Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
554
 

12 Şubat Pazartesi

12 Şubat Pazartesi
 

Gelin, o mezarı birlikte açalım ( Hürriyet )

Ermeni soykırımı iddiası, Demokles'in kılıcı gibi sürekli Türkiye'nin üzerinde asılı bekliyor. Amerikan Kongresinde bu konuyla ilgili bir tasarının yasalaşması tehlikesine karşı Dışişleri bakanımız Abdullah Gül, günlerden beri ABD yetkililerine dil döktü. Bugün de Genel Kurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, aynı konuda temaslarda bulunmak üzere Amerika yolunda.

Bütün bunların yanısıra konuyla ilgili değişik kanallardan Türkiye'ye karşı baskılar var. İşte Nusaybin'de Ermeniler'e ait bir toplu mezar bulunduğu iddiası da bunlardan biri.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, İsveçli yetkililere bir çağrıda bulundu. Gelin, o mezarı birlikte açalım... Bu çağrıya olumlu cevap geldi. Havaların müsait olduğu Mart sonu gibi toplu mezarın açılması bekleniyor.

Yusuf Halaçoğlu, iddia edildiği gibi mezardan Ermeni ve Süryaniler çıkarsa, biz özür dileriz. Ancak aksi bir durumda da bir özür bekleriz diyerek, medeni bir cesaret gösterdi.

Tarihte insanların birbirine karşı yaptığı pek çok yanlış ve hatalı davranışlar var. Bir kan davası şeklinde bunun izini sürmek de mümkün değil, sürüldüğünde bir netice almak da... Geçmişin hesaplaşmasını yapmaktan ziyade, olanlardan ders alıp bugünü ve geleceği insanca sürdürmenin yollarını aramak ve bulmak daha doğru olmaz mı?

KUVAYI MİLLİYE İSTİSMARCILARI (Bugün)

Birkaç gündür Yeni Şafak gazetesinin yaptığı yayınla gündeme gelen Kuva-yı milliye derneğinden, bugünkü gazetelerin bir çoğu da bahsetmiş. Bugün ise manşetten bu haberi vererek, adı Atatürk'ün Anadolu'yu düşman işgalinden kurtarmak amacıyla kurduğu Kuvay-ı Milliye Teşkilatı'nı çağrıştıran derneğin, bu şekilde halkın duygularını istismarı ettiğini anlatmaya çalışmış.

DEVLETE DAVA AÇIYORLAR (BirGün)

Hrant Dink cinayetiyle ilgili bugünkü gazetelere manşetten giren ilki bu. Habere göre, Hrant Dink'in ailesi ve avukatları, can güvenliğini sağlayamadığı ve yaşam hakkının ihlal edilmesine sebep olduğu gerekçesiyle, devlete karşı dava açmayı düşünüyorlar.

Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen, henüz somut bir neticeye varılamaması, sanki bilinçli bir bilgi kirliliği yaratılarak olayın tıkanması, ailenin bu şekilde bir yola başvurmasını gündeme getirdi.

2004'TE ANINDA YAKALANMIŞTI (Yeni Şafak)

Yeni Şafak gazetesi, 2004 yılında Mc. Donald's olayından sonra İstanbul'a kaçan Yasin Hayal'in polis ihbarıyla anında yakalanmasına karşılık, benzeri bir ihbarın 2006 Şubat'ında tekrarlanması sırasında, gereğinin yerine getirilmediğine dikkat çekerek, bir ihmali anlatmaya çalışıyor.

RAHİBİN KATİLİNE ABi SORGUSU (Milliyet)

Hatırlanacağı gibi Hrant Dink cinayetiyle Rahip Santoro cinayeti arasında bazı benzerlikler bulunduğu iddia edilerek, her iki cinayetin aynı kanaldan yönlendirilmiş olabileceği söylenmişti.

Hatta Erhan Tuncel'in bu cinayetin de azmettiricisi olabileceği öne sürülmüştü. Bu konuyla ilgili olarak Trabzon başsavcılığı, rahip Santoro'yu öldüren A.O. 'nun bilgisine başvurdu. Eğer böyle bir durum varsa A.O.'nun cezası da indirilebilecekti.

Ancak bundan bir netice alınamadı. A.O. Dink cinayetine adı karışanlardan kimseyi tanımadığını ve cinayeti kendi başına tasarladığında ısrar etti.

VEKİL OLACAK AKP'Lİ OLACAK (Sabah)

Cumhurbaşkanlığı ile ilgili tahminler, söylemler devam ediyor. Sabah gazetesinde TBMM başkanı Bülent Arınç'ın verdiği bilgiler var. Arınç'ın bir televizyon programında dile getirdiğine göre, cumhurbaşkanı meclisten olacak ve Akpartili olacak.

Bu o kadar bilinen ve tekrarlanan bir şey ki, haber yapılması bile gereksiz diye düşünüyorum. Bunlar, zaman geçirme taktiğinden başka bir şey değil.

Aylardan beri bu konuda bir arpa boyu al aldırmayan tartışmalarla kaybettiğmiz zamana gerçekten acıyorum.

ÇANKAYA İÇİN HARWARD TAKTİĞİ (Akşam)

Aynı konuyla ilgili bu da Akşam gazetesinin haberi. Başbakan Recep taypyip Erdoğan'ın neden şimdiden cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağını açıklamamasının sebebi, Harward taktiğiymiş.

Buna göre yönetici ve liderler, zaman içinde şartların değişebileceği ihtimalini göz önüne alarak önemli kararları son ana kadar açıklamazlarmış.

Başbakan'ın oğlu da Harward mezunuymuş, babasına bu taktiği o öğretmiş.

FUKARA HALKI VERGİ ŞAMPİYONU YAPTILAR (Gözcü)

Gözcü gazetesi herkesin farkına varmadığı bir gerçeği manşet yapmış. Bu yılki vergilerin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV'den elde edilmiş. Bu halkın yaptığı alışverişlerde farkından olmadan ödediği vergilerin, devletin gelirlerinde büyük bir paya sahip olması demek.

Bir diğer anlamı da, ekonomik sıkıntılar içinde bocalayan, bir türlü iki yakasını bir araya getiremeyen halkın dolaylı biçimde vergi şampiyonu olması...

Öte yandan bir başka gerçek de, İstanbul, Kocaeli, Ankara ve İzmir'den toplam verginin % 86'sının toplanması. Diğer 77 il ise toplam verginin sadece % 14'ünü ödüyor.

VERGİ İADESİ UÇTU (Cumhuriyet)

Cumhuriyet gazetesi ise, hükümetin 2007'de vergi iadesi almak için fiş toplama eziyeti sona erecek sloganıyla hazırladığı vergi tasarısı yasalaşırsa, çalışanların alması gereken 3, 4 milyar liraya el konulacağını böylece vergi iadesinin uçup gideceğini manşet yapmış.

2008'de yürürlüğe girecek en az geçim indirimi sistemi yüzünden, çalışanlardan kişi başına ortalama 321 lira kesilmiş olacakmış.

AKIL ALMAZ SOYGUN (Milli Gazete) FAİZ SOYGUNU (Yeni Asya)

Milli Gazete ve Yeni Asya'nın manşet haberleri, borçlarımız için ödediğimiz her yüz liranın 45 lirasının faize gitmesi. Yıllardan beri IMF gözetiminde sıkıntılı bir ekonomik hayat yaşayışımızın temelinde yatan problemlerden biri de ödediğimiz bu borç faizleri.

Ankara Ticaret Odası'nın raporuna göre dünyanın en yüksek reel faizini ödemeye devam eden ülke Türkiye. Zaman zaman faiz borcunu ödeyebilmek için de borç almak zorunda kalan ülkemizin 1995-2006 yılları arasında fazladan ödediği faiz 87 milyar dolar.

Bunlar elbette güzel şeyler değil. Tenkit etmesi de kolay. Ancak çözüm yolunun ne olduğu ile ilgili çalışmalar yapılması, en önemlisi de bu çözümün hayata geçiriilebilmesi için herkesin elinden gelen fedakârlığı yaparak buna katkı sağlaması gerekir. Bu noktada maalesef kimsenin kılını kıpırdattığı yok.

TÖREYE SUÇÜSTÜ (Star) BEKARET VAHŞETİ (Güneş) 17'LİK DİLBER'İN DRAMI (Posta)

Bu üç gazetenin manşeti de aynı konuyla ilgili. Siirt'te 17 yaşında bir genç kadın, imam nikâhlı eşinin evinde şakağından yediği tek kurşunla ölü olarak bulundu. Olay kayıtlara intihar olarak geçti.

Anne Ayşe Özer kızının solak olduğunu söyleyince ölümü şüpheli bulundu. Yapılan incelemede tabancanın bu kadar yakından ateşlenmediği belirlendi. Ve imam nikahlı koca ile kardeşi tutuklandı.

Yapılan otopside ortaya çıkan bir gerçek daha vardı. Genç kadının kızlık zarı ancak doğumda yırtılacak cinsten olduğu için bakire görülüyordu. Bu da cinayetin gerdek gecesi kan gelmemesi sebebiyle işlenmiş olabileceğini akla getirmişti.

Şimdilik genç kadının evlenmeden önce başka biriyle beraber olduğu gerekçesiyle bir töre cinayetine kurban gittiği tahmin ediliyor.

ADALET İSTİYORUM (Vatan)

Kavga ettiği iki kişiyi bacaklarından vurduktan sonra, iki el de havaya ateş eden maganda, evden çıkmakta olan Berat Çelik adlı bir gence isabet etti. Talihsiz genç 4 aydır komada.

Kaçan maganda bir süre sonra yakalandı. Ancak savcı, tutuklama gerekçeleri ortadan kalktı diye magandayı salıverdi. Haberi duyan acılı anne, bu haksızlığa isyan etti.

Üniversite sınavlarına hazırlanmakta olan Berat'ın kafasından kurşun çıkarılamayınca, ameliyatla beyninin bir kısmı alınan gencin bu dramı gözler önündeyken, suçlunun salıverilmesi, cezaların yetersiz olduğu ve caydırıcı özelliği olmadığı gerçeğini bir kez daha gündeme getirdi.

Adalet, bir ülkeyi ayakta tutan en önemli özelliklerden biridir. Vatandaş, başına bir iş geldiğinde, devletinin kendisine koruyacağına ve suçluların cezasını kesinlikle vereceğine emin olmalı ki, rahat ve huzurlu bir hayat yaşayabilsin.

HOKKABAZIN BİRİ (Takvim)

Takvim gazetesi, Konya Yunak ilçesi, Piribeyler beldesi belediye başkanının bir uyanıklılığını manşete taşımış.

Şu anda devam eden nüfus sayımında, beldenin nüfusunu fazla gösterebilmek için bir çare düşünmüş. Piribeylerliler'in bir çoğu yurt dışında, Belçika'da yaşıyormuş. Yazın tatile gelerek beldenin yükünü ağırlaştıran hemşehrilerinin, nüfus sayımında beldede görünüp devletten fazla para alabilmek için bir uçak dolusu hemşehrisini beldeye taşımış.

Ancak belediye başkanı yakalanmış. İstatistik ve nüfus müdürlüğü başkanı uyarmış. Bu arada beldede yaşamadığı halde nüfus sayımında burada yazılanlara ve yazanlara ceza verileceği bildirilmiş. Belediye başkanı hemşehrilerinin cenaze ve benzeri özel işleri için kendiliğinden geldiğini söylemiş ama...

AZDIKÇA KAZIYOR (Vakit)

İsrail'in Kudüs'te yaptığı hafriyat çalışmalarıyla Mescid-i Aksa'ya zarar vermesinin önüne geçilmesi için kimsenin çaba göstermediğinden yakınan Vakit gazetesi bu konuyu yine manşete taşımış.

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu müslüman ülkelerin İsrail'i uyarmasına rağmen, şimdilik uyarılara kulak asmadan İsrail kazı çalışmalarına devam ediyormuş.

ABD, KIZ ERKEK AYRI EĞİTİMİ TEŞVİK EDİYOR (Zaman)

Zaman gazetesinin manşetinde de farklı bir haber var. Habere göre ABD'de karma eğitim yerine kızların ayrı erkeklerin ayrı eğitim yapmalarına yönelik bir teşvik varmış.

Yapılan araştırmalarda karma okullarda suç oranı yükselirken, kız ve erkekelerin ayrı olduğu okullarda suç oranı azaldığı gibi, derse odaklanma ve kendine güven duyma hissi artıyormuş.

1995'te 3 okulda ayrı eğitim verilirken bugün bu sayı 253'e çıkmış. Bir o kadar okul da karma eğitimi bırakmak için başvuruda bulunmuş.

2003'te NewYorkHarlem'de yapılan bir araştırmada, ergenlik çağındaki kızlarda hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu okullarda % 2, 5 iken, karma okullarda bu oran % 33'e kadar çıkıyormuş.

Karma okullara giden kızlar daha çok nasıl göründükleriyle, sadece kız okuluna gidnlerse kim olduklarıyla daha çok ilgileniyormuş.

İŞTE CHP'NİN YENİ SEÇİM STRATEJİSİ (Radikal)

Seçim yılına girdik. Ayrıca cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra genel seçimlerin biraz daha öne alınabileceği gibi bir durum da var. Bu yüzden siyasi partiler kolları sıvamaya başladılar.

Anamuhalefet partisi genel Başkanı Deniz baykal CHP'nin seçim stratejisini Münih'te açıklamış. Radikal'in haberine göre CHP'nin iç barış projesi, dış politika, ekonomi ve eğitimde yapacağı şeyleri Baykal şöyle sıralamış:

1. Etnik ayırımcılık yerine mutlaka hukukun üstünlüğü sağlanacak. Türkiye'de kimlik sorunlarını aşmamız, etnik kaynaşmayı sağlamamız lazım.

2. Kıbrısta iki devletli çözümü cesaretlendireceğiz. Türkiye'nin AB'ye hapsolmasını engelleyeceğiz.

3. Türkiye'nin yeni sanayi politikasını iş dünyasıyla birlikte oluşturacağız.

4. Okulda öğrencileri dinine ve Atatürke saygıyı, ülkeyi sevmesini öğreteceğiz.

GELECEĞE OY VERİN (Türkiye)

Başbakan Recep tayyip Erdoğan da Rize'de vatandaşlara seslenerek hemşehrilerinden geleceğe oy vermelerini istedi.

Partiden çok Türkiye'nin geleceğini düünerek sandığa gidip oy akılmasını isteyen başbakan, oylar yanlış verildiğinde gelecek kararır, dedi.

Bugünlük de bu kadar. Yarın yeniden birlikte olabilmek umuduyla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 974
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster