Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ankara'da yürüyorum insan yüzlerine bakarak!

Ankara güzel Ankara! / Seni görmek ister her bahtı kara/ Senden yardım umar her düşen dara/ Yetersin onlara güzel Ankara! /Burcuna göz diken dik başlar insin/Türk gücü orada her zoru yensin/Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin/Varolsun toprağın taşın Ankara! Yazını okuyunca aklıma neler neler geldi sevgili Mütevazı Bilge dostum. Çocukluğumuzda coşkuyla söylediğimiz yukarıdaki marş, Ankara Marşı geldi önce. Çocukluğumuzun, gençliğimizin Ankara’sı sonra ve onu ne kadar çok özlediğim ardından ve sonunda da ne kadar çok değiştiği onun ve onun içindeki her şeyin. Ona dair hatıralar anılar canlandı gözümde. Neşelendim, duygulandım, hüzünlendim. Hüzün içlerinde ağır bastı…

10 Nisan 2008 09:22
Expo 2015, kazanç mıydı yoksa kayıp mı?

" Kazan - Kazan " ' nın " Kaybet - Kaybet " 'e bu kadar hızla dönüştüğü bir başka ülke varmıdır acaba ? Aklına sağlık sevgili "Mütevazı Bilge" dostum.

07 Nisan 2008 14:41
Teknolojinin yıkamadığı son kaleler; Kütüphaneler, kitaplar…

çünkü böyle bir alışkanlığımız yok. Gerisi, dediğiniz gibi, bahane. Zaman yok, o halde günde ortalama 4 saat nasıl TV seyrediyoruz. ?. Pahalı ? . Ayda ortalama 50 YTL yi sigaraya nasıl veriyoruz. ? Bu parayı kitaba yatırsak ayda en az 3 – 4 kitap alıp okuyabiliriz. Bu da yılda yaklaşık 40 kitap eder ki çok okuyan sınıfından biri oluruz. Kitap okuma gibi bir alışkanlığımız olmadığı için okumadığımızdan, okumayı arttırmanın yolu bence öncelikle aileden geçmekte. Anne baba olarak yapmamız gereken, erken yaşta çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için elimizden gelen her türlü çabayı göstermek olmalı. Örnek olmalı.Ayrıca öğretmenlerimiz çocuklarımızın okuma alışkanlığı kazanması, okuduğu üzerinde düşünmesi konusunda gerekli çabayı gösterirler ise iş çok daha kolay olur. Burada devlete büyük görev düşmekte. Öncelikle eğitim sistemi daha araştırmaya ve düşünmeye yönelik bir yapıya kavuşturulmalı, her okul mutlaka bir kütüphaneye sahip olmalı. Bu önemli yazı için teşekkürler.

03 Nisan 2008 16:58
Aşk kavramını doğrulayan doğa

olmuş bu yazı , sevgili Veral . Aklına sağlık. Hayvan deyip geçtiğimiz o canlılardan alınacak o kadar çok ders var ki Tabi almak isteyene , anlamak isteyene. Nankör olan bizleriz aslında onlar değil. Sevgisini ifade edemeyen, sevdiğini söyleyemeyen, doğrusunu değil işine geldiğini yapan, dedikodu mekanizmasını işletip birbirinin kuyusunu kazan, yüze gülüp ihanet eden bizleriz. Yoksa o sevimli yaratıklar değil. Keyifle okudum. Sevgiyle kal.

01 Nisan 2008 09:00
Tan vakti

" Şair şiirlerini öfkesinden çıkarır yazar " demiştir Kunitz. " Klavyesini Coşkuyla Konuşturan Mütevazı Bilge " dostum İ. Ersin Kabaoğlu, şiirlerini yüreğinden çıkararak yazıyor , akıl ile, çoşku ile, özlem ile , sevgi ile. Seni kutluyorum sevgili dostum. Aynen devam...

27 Mart 2008 11:17
ÖSS'den Önce Çok Önemli bir Adım...

bir konuya parmak basmışşsınız sayın Serbest . Sınava yaklaştığımız şu günlerde , böyle önemli bir konuyu gündeme getirdiğiniz için , bir veli olarak , sizi kutluyorum. Bu konuda , ben de , başımdan geçen bir olaydan hareketle bir blog yazısı yazmıştım. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=52385 . Saygılarımla

26 Mart 2008 10:26
Bir çocuk, bir yer ve bir ezgi

" Klavyesini Coşkuyla Konuşturan Mütevazı Bilge " adı ne kadar yerinde bir isim imiş senin için sevgili dostum. Onurla, umutla çıktığın , erdemle yürüdüğün yolda kulağındaki ezgiler hiç eksilmesin ....

24 Mart 2008 09:56
Daldan dala değinmeler

diyerek kendine haksızlık etme "Mütevazı Bilge" dostum . İnce ince, ilmek ilmek işlenerek oluşturulmuş, gizli açık mesajlarıyla güzel bir yazı olmuş bu yazı . Çaresiz değiliz çünkü ÇareSİZSİNİZ. ÇareBİZLERİZ. Aynen devam...

14 Mart 2008 12:06
Sadun Aren'in ardından

yaşına rağmen içindeki sosyalizm özlemi ve devrimci ruhu hiç sönmeyen , aydın, siyaset ve bilim adamı idi Sadun Aren. Ruhu şad olsun...

11 Mart 2008 09:23
Asil masumların "Ilımlı paranoya"sı!

yaşanan duruma uyan tanımlama bu. “Ilımlı Paranoya ” . Tarihle ilgilenen , tarih okuyan ister istemez paranoyak olmak zorunda hissediyor kendisini. Meseleyi can damarından yakalayıp, akıcı bir dille yorumlayan, ileri geri bağlantılarla insanı düşünmeye iten bu güzel yazı için seni kutluyorum "Klavyesini Coşkuyla Konuşturan Mütevazı Bilge " dostum. Aklına sağlık...

10 Mart 2008 15:30
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 88
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 12687
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

1960 Tefenni doğumluyum.Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü 1..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster