Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1867
 

25 Aralık

25 Aralık
 

Gaziantep Kalesi


25 Aralık 1973

Sayın İsmet İnönü'nün öldüğü gün.

25 Aralık Gaziantep'in düşman işgalinden kurtuluşu.

VE

Otuzdört yıl önce bu gün, Gaziantep'e geldiğim gün.

Pazar günüydü. Komşu evin bahçesinde düğün vardı. Herkes balkonlardan düğünü seyrediyordu. Biz de bakıyorduk balkonumuzdan. Her şey çok yabancı ve garip geliyordu bana. Derken erkeklerin bağırışlarını duyduk. Peşinden kadınlar tuhaf çığlıklar attılar...! Ben çok korkmuştum. İçeri kaçarken balkondakilere de kaçmalarını söylüyordum.

Abalam önceden geldiği için biliyordu ve bana korkmamamı, bunların her düğünde yapılan normal bir coşku olduğunu söylüyordu. Ben se panik içinde anneme "ne olur ablam doğum yapar yapmaz gidelim. Ben burayı hiç sevmedim." Diye yalvarıyordum. :(

Biz annemle Gaziantep'e, ablam zor bir hamilelik geçirdiği için, ona destek olalım diye gelmiştik. Geçici bir süre yani...

Ailemizde ilk evlenen ablamdı. Ve eşinin ilk tayin yeri, hiç tanımadığımız, kaçakçı yeri olarak duyduğumuz Gaziantep'di. O yıllarda televizyon yoktu. Şehir tanıtımı bir faaliyette yoktu. Kısacası ben tanımadığım ve bana her şeyiyle yabancı gelen Gaziantep'den korkmuştum! Aynı zamanda, çok sevdiğim ablamı oralarda bırakmak da istemiyordum. Dayanacaktım... Son kararım buydu. :)

Şimdi ise aradan yıllar geçti... Bu yıllarda neler oldu neler...İlk geldiğimde korktuğum, sevmediğim Gaziantep'de ben çok mutlu oldum. Onun her şeyini çok sevdim ve benimsedim. İnebolu'ya gittiğimde koyu bir Antepli gibi Antep'i anlatırım. Yemeklerini, adetlerini, yaşam tarzlarını ne kadar çok sevdiğimi anlatır; herkesin de sevmesini isterim.

Erkek bağırışları, kadın çığlıkları diye adlandırdığım, o coşku sesleri vardı ya... Yani erkeklerin "yaah yaaah yaaaaaaah yaah" nidaları ve takibinde kadınların "lilililililililiiiiii" seslenişleri. İşte o seslerin olmadığı düğünler, artık bana hiç eylenceli gelmiyor. Hep bir şeyler eksikmiş gibi geliyor. İzmir'de, biricik Narçiçeğimin düğününde, Antep'den gelen misafirlerimi hiç susturmadım. Onlardan hep, yah ve zılgıt çekmelerini istedim. (Ben hala zılgıt çekmesini beceremem.) O gece, yıllar önce ilk duyduğumda korktuğum coşku seslerinin, bana ne kadar hoş geldiğini düşündüm.

Başka bloglarda Antep anılarını paylaşmak üzere.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Gürsel, yazını okuduğumda birden aklıma takıldı. İsmet İnönü'nün ölüm haberini aldığımda okuldan eve yeni gelmiştim diye anımsıyordum. O zaman Lise 1'deydim. Hafta içi bir gündü. Şimdi bir takvim sayfasından kontrol ettim, Salı günüymüş. Senin aklında neden Pazar olarak kaldığını da tahmin ediyorum. O gün Gaziantep'in Kurtuluş Günü nedeniyle tatil olabilir. O da Pazar olarak belleğine yazılmıştır. İnönü'nün cenaze töreni sırasında İnebolu'da hava çok kötüydü. Sınıflarda radyodan töreni dinlendiğimizi anımsıyorum. Demek 34 yıl olmuş... Dün gibi... İsmet İnönü'yü saygı ve sevgi ile anıyorum. Sevgiler.

Aydın Tiryaki 
 25.12.2007 23:31
Cevap :
Haklısın sevgili Aydın, 25 Aralık 1973 Salı günüymüş. Ben Pazar olduğundan o kadar emindim ki, yazımı yazarken takvimden kontrol etme gereğini bile duymamıştım. Senin de tahmin ettiğin gibi, tatil olmasına alışık olmadığım bir gün olduğu için, hafızama Pazar günü olarak kaydetmişim sanırım. Bu düzeltme için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle.  30.12.2007 0:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 59
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 2584
Kayıt tarihi
: 14.07.07
 
 

27 Mayıs 1960' da İnebolu'da dünyaya geldim. İnebolu Yeniyol İlkokulu, İnebolu Ortaokulu (nakil), Ga..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster