- Kategori
- Futbol
Şampiyonlar Ligi Gala’sı Yapıldı

www.milliyet.com.tr
Şampiyonlar ligine benzeyen bir maç olmadığı gibi, şampiyonlar ligi ön elemesi gibi de bir maç olmadı Fener için. Zaten ön elemenin de elemesiydi, 2. ön eleme maçı !
Tuhaf bir giriş yaptım, çünkü oyun oldukça tuhaf geçti. Maçtan çıktıktan sonra bana soranlara yaptığım ilk yorum “idman maçıydı” oldu.
Gerçekten de ismi bizde kötü hatıralar bırakmış olan MTK karşılaşması Volkan’ın kalesinde sıkıldığı ve Fener’in tek kale oynadığı bir maçtı. Bakmayın siz 2-0 bittiğine, biraz da şans bu skorda tuttu. Yoksa çift forvetli Fener’in maçı çift golle bitecek gibi değildi.
Son yıllarda şampiyonlar ligine kalarak bu ligin gediklisi haline yavaş yavaş gelen Fenerbahçe sezon’un resmi gala’sında seyircisiyle kucaklaşmıştı. Seyirci ilk elin günahı olmaz misali pek fazla coşku katmadı takımına ama bunda maçın birazda “gazozuna” olduğuna inanmaları etkili oldu herhalde. Fener seyircisi böyledir, işler sıkışmadan, yumurta kapıya dayanmadan devreye girmez. Bunu bilmeyen “okçu Guiza” bir ara tribünlere dönüp ellerini havaya kaldırıp “haydi haydi” diye taraftarı coşturmaya çalıştı.
Dedik ya gala maçı diye, Carlos Avrupa kupalarında Fenerbahçe formasıyla ilk golünü atarken, Dede, Guiza Emre ve Burak da, ilk kez resmi bir maça çıkmış oldular.
Emre 75.dakikadan sonra Semih’in yerine girdi. İsmi anons edildiğinde alkışı da ses getirdi ama oyuna girdikten sonra, herkesin yüzünde bir şaşkınlık ifadesi de olmadı değil hani. 5 dakika sonra Tümer’de girseydi, herhalde ilginç bir mozaik olacaktı Şükrü Saraçoğlu’nda. Fakat bir ara Emre’nin pabuçlarının “kırmızı” olması dikkatimizi çekti. Bakalım sonraki maçta “kırmızı” giyecek mi? Oyunda kaldığı son 15 dakikada estetik hareketlerle güzel sinyaller verdi. Uzaktan yarım vole bir şutu da direkten geri geldi. Sağlam ve istikrarlı bir Emre Fenerbahçe’ye çok fayda sağlayacaktır.
Emre’den konuyu kaptan’a bağlayayım. Alex’i geldiği yıldan beri bu kadar geri de görmemiştik. Sanırız çift forvetli oyunun kurbanı oldu. Aragones Guiza’yı en sonda oynatıp, Semih’i de arkasına koyunca Alex’de ortaya Selçuk’un yanına kaymış bir görüntü çizdi. Ben Alex’in bu akşamki durgunluğunu bu kadar geride kalmasına bağladım. İşin ilginç yanı Alex’in bu kadar geride kalmasından hücum anlamında pek yararlanamazken daha zorlu maçlarda da defans da eksikliğini hissedeceğiz. Bu nedenle, bu sene Alex için zor bir sene olacaktır ve önceki senelerde ulaştığı gol ve gol pası sayısına ulaşması güçtür. Gol ve gol pası sayısının dışında oynadığı dakika sayısına da yetişemeyebilir. Emre’nin de Alex’e alternatif olacağı durumlar ilerde Alex adına sıkıntılar yaratabilir. Umarım zaman Alex’i çok seven birisi olarak beni yanıltır.
Fener’in tek kale oynadığı ve Kazım’ın “fener” gibi ışıldadığı maçta çok ciddi analizler yapmaya gerek yok. Fakat gecenin şampiyonlar ligi yıldızını mutlaka Kazım için süslemek gerekir. Bu çocuk için geldiğinden beri Anelka benzetmelerini yapıyordum. Fakat bugün MTK’nın sol tarafını felç ederken kime benzeteceğimi şaşırdım ve artık kimseye benzetmeyeceğimi söyledim. Artık başkaları Kazım’a benzesin. Deivid’in eksikliğini hiç aratmayacak ve belli ki Şampiyonlar Liginde adından çok söz ettirecektir. Alex’le yaptığı duran top organizasyonundaki şutu direk yerine filelerle buluşsaydı estetik futbolunu golle de süslemiş olacaktı.
Sonuç olarak Şampiyonlar Ligi’ne ölçü olmayacak bir rakibi geçmiş oldu Fenerbahçe. Henüz hazır değil ama iyi yolda da gidiyor.
Yolun açık olsun ve yolun sonu da final olsun Fenerbahçe…
Ahmet ÇELİKSÜNGÜ
30.07.2008