüyorlarsa amenna diyorsunuz, hani istatistikler, kriterler falan konunuz ya, o yüzden şeyttim! :) Selamlar...  08.11.2009 1:53
 

Sorunlarımın olmadığı anlamına gelmez. Hem sonra "bazı" dedim, sizi direkt kastetmedim. Yakın zamanda çok üzücü şeyler yaşandı blogda. Hem de onca "yapmayın, etmeyin" uyarılarıma(mesajla) karşın. İnsanoğlu acımasız. Pek paylaşmaya gelmiyor acı ve sıkıntılar. Görmek isteyene örnekler çok. Sizin "sakil" bulduğum hiçbir yönünüz yok ve olamaz da zaten. Ayrıca özelinizi yermek benim üzerime vazife değil. Hakkım da değil. Bahsettiğiniz hastalığı ben sizden iyi bilirim.. Neyse; üzülmeyin. Bir şekilde düzeliyor sıkıntılar. Selamlar, saygılar.

Ümit Culduz  
 06.11.2009 3:43
Cevap :
Ümit Bey, yorumunuzda şuraya ciddi anlamda takıldım, takıldım derken önemsedim yani, takıntı hastalığı konusunda "daha fazla" bilgiye sahip olduğunuzu belirtmişsiniz ya, bu bilgilere ciddi anlamda ihtiyacım var, bilgilendirmenizi rica ederim. Selamlar...  06.11.2009 22:04
 

Ve olmayacak bir hayalin peşinden koşmak. Şimdi anlıyor musunuz neden çul çaput bağlanır o yatırlara? Neden adaklar adanır ve kurbanlar kesilir? Ve neden koşulur camilere? Demek ki her kesimden insanın ayakları yerden kesilebiliyormuş, çaresiz olduğunda. Saygı ve sevgilerimle Gülgün Hanım.

Ümit Culduz  
 05.11.2009 20:36
Cevap :
:)) Kusura bakmayın Herr Culduz, rast geldi sıkıntılı anımdı, ancak öyle olmasa dahi yine de yazı başına ücret konusu beni cezbederdi! Ücret miktarı olmasa da, savunduğunuz gibi araştırmacı ruh devreye girerdi!Hiç olmadı, insan eşitlik isterdi!Bu arada, kaç mesleğe sahip olup, kaç dil bilirken çalıştığı şirket batıp da işsiz kalmaktan bahsetmek, çalışmak istememekten değil, iş bulamamaktan yakınmak size sakil, hatta özel hayatı deşifre etmek gibi gelebilir! Kusura bakmayın ama bu durum buranın gerçeği! Haa, eğer yardım istemiş olsaydım, ya da acındırma durumum hasıl olsaydı, konuşma, yerme hakkınız mevcuttu! Haa, bir de oğlumun obsessive kompulsive nevroz(takıntı hastalığı) problemi var. Bu hastalıktan haberiniz var mı, umarım yakınınızda birilerinden deneyimlemezsiniz, hele ki bir baba olarak gözemlemezsiniz!Hele ki yerimde olmayı pek eminim ki hiç istemezdiniz! İfade ettiğiniz tarza sahip değilim lakin elbet, çıkarsız kaldığı anda herkes düşmana bile sarılabilir, düşmanda insan yani  05.11.2009 21:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster