Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '18

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
286
 

24 Haziran Seçim Sonuçları 2: Meksika Açmazına Doğru

24 Haziran Seçim Sonuçları 2: Meksika Açmazına Doğru
 

Seçim sonuçlarına ilişkin ilk tahminimin üzerinden sadece 2 gün geçti ama Türkiye'nin gündemi her zamanki gibi her şeyden daha hızlı değişti. Dolayısıyla mevcut durumun neye dönüşeceğini tahmin etmek için ciddi bir güncelleme gerekiyor.

Görünen o ki farklı ihtimallere göre farklı senaryoları ayrı ayrı değerlendirmemiz gerekiyor.

SENARYO 1: CHP-İYİ PARTİ ORTAKLIĞI
Bu durumda Meral Akşener kaçınılmaz adaylığından dönmeyeceği için CHP aday çıkarmamayı tercih etmek zorunda kalacak ve ümidi %24 + %7 = %31 oya ulaşmaktır. Bu durumda İyi Parti CHP desteğiyle barajı aşmakta fakat Akşener adaylıkta muhtemelen ilk turda elenmektedir. Bu ortaklığın kazanımı İyi Parti'nin barajsız meclise girmesidir.

Handikapı ise PKK'ya destek veriyor olmasında ötürü CHP'ye oy veren bir kitlenin CHP'den kopmasıdır. Bu potansiyel tahmini %3'leri bulabilecektir. Bununla birlikte İyi Parti'nin barajı geçmesi garanti hale gelince oyunun boşa gitmesinden korkmayan AKP karşıtlarının bu bloğa kayma ihtimali bulunmaktadır. Bu da Yine 3 ila 5 puan arasında getiri anlamına gelebilecektir.

Sonuç olarak bu birliktelik %31 ila %33 arasında oya ulaşabilecektir.

SENARYO 2: CHP-İYİ PARTİ-SAADET ORTAKLIĞI
Bu senaryo da gerçekleşmesi oldukça muhtemel bir senaryodur. Hatta bir iki güne kadar bu senaryo hayata geçerse hiç şaşırmam diyebilirim. Birinci senaryoya oranla bu planın getirisi fazladan %2 gibi bir oy olacaktır. Akşener'in adaylığı döndürülemez olduğundan Saadet ve CHP tamamen İyi Parti tahakkümüne girecektir.

Bunun bir getirisi meclise CHP'nin koç başlığında Saadet'in de girmesi olacaktır. Bu durum doğal olarak sandalye dağılımını derinden etkileyecek ve meclisteki partilerin birinin fazla güçlü olmasının önüne engel koyacaktır. Kısacası meclisi işlemez hale getirmek açısından oldukça verimli bir seçenektir.

SENARYO 3: CHP-İYİ PARTİ-SAADET-HDP ORTAKLIĞI
"Yok artık!" klasmanındaki bu senaryonun külliyen saçmalık olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak güzel ülkemiz Türkiye'de bu hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Şimdi bozkurt geleneğinden gelen İyi Parti ile PKK'nın silahsız kanadının nasıl olup da ortak bir noktada buluşacağı şeklindeki saçma soru eminim beyin yakmaya yeter. Ancak eğer bu iş Gezi Parkı olaylarındaki gibi "Anti AKP" ortaklığına dönüşürse pekala işleyebilir.

Kaldı ki, medyada CHP'nin bu tip bir mantığa çok sıcak baktığını biliyoruz. HDP'nin tavrını ise genel PKK'lı stratejisinden tahmin etmek zor değil. Suriye'de de bildiğimiz ve gördüğümüz gibi birgün Amerikan bayrağına sarılan, ertesi gün Rus bayrağını göndere çeken, ertesi gün Suriye bayrağından kendisine dekolteli kıyafet yapabilen omurga yapısına sahip PKK'nın Anti AKP hedefine hizmet edecek olduktan sonra İyi Parti'ye destek vermesi ve Akşener'in adaylığını destekmelesi pekala mümkündür.

Ancak günümüz CHP gemisi bu kadar farklı canlı türünü barajdan geçirebilecek güce sahip olsa da bu stilde su alma riskine sahiptir.

Bu gemiye binilirse ellerini kollarını kesseniz de CHP'ye oy verecek olan %24'lük kemik kitle cepte oydur, değişmez. Buna PKK'dan gelen bir emirle gerekirse havuz başı partisine bile oy basacak olan HDP'nin %7'sini çok rahat ekleyebilirsiniz. Etti mi %31

İşte bundan sonra devreye İyi Parti'nin oyları giriyor. Meral Akşener'in tek başına %5 bir kemik kitlesi bulunduğu iddia edilmekte. Bu, iyi bir kampanyayla rahatlıkla %7'ye çıkabilecek bir oydur. Ancak PKK destekli Akşener imajından rahatsız olarak gemiyi terk edecek %2'yi hesaplarsak olur %36

Son olarak Saadet Partisi var sırada...Saadet maksimum kapasitede %2.5 oyu olan bir partidir. Kemik oyu ise %0.7'dir Dolayısıyla PKK'ya destek veriyor olma algısından dolayı elinde sadece %0.6 kalacaktır. Son tahlilde oy oranı %36.5'te kalır, bir yere de gidemez.

SENARYO 4: CHP, İYİ Parti, Saadet ortaklığı + HDP dışarıdan desteği
HDP en iyi yaptığı işlerden birisini yaparak elini dokunduğunun başına bela açacağının bilincinde olarak ve Akşener'i koç Başı olarak Erdoğan'ı devirmekte bir araç olarak kullanabilmek için seçimlere girmeyerek veya girmesine rağmen teşkilatlarına haber uçurarak Akşener'e oy verilmesini sağlayarak sahip olduğu %7'lik kitlenin firesiz olarak ittifaka oy vermesini sağlamaya çalışabilir.

Bu senaryoda en az şüpheyi çekebilmek için seçime iddiasız biradayla girerek ve teşkilata gerekli emirleri vererek dışarıdan destek vermeye çalışmaktır. Böylece hem kuyruk dik tutulmuş olacak hem de ortaklığa destek verilmiş olacaktır.

Bu senaryonun olası oy ihtimali %24 CHP, %7 İyi Parti, %2 Saadet ve %7HDP olmak üzere yaklaşık %40'tır. Ancak bu kadar büyük ve teknik bir ittifak kurulunca çok ağırbir propoganda stratejisi yürütüleceği ve 7 Haziran'da MHP ile HDP'yi aynı masaya oturtma zorlaması denemesini bu kez İyi Parti ile HDP hayata geçirmeye çalışacaktır.

SENARYO 5: Abdullah Gül'ün aday olması durumu
Bu durumda Gül'ün kimin adayı olacağı çok önemlidir. CHP'den aday olması durumunda %24 CHP + %2.5 Saadet + %7 HDP (dışarıdan) kesindir. Ancak bu durumda Akşener durdurulamaz bir çıkış yaptığından %7 oy eksilecektir. Ancak AKP ve MHP içerisinden gelmesi muhtemel bir %5 bulunmaktadır.
Dolayısıyla bu senaryonun %40 gibi bir ihtimali vardır.

SENARYO 6: Yılmaz Büyükerşen'in aday olması durumu
CHP'nin içinde doğru dürüst Atatürkçü kalmadığı için nedense kimse bu olasılığı değerlendirmek istemiyor olabilir. Ancak Yılmaz hoca öyle diğer adaylara benzemeyen bir karizma ve icraat altyapısına sahip çok güçlü bir adaydır.

Kendisi Avrupa'nın en iyi belediye başkanı ünvanına sahiptir. Rezil rüsvan bir Eskişehir'den bir efsane yaratmayı başarmış bir adamdır. İçi PKK'lılarla doldurulmuş CHP'den nefret eden gerçek Kemalistlerin bugün bile Eskişehir'de CHP'ye gönül rahatlığıyla oy verme gerekçesidir. Kariyerine hiç girmiyorum, yıldızlarla dolu bir kariyeri vardır.

Peki ya popülarite? Yılmaz hoca bugün CHP'nin başına geçse oyları %3 ila %5 arasında hoplatabilecek zekaya ve birikime sahiptir. Hatta partinin içine doldurulan PKK'lıları temizleme ihtimali olan sınırlı sayıda adamdan da birisidir.

Tüm bunları toplayınca ne yapıyor peki? Yılmaz hoca %24 CHP'nin yanısıra %3 İyi Partiden, dışarıdan emirle %7 HDP'den (ama bunun için parti içindeki PKK'ya dokunmama sözü isteyeceklerdir kendisinden), %2 Saadet'ten, %5 kadar AKP'den ve %2 kadar MHP'den ve kalan diğer tüm partilerden de olası %2 oy alabilecek bir adamdır.

Özetle %45'i alabilecek neredeyse tek adamdır. Aynı performansın Muharrem İnce'den de gelmesi olasılığı mümkündür elbet. Ancak CHP böyle bir adayı kazanım değil tehdit olarak algılamaktadır. Çünkü hoca seçime girerse karşısında ne Kılıçdaroğlu ne de Akşener falan tanımayacak, ortalığın tozunu attıracaktır.

Böyle bir seçimden sonra partide tertemiz ikinci adam durumuna düşecek olan Kılıçdaroğlu, karizmatik ve Yılmaz hoca kadar istenen birisi olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek istemeyeceğinden hocanın önünü kesecektir. Bu durum da bu senaryoyu teorik olarak en mantıklı senaryo olmasına rağmen başlamadan bitirmektedir.

Yakın gelecekte hangi senaryonun gösterime gireceğini hep beraber göreceğiz...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 2860
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster