Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
486
 

49'a 49...(!?)

49'a 49...(!?)
 

Deniz Baykal, bloğumda yazdıklarımı bilmez mi acaba?


PAŞALARIN GÖZALTINA ALINMASI , TÜRKİYE'DE İLK KEZ OLMUYOR...

Ergenekon davası nedeniyle iki emekli paşanın tutuklanması üzerine, bırakın geçmiş tarihimizi, yakın tarihimiz hakkında bile yeteri kadar bilgisi olmayan bazı siyasetçilerimiz, bürokratlarımız ve kimi medya mensubu gazetecilerimiz, bu tutuklama olayının Cumhuriyet Tarihimiz'de ilk olduğunu söylemişler ve bu yanlış bilgiyi gazetelerinin manşetlerine taşımışlardı.

O sıralarda, bu konu ile ilgili olarak yazdığım iki blogda, bunun böyle olmadığını, Cumhuriyet Tarihimiz içinde de bazı paşaların da tutuklandığını belirtmiştim.

Bugün, CHP Grup Toplantısı'nda, parti lideri Deniz Baykal yaptığı konuşmada, yine aynı yanlışa düşünce, bu konuyu bir kez daha hatırlatmak istedim.

Deniz Baykal, konuşmasının bir yerinde, "Türkiye'de ilk kez Kuvvet Komutanları gözaltına alınmıştır"(1) deyince şaşırdım kaldım. Bu nedenle, önceki bloglarımda yazdığım tarihi gerçekleri bir kez daha tekrarlamakta fayda olacağını düşündüm.

Kısaca özetlliyorum:

1926 yılında, Atatürk'e karşı İzmir'de düzenlenen suikastı, Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası ile ilişkilendiren Ankara İstiklal Mahkemesi, bu partinin Genel Başkanı Kazım karabekir Paşa'yı ve Parti Genel Sekreteri Ali Fuat Cebesoy' Paşa'yı tutuklamıştır.

Şimdi, Atatürk'ün kurduğu tarihi bir siyasi partinin Genel Başkanı olan Deniz Baykal'a ve onun gibi düşünenlere 3 sorum var:

1) 1926 tarihi, Cumhuriyet tarihimiz içinde değil midir?

2) Bu olay Türkiye'de yaşanmadı mı?

3) Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında büyük rol oynayan, Kazım Karabekir ve Ali Fuat Cebesoy - ki, Cebesoy, aynı zamanfa Atatürk'ün en yakın okul arkadaşıdır- işgal ordusu tarafından mı tutuklandı acaba?

Bu sorulara Deniz Baykal, nasıl cevap verir, bilmem ama; ben şöyle bir hatırlatma yapayım...

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında birinci derecede rolleri olan bu saygın paşalar, İşgal ordularının komutanları tarafından değil, bugünün "yargı erki" gibi çalışan o günün "Türk İstiklal Mahkemeleri" tarafından tutuklanmışlardır... Ve bu olay da, Türkiye'de yaşanmıştır.

Ankara'da tutuklanan Kazım Karabekir Paşa, bizzat İsmet Paşa'nın(o sırada Başbakan) talimatı üzerine serbest bırakılır. Bunun üzerine, İstiklal Mahkemesi, kendisine dışarıdan mudahale edildiğini ileri sürerek, bu kez de İsmet Paşa'nın tutuklanmasına karar verir. Ancak Cumhurbaşkanı M.Kemal Atatürk'ün araya girmesiyle İstiklal Mahkemesi bu kararından vazgeçer. Sonra, Kazım Karabekir Paşa tekrar tutuklanır.(2)

Tesadüfe bakın... 49'a 49 (Balyoz Planı soruşturması için gözaltına alınan askeri personel de, paşalat dahil 49 kişidir)

Tutuklananlar bu kadar değildi tabii... Bu iki paşayla birlikte, Refet, Cafer Tayyar, Bekir Sami ve Rüştü(Dadaş) paşalarla birlikte toplam 49 tutuklu yargılandı. Yukarıda değindiğiğim gibi, Kazım Karabekir, Ali Fuat paşalara ilave olarak Refet, Cafer Tayyar ve Mersinli Cemal paşalar , Cumhurbaşkanı M.Kemal Atatürk'ün talebi üzerine beraat ettiler.... Mahkeme sonunda, Refet Paşa, milletvekilliğinden ayrıldı. O sırada hala asker olan Karabekir, Ali Fuat ve Cafer Tayyar paşalar da, askerlikten emekliye ayrıldılar...(3)

Bakalım, Balyoz Planı nedeniyle gözaltına alınan(en son habere göre, bunlardan 7'si tutuklanmış) 49 askeri personelin durumu ne olacak?

Şu anda, savcılıkta ifadelerine başvurulan paşalarımız da, Deniz Baykal tarafından bir benzetme gibi söylemiş olsa da, İşgal orduları komutanları tarafından değil, Türkiye'nin, kimilerince bağımsız olduğu ve de hükümetin baskısı altında bulunduğu ısrarla söylenen "Türk Yargı Erki" tarafından gözaltına alınmışlardır.

Ancak, günümüzdeki paşaların gözaltına alınış şekline benim de itirazım var... Şu veya bu şekilde, Türk Silahlı Kuvvetleri gibi ülkenin en saygın kurumunda bunca yıl hizmet etmiş bu paşaların, bu saygınlıklarına yaraşır bir şekilde ifadelerine başvurulabilirdi... Bir mektup ya da bir telefonla, bu konu fazla gürültüye neden olmadan halledilebilirdi...

Daha başka ne diyeyim ki? Arif olan anlasın artık...

cdenizkent

______________ :

(1) Milliyet.com.tr(Tarih: 23-02-2010, Güncelleme: Saat:16.30)

(2) Cemil Koçak, "Siyasal Tarih" Türkiye Tarihi - 4, İstanbul: 1989, ss. 102-103 (Bu bilgileri, Cumhuriyet tarihi ile ilgili olarak yazılmış olan başka kaynaklarda da bulabilirsiniz)

(3) A.g.y., s.103

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Paşalar gözaltına alınırken, meclisde 608 dosyası olanlar ve Deniz Feneri davasından yargılananlar elini kolunu sallayarak geziyor. Selamlar...

Mesut KARİP 
 08.03.2010 12:03
Cevap :
Merhaba...Bloğa, aklıma gelmeyen bir yerden bakmışsınız. Ben, Deniz Baykal"a tarihle ilgili bir konu hatırlattım..."Paşaların tutuklanması Türkiye'de ilk kez oluyor" dedi de...Selamlar.  08.03.2010 14:41
 

madem hukuk karşısında herkes eşit, huhuk herkese ve her kesime adil olmalı, bu durum paşalar için de geçerli olmalıdır. Buna itirazımız yok. Ancak, tehlikeli olan ve toplumu ürküten paşaların göz altına alınış biçimleri. Burada daha dikkatli davranılıp, adresi işi ve mekanı belli olan paşaların daha sessizce ve daha özenle soruşturulması, davet edilmesi, olayı medyatik olmaktan çıkasrılması daha doğru olurdu.

Sonsuzluk (Osman Özeker) 
 04.03.2010 16:32
Cevap :
Merhaba...Bloğumu sonuna kadar okuduysanız; katkınız olan görüşü, bloğumun son kısmında ifade etmiştim. Teşekkür ederim. Selamlar.  05.03.2010 12:08
 

İşine geldiğini hatırlıyor Sn. Baykal…Bu ülke baki ve bağımsız kalsın diye cephede canımızı verirken, içeride bu ülkeye yanlış yapan babam bile olsa af edilmesin. Yasalar önünde madem ki herkes eşittir, herkes yargılansın ve aklansın. Suçlu olan da cezasını çeksin. Zaten cephede çarpışan paşalar değil bizim yavrularımız olan erlerdir…Bu komutanlar sıradan birileri değildir. Bu sebeple çok somut deliller olmasa itham edilmezdiler… selam ve sevgiler…

FİKİRCİ 
 28.02.2010 0:26
Cevap :
Merhaba...Artk darbe geleneğine son verilmeli, bozulmaya yüz tutan ülke düzenine, demokratik ilke ve kurallar içinde çözüm aranmalıdır...Komutanlara gelince, TSK'nın yönetilmesinde ve ülkenin savunulmasında onların rolü çok büyüktür...Savaşanların er olduğunu söyleyip, komutanların savaştaki rollerini küçümsemek, doğru değildir. Erlere savaş taktiği veren ve savaşın stratejisi çizen komutanlardır. Yeri ve zamanı geldiğinde de birebir savaşmaktan da çekinmezler..Ama bu demek değildir ki, yasalara aykırı olan suçları işlediklerinde cezasız kalacaklar...Yorumunuz için teşekkür ederim. Selamlar.  01.03.2010 21:30
 

Anlayana çok güzel hatırlatma deniz bey...Baykal bunu bilmiyor değil de işine gelmiyor..Onlara göre, tutuklayan tarafa göre iş değişiyor...Oysa 1960 ihtilalinde de binlerce subay işten el çektirilmişti...Bugün bağımsız yargı sorguluyor ama dediğim gibi onlar buna alışık değil...Ne var ki alışacaklar...Selamlarımla.

ali açıköz 
 24.02.2010 21:53
Cevap :
Merhaba...Siz böyle anlamışsınız; bir başkası da başka türlü anlayabilir...Bence ne şekil anlaşılırsa anlaşılsın; anlayanlar Arif'tir:)) Teşekkürler ve selamlar.  24.02.2010 23:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 2416
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1392
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster