Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Hiç Böyle Isınmamıştım Yaşamaya

Yazınızın kategorisi ''ilişkiler'' değil, en ön koltuklardan, kesinlikle ''edebiyat'' kategorisine yakışıyor. Gece gece öylesine tat verdi ki yazınız, gecenin karanlığını fırsat bilip zihnimi taciz eden ''düşünce'' kurtlarını kovalayıverdi :) Edebiyat, ''etkin'' kalemlerin satırlarında öylesine büyüyor ki seni sıkan bir elbise olmaktan çıkıp, içinde kaybolduğun masalsı diyarlara benziyor. Gönülden tebrikler... Saygıyla...

17 Aralık 2018 03:23
İlk Tirat (Apareka'ya Mektuplar)

Çok şükür artık bloğunuza ulaşabiliyoruz. İki gündür neden bilmiyorum her tıkladığımda hata verdi ve okuyamadım tekrar yazınızı. Neyse ki düzelmiş. Aslında yorum olarak ben de yazınızın içeriğine uygun bir dörtlük eklemek istedim fakat bir kaç denemenin ardından vazgeçtim. Nedeni ise sizin satırlarınızın yanında oldukça sönük kalacağı idi. Ben okuduğum bloglar içerisinde beni etkilemeyi başaranlar için ''işte bu'' tabirini kullanırım genellikle ve bazı yazarların yeni yayınlanmış yazılarını fark ettiğimde heyecanlanırım acaba tıkladığımda beni neler bekliyor diye. İşte siz de o yazarlardan birisiniz ve okuduktan sonra ''işte bu'' dedirten yazınız oldukça fazla. ''İnsanın kalemi beyni, mürekkebi ise gönlüdür'' derim ben. İşte bu ikisinin niteliğidir insanın yazın etkinliğinin gücü. Kaleminizin gücü hep daim olsun ve yazılarınız sık sık yayında olsun :) Saygıyla...

17 Aralık 2018 03:11
Bir İçimlik..

''Metro durdu, hayat sürüyor.'' her şey bir gün duruyor ama o hayat sürüyor. Bir gün biz de duracağız, hayat sürecek. İşte o güne kadar aklı başında, sağlıklı bir hayat sürmek en büyük duamız. Emekçi kardeşlerimize de bir ömür boyu mutluluklar. Saygıyla Yücel Abi...

10 Aralık 2018 18:36
Teknolojik Yıkım

Ben Milliyet Blog yazarlarının yazılarını ilk kez okurken, profillerindeki ''hakkımda'' bölümünü de okurum. Oldukça uzun bir şekilde bahsetmişsiniz kendinizden ve ilgi alanlarınız insanın dikkatini çekiyor. Yazılarınızı da ilk kez bugün fark ettim, daha önce gözümden kaçmış muhtemelen. Son bloglarınızı okudum ve bir kaç değerlendirmede bulunmak istiyorum müsaadenizle; benim için yazıda önemli olan iki unsur var, ne tür bir yazı olursa olsun içerik olarak beni doyurmalı ya da sonunda kafamda soru işaretleri yakmalı. Genel olarak, okuduğum kadarıyla yazılarınızı kısa tutmuş ve içerik olarak çok ayrıntıya girmemişsiniz, bu bakımdan tam olarak doyurucu olduğunu söyleyemem fakat yazılarınızın bitiminde zihnimizde soru işaretleri oluşturmayı başarmışsınız. Yazılarınız oldukça ilgi çekici, zevkle okudum. Umarım uzun süreler de zevkle okumaya devam ederiz. Kaleminize sağlık. Saygıyla...

10 Aralık 2018 18:28
Varamadığın Uzaklar

Şiirlerinizi büyük bir özen ve emekle kaleme aldığınız çok belli oluyor Hadiye Hanım. Öyle bi kerede oturulup yazılan sığ şiirlerden uzak. Ne tesadüf ki blog resminizde kullandığınız Özdemir Asaf satırlarını ben de son blogumda kullandım. Saygıyla...

10 Aralık 2018 09:40
Buz

Ardı ardına üç şiir. İlk ikisi iki ayrı mısra tek bir şiir gibi olmuş. Sonunda gelip omuza dokunan bir el. En çok hangisini beğendiğimi sorarsanız kesinlikle son şiiriniz ''buz''. ''Senden kalanla yanıyorum, senden kalanla donuyorum.'' İşte bu zıtlıktır insana acı veren, yanıp kül olsan ya da donup hayat son bulsa belki her şey daha kolay olacak. Ama olmuyor. O elinde tuttuğun gül(anılar) seni yakarken, sen inadına soğumak(donmak) istiyorsun her şeyden. Bir yanıp bir donmanın şaşkınlığı içerisinde soruyorsun kendine; ''Nasıl oluyor bu; senden kalanla yanıyor, senden kalanla donuyorum?'' Saygıyla...

10 Aralık 2018 00:28
Kuyruklu Yalan

Gözlerim dola dola okuyordum öykünüzü... Tam da bu sırada radyomda ''hasretinle yandı gönlüm'' türküsü çalmaz mı, salıverdim kendimi, bir öykü sadece ama Marmara depreminde binlerce, on binlerce gerçek yaşanmışlığın aynası öyküler. Kaleminize sağlık. Saygıyla...

08 Aralık 2018 11:59
Sandviç

''Şizofreni'' şu hayatta en çok ilgimi çeken konuların başında gelir. Bu konuyla ilgili ben de bir çok yazı kaleme aldım. Şizofreni; insan beyninin ve zihninin kusursuz düzeni yıkıldığında, sonsuz sınırları içerisinde insanın kendini kaybetmesidir benim deyimimle. Kendi zihninde kurduğu şirketleri yönetemeyip, borç batağına saplanan ve işin içinden çıkamayıp intihar eden bir arkadaşım vardı. Tabii biz, insanı dehşete düşüren ayrıntıları ölümünden sonra öğrenmiştik. Saygıyla...

08 Aralık 2018 10:25
Kadın

Kadın? Kızım, kardeşim, annem, karım... Kadın benim diğer yarım! / Yorum yapmadan geçemeyeceğim kadar güzeldi yazınız, tebrikler. Saygıyla...

05 Aralık 2018 19:33
Kitabını Yazanlar, Kitabı Yazılanlar

Yazınıza yorumda bulunmalıyım ki ''son yorumlananlar'' bölümünde bir müddet kalarak biraz daha fazla kişi tarafından fark edilip okunabilsin. Çok güzel bir yazıydı. Tebrikler... Saygıyla...

05 Aralık 2018 11:56
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 339
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3619
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    1968 basımı yıpranmış bir kitabın sayfalarından kokladığım huzur bugünümde nefes almamı sağlayan...