Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
774
 

"Yediveren çilek" memleketi ve Başkan Akın.

"Yediveren çilek" memleketi ve Başkan Akın.
 

Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, bir ziyarette.


Karadeniz’de Sonbahar, ılgın ılgın esen rüzgarın önünde sürüklenen sararmış yaprakların serpintileri ile başlar.  Yeşilliklere gömülü Bartın’da da durum aynı. “Ilgıt ılgıt eser, rüzgarın yeli, Bartın’da bir başkadır, yediverenleri.”

Neden yediveren? Çilek mevsimi çoktandır bitti Türkiye’de. Ama burada, ikinci, üçünce elden, peş peşe çilek mevsimi yaşamak mümkün. Burada çileği,  fidesi  ayrı olarak satıyorlar. Yanında da çileğini. İsmine “ Yediveren çilek” deniyor. Biraz daha zorlanırsa, bu yediler, katlanacak gibi gözüküyor.

Bartın Belediye Başkanı renkli bir simaya sahip. Çok dalgın, çok meşgul. Bir gün evvel kavilleştik, röportaj yapacağız  kendisiyle. Saatler öncesi karşılaştık Gazeteci Esen Aliş’in mekanında. Konuşa konuşa gittik arabasıyle. Arabaya bininceye kadar, yol boyunca sıkmadığı el kalmadı. El sıkanlara baktım, hepsi samimiydi. Hepsinin hatırını sordu Başkan Cemal Akın. Hatta öyle ki, hal hatırları arasında, ameliyatlıları bile sordu “Nasıl geçti?” diyerek.

Gide gide, araba bizi, bir türbeye götürdü. Başkan ismini söyleyince, hatırladım: “ Ebu Derda Hazretlerinin Türbesi.” Biz buraya korka korka gelirdik. Ulu ulu ağaçlar. Pıtrak gibi yükselen, Osmanlı mimarisi mezar taşları. Taşların her biri şapka giymişcesine  başa sarılı dolaklarla daha da irileşen mezar taşları. Sizi gözlüyorlarmış gibi.

Oradaki ulu ağaçlara ip atardık, bir yandan  piknik yemeğimizi oracıkta pişirirken, biz çocuklar sallanırdık ağaçlarda. Hey gidi günler.

Kaç yıl sonra gelince, tanıyamadım buraları. Yalnız o salıncak ağacı duruyor. O kadar. Harabe hali sonlandırılmış. Etrafı çevrilerek içersine tesisler yapılmış. Tur otobüsleri bile geliyor buraya.

Hz. Ebu Derya, Peygamberimizin Sancaktarı imiş. Bir kenarda çıkrıklı su kuyusu var. Bol ağaçlı, iç açıcı bir manzara. Bizim röportaj, hesapta yokken, türbe ile başladı. Duvarda enteresan sözler var: “Burada adak adanmaz.  Kurban Kesilmez.. Bez çaput bağlanmaz, eğilerek, sürünerek zikir yapılmaz…” Daha da neler.

Şimdi makamına gidiyoruz. Yol boyunca arabanın önüne geçen okul çocukları,  başkana el sallıyorlar. Arabasından tanıyor olmalılar. O da onlara içten karşılık veriyor.

Makam, kendisini bekleyenlerle dolu. Bir bir ilgileniyor hepsiyle. Teker teker. Ellerini sıkıyor, gönüllerini alıyor. Bizim röportaj güme gitti gidecek. Ama durumu  önceden sezinlediğim için, yollarda sora sora geldim makamına.

“Bu memlekette kaldırımsız yol bırakmayacağım “ diyor. Yol boyunca da kaldırım işçileri , her yerde vardı hakikaten.

Panelde, eski Bakan Cahit Karakaş’ın ithamlarına maruz kalmıştı Başkan Akın. “Ne dersiniz?” dedik. Gayet mutedil cevaplar verdi. Polemiği sevmiyor Başkan.

Belediye bir aş evi kurmuş. Bartın’ın milli yemekleri satılıyor orada. Yöresel yemeklerin isimleri ilginç: “ Pumpum çorbası” Halışka,” gibi. Biz oradayken gözlemlemiştik. Turistler tariflerini istiyordu restorandan. Başkana söyledik. Üç dilde bir tarif kitapçığı masalarda bulunsa, yerli ve yabancıların istifadesine sunulsa fena olmaz dedik.  Başkan not aldı. Yaptırayım dedi.

Buranın Kavşak Suyu,  yarım asırdır durmadan akar.  Membası yer değiştirmiş. Onu bulmak için heyet gitmiş. Onarmışlar ama, su eksilmiş. Buna rağmen Başkan, evlere on tonluk tankerlerle günde beş sefer su dağıtıyormuş. Özellikleri müthiş bir su. Bizim damacanlarla içtiğimiz sudan çok farklı leziz. Ayrıca, her gün, belirli saatlerde, sokaklardan bedava akıtılıyor çeşmelerde.

 “Kavşak Suyu”ıslah çalışmaları bir yandan, alt yapı bir yandan. Dur durak yok. Kanalizasyon, bu yılın sonunda ihaleye çıkarılacak. Ondan sonradır ki sıra ırmağa gelecek. İri tonajlı gemiler,  Karadeniz’den girip, ırmak boyunca eskiden şehre ulaşırdı.  Irmak tarandıktan sonra, bu imkanlar artacak. Turizm de nasibini alacak.

En büyük sorun, sayfiyelik İnkum’u tepelerindeki çöp yangınları ve yaydığı koku. Onu da hallediyorlar. Civar üç belediyenin çöpü, burada kokulu olarak tüter zaten. Çöp imha tesisleri kurulacak. Irmaktan 3 metre yüksekte olmak üzere su isale hattı çekildi. Motopomplar su fışkırtıyor. Çöpler ıslatılınca da yanmıyor.

Şimdi asbestli borular su kaçırıyor. Bozukların değiştirilmesi için devamlı faaliyet var burada.

Bartın, Almanya’nın Lünen kenti ile kardeş şehir oldu. Bunun sevinci var. Belediye, bir heyet halinde yakınlarda oradı.

 

  

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli üstadım, Bartın'a olan vefa duygularınız, son yıllarda eşine rastlanır türden değil. Reis beye de kolaylıklar ve başarılar dilerim. Saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 18.10.2011 20:46
Cevap :
Öyle bir yumak ki, çöz çözebilirsen. Sar sarabilirsen. Tatlılıklara sarmalanmış bir çilesiz yumak bu. Her an çözülebilir. Her an yumak olabilir. Her şey kendi iradeniz altında. Mesela bir pazar kurulur. Hep kaduın satıcılar vardır koskoca pazaryerinde. "Garılar Pazarı..." Malını satarken, verddiğiniz paranın üstünü hesaplayamayan, çarpım tablosunu bilmeyen ve "Şu kadar çilek şu kadar mı ediyor. Para olarak. Veya veya "Ben size para üstü olarak ne vereceğim?" der muhakkak. Bir tatlıdır buranın satıcıları..Bir bakraç yoğurt alırsınız. Peşinizden evinize kadar arkanızdan gelir satıcı kadın. Yoğurdu boşaltabailmek için. Ya, işte böyle böyle. Ne de olsa çocukluğumun geçtiği yer orası. Teşekkürler sevgili dost  19.10.2011 0:28
 

Ne mutlu Şirin Kent Bartına sizin gibi bir tanıtıcısı var... Ne mutlu ki Güzel yürekli bir belediye başkanı var... Ne mutlu ki, türbelerin aydınlarca,aydınlandığı açıklamalar var... Ne mutlu ki bizim için Muzaffer Cellek gibi bir ağabeyimiz var... Bu harika kenti askerliğimde tanımış ve çok sevmiştim...Güzel ülkem,güzel insanlarca yönetildikçe değerini buluyor...Kötülere ''Kibrit suyu '' :)) Saygılarımla...

Mesut Selek 
 18.10.2011 18:35
Cevap :
Demek, Bartın'ı tanıyorsunuz. Ne mutlu. Evet, Türbenin aydınlatıcı lambası daima yanar orada. Çaput, çul, gelin teli asmak yok öyle. Güzel ülke güzel insanlarla yönetiliyor. Partisinin önemi yok bu kentte. Duyarlılığınııza şapka çıkarıyorum. Sevgilerle aziz dost.  19.10.2011 0:31
 

Desenize başkan gibi başkan!.. Emeğine sağlık hem onun hem de onu bizlerle buluşturan sizin. Sevgiler, selamlar aydınlık şehrimden. Not: Şu yemek tariflerinin kitapçığı olmalı mı diye düşündüm, gelip orda yesinler!.. Ya da yaparlarsa telif hakkı ödesinler :)

derinmavi.. 
 18.10.2011 11:19
Cevap :
Ne de güzel düşünmüşsün. Vallahi pes. Başkan şimdiden not aldı telif konusunu. Umarım almıştır. Evet. başkan gibi başkan. Selamlar saygılar değerli dost. Teşekkürlerimle  18.10.2011 11:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 899
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster