Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Keman çalıyordur uzakta...

Bu güzel yazıya ne dersem mutlaka bozulacaktır. Öyleyse susuyor ve eline sağlık diyorum... Güzel geldi lodos'un çarptığı suratıma... Saygı ve sevgilerimle...

29 Kasım 2010 17:41
Miss Blog 2010

Metin Bey hatırlatmanız neticesinde oyumu kullanıyorum ; benim oyum İyi bir Fenerbahçe'li olduğuna inandığım değerli öğretmenimiz Fatma Hn'a yani "yolun diğer yarısı" na...

29 Kasım 2010 17:14
Fenerbahçe Ülker Euroleague'de zirveye çıktı

Zafer yürüyüşü devam ediyor... Ataşehir'de açılacak Arena'da çok daha büyük zaferler yaşayacağımıza eminim... Ancak, geçen senelerde söylemiştim, ses getirmedi :-) buradan birkez daha tekrarlıyorum ; FUTBOL takımının mutlaka Basket takımının bu maçlarını hep birlikte salonda izlenmesi sağlanmalıdır. Futbolcuların Basketçilerden alacakları-öğrenecekleri çok şey olacağına inanıyorum... Hani şu yürek konusu, gözlerinden fışkıran enerji konusunda Saygılar...

11 Kasım 2010 08:04
Semih Şentürk neden nöbetçi golcüdür?

Üstad, yıllardır içerdeki Fenerbahçe maçlarını tribünde deplasmanlardaki maçları TV'de izlemiş, kalbimi zamanımı Fenerbahçe'Ye vermiş birisi olarak uzun zamandır bu kadar kafayı taktığım futbolcu olmamıştı Fenerbahçe'de... Birincisi Christian, ikincisi Bilica... Bilica'yı sonraya bırakayım ama bu Christian'ın bırak damga vurduğu maçı, ortaya koyduğu vasat/azıcık iyi bir maçını inan ben hatırlamıyorum... Bu kadar paraya, bulduğu bu kadar şansa yazık, yazık yazık... Böyle bir oyuncu için yabancı kontenjanına da yazık... Keşke imkanım olsa da oturup Kocaman'la ya da başkanla Christian'ı birlikte izlesek... Kocaman devre arası 1-2 yabancı takviyesi yapacağız diyor. Bunlardan birincisi Christian değilse bende futboldan zerre kadar anlamıyorum demektir... Saygılar...

10 Kasım 2010 09:05
Fenerbahçe'nin anlaşılamayan basketbol ve futbol çelişkisi

Fenerbahçe'nin Mrsiç'i Alex'dir...Yeter ki, arkasında durulsun/duralım, desteklensin/destekleyelim... Üzerinde çok düşünülmesi çok konuşulması gereken bir konu, bu güzel yazı için tebrik ederim...

09 Kasım 2010 09:18
Fenerbahçe Galatasaray maç analizi

Yazınızda ki en temel vurguya katılıyorum. Cuma günü oynanacak Bursa maçı çok ama çok önemlidir. Fenerbahçe kazanırsa "Şampiyonluğun 1 numaralı favorisi benim" mesajını verebilir ve camianın da bu inanca ulaşmasını sağlar, kötü oyunu barındıran mağlubiyette takke düşer kel görünür. Bu takımın zor bir maçı artık kazanması gerekiyor. Saygılarımla

25 Ekim 2010 13:11
Galatasaray'da Hagi ve Tugay'la geri gelen 2000 ruhu

Caner ve Gönül'ün etkisizliği önlerindeki Dİa ve Stoch'un bu kadar maçtan kopuk oynamalarından kaynaklandı. Her zaman söylüyorum TV sadece topun peşinde koştuğu için belki anlaşılmıyor ama Stoch'un topsuz alanda ne kadar boş işler yaptığına ilk defa şahit oldum. Keza Dia'nın da rakibin sertliğinden çekindiğini hissettim. Sonunda kasıkta gitti zaten. GS'nin sert ve agresif oyununda Alex yerine Stoch Christian değişikliğiyle Emre Christian Topuz 3'lüsü yapıp, Alex biraz daha rahatlatılabilirdi... Kocaman hamle konusunda bence geç kararlar veriyor. İlk 45 sonunda ki görüntüye, 10 senedir rakibini domine eden takımın hocası bir reaksiyon vermeliydi. Her geçen gün görüyorum ki, Kocaman'ın gerçekten süreye ihtiyacı var, sabır gösterilirse ve bu süre de şans da yanında olursa daha iyi bir takım izleyeceğiz. Saygılarımla

25 Ekim 2010 12:40
Bakalım şimdi ne olacak?

Dün akşam Gönül'ün (çizgiden topu çıkartsa da) eski performansında olmadığını düşünürken, bahsettiğin taraftarla olan o diyaloğu geldi aklıma... Gönül o taraftara "tamam" demiş... Belki de "tamam" yerine ; "bu bir derbi ve ne olacağı belli olmaz" deseydi belki de yine kazanacaktık... İlk 45 iyiydiniz ama yetmedi, olmadı. Beraberliğe sevinmeyecek kadar sağlam Galatasaraylılardan olduğuna inandığım için "tebrikler" demiyorum Ali üstadım. Saygı ve sevgilerimle...

25 Ekim 2010 09:17
Fenerbahçe Brezilian ekolünden Senegalian’a doğru

Yazınızın ilk paragrafı, yazımda belirttiğim coşku eksikliği ile çelişki yarattı üstadım... Kazanmak, gol sıralamasında, puan sıralamasında üstte olmak güzel elbet ama emin ol tribünlerin coşkusu çok eksik. Takım ilk yarım saatten sonra tamamen kayboldu gitti. İkinci yarı çok sıkıldık. Bir ara topu yavaşlatan Volkan bile ıslıklandı "çabuk oyna" diye... En sonunda tribünler 10 kişi oynayan rakibinize neden gol atmak istemiyorsunuz dercesine "üç üç" diye bağırdılar... Futbolcuların unuttuğu birşeyin altını çok net çizmek gerekiyor; futbolcular geliyor, geçiyor, unutuyorlar ama taraftarlar bu takımın Nisan'dan beridir neler kaybettiğinin acısını içinde yaşatıyor. Öyleyse tribünlerin coşkusu için daha fazla şey yapmak lazım. (çok uzattım kusura bakma) Saygılar...

04 Ekim 2010 12:09
Galatasaray defansı TOKİ'nin ağzını sulandıracak boş bir araziye döndü!

:)) Başlık çok güzel... GS'li dostlar üzülmesin, o tuhaf renkli formalı takımın Galatasaray olmadığını düşünsünler...

04 Ekim 2010 12:00
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 932
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster