Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bu yağmur Antalya'ya çoooook yakıştı!

Fatma Hanım, askerlikti iş değişikliğiydi derken tam 4 senedir tatil yapamadım.piyangodan çıkan şu 9 günlük tatil haberini alınca hemen alanya'da rezarvasyonumuzu yaptırdık.ama günlerdir "antalyayı sel bastı,alanyada hortum çıktı" haberleriyle bunalıma giriyorum.Bir de siz vurmayın :)) yalan da olsa antalya günlük güneşlik diyin

22 Eylül 2008 23:16
Basın yayın medya… Basın yayın medya...

70 milyonluk nüfusu olan ülkede gazetelerin toplam tirajı(futbol gazeteleri dahil) 4 milyon civarında.3'le çarp 12 milyon kişi okuyor diyelim.58 milyon kişinin gazeteye elini bile sürmediği ortamda her önüne gelenin "medya eleştirisi" yapması akıllara zarar.Yıllarca stajyer olup yol-yemek paramızı bile kendi cebimizden karşıladık,sigortasız çalıştık,yeteneksiz ama torpilli yeğenlerin-eşlerin ve hatta metreslerin yükselişlerini seyrettik,saçma sapan yayınlarda çalıştık.Peki medyaya söylemediğini bırakmayan sayın seyirciler onlara doğru düzgün haber vermeye çalışan arkadaşımızın bugün polis tarafından, üstelik çalıştığı gazetenin bahçesinde kolunun kırılmasına ne kadar duyarlı olacaklar.Toplumdaki medyaya giydirme merakını açıkçası ben de insanın aynada kendisiyle kavga etmesine benzetiyorum.Eğer eleştirenlerin beyanını doğru kabul edersek bugün belgesel ve haber kanallarının raiting rekorları kırması magazinlerinde yayından kalkması gerekirdi.Kalemine sağlık ve sevgiler :)

02 Mayıs 2008 00:55
Ölüm güzeldir….

okudum, ağlayamadım, yüzümü döktüm elimden gelen bir tek bu,kahrolası gastrit bir duble rakının tam zamanı oysa. Sadece şarkının sesini açtım. "Beni vur"dun... "Amenna"...

21 Nisan 2008 21:11
Rüyama giren G.Saray haberi...

Kaleminize sağlık sevgili takımdaşım. Lanet olsun içimdeki şu Galatasaray sevgisine :))

10 Nisan 2008 15:46
İrmik Helvası

Merhabalar Defne Hanım, İrmik helvası benim en sevdiğim tatlılardan biridir. Bizim evde biraz farklı pişer.İrmik kavrulduktan sonra süt ilave edilir, süt çektikten sonra da toz şeker atılır karıştırılır ve demlenmeye bırakılır. Ayrıca isteğe bağlı olarak dil peyniri tel tel hale getirilerek karıştırılır :)

28 Mart 2008 14:24
Tepkisizsiniz, duyarsızsınız, insan mısınız?

Dün akşam tavuk vardı yemekte.Yazınızı okuyunca tuhaf hissettim kendimi.Acaba töre cinayeti tavuk dünyasında da var mı?ağabey horoz namusu kirlenen tavuk kardeşini öldürüp olaya "banvit" süsü vermiş olabilir mi? Ben bu cinayete ortak mı oldum?Bu olay aydınlanmalı.İlhan Selçuk gözaltına alınsın!!!

28 Mart 2008 14:02
Sabahattin Ali hakkında...

Sema Hanım, Sabahattin Ali 18-19 yaşlarında tanıştığım ve hayatımda kilometre taşı olmuş yazardır.Bu yüzden bloguma da onun eşsiz öyküsü olan "değirmen" adını verdim.Yaşamıyla,yazdıklarıyla bu coğrafyanın yüzakıdır Sabahattin Ali. ve birçok benzerleri gibi vahşice,kapkaranlık bir cinayetle yitirdik.Usta'yı çok güzel anlatmışsınız.Kaleminize sağlık.

27 Mart 2008 06:40
Merak ediyorum!

Yeşim galiba benim yorumum da iletilmedi. Sanırım yazılarınla Milliyet Blog idarecileri arasında da ciddi bir "hayran" topluluğu oluşturmuşsun.O yüzden mesajımı tekrar özetlemek gerekirse yazmak,yaratmak,çıtayı yükseltmek gibi kaygıların başkalarının tekelinde olduğunu bile bile fazla sivrildin sen. copy-paste yapsaydın, imla gramer evlere şenlik olsaydı fincancı katırlarını ürkütmezdin. ayrıca hikaye gibi edebi yazılar yayın politkasına aykırıysa milliyet blog'un yarısı silinmelidir.Çünkü insanların çoğu (iyi veya kötü) deneme türünde yazıyor.Yani edebiyatın şiir ve hikaye gibi bir kolu.Türü ne olursa olsun yazı yazmak anlatacak hikayesi olanların işidir ve söyleyecek sözü anlatacak hikayesi olanlar ister kağıt olsun, ister ekran onu yazacak bir yer mutlaka bulurlar.

19 Ocak 2008 00:43
Merak ediyorum!

1-Yazı yazmak herşeyden önce anlatacak hikayesi olanların işidir. 2-Hikaye ve şiir gibi bir sınırlama yapmanın herhangi bir mantığı yoktur.Çünkü burada yazı yazan arkadaşların bir çoğu (iyi veya kötü) deneme türünde yazılarını yayınlamaktadırlar.Deneme de tıpkı hikaye ve şiir gibi edebiyatın bir koludur. Edebi türde yazılar kaldırılırsa MB'de yer alan yazıların en az yarısı silinmelidir. 3-Uzun süredir suya sabuna dokunan,fincancı katırlarını ürküten yazıların engellendiğini duyuyordum. burada çıtayı yükselten,kafa yoran,yazıları merak edilen,yaratıcı, arkadaşlar için görünmez barikatların var olduğu gerçek. 4-Sende edebi kaygı gütmeden,imla-gramer evlere şenlik,sağdan soldan "esinlenilmiş" yazılar yaz Yeşim. Başkalarının tekelinde olan şeyler yapma.Çok sivrilden sen...

18 Ocak 2008 23:47
Ormana Günlüğü-2

Zubidik'i İstanbul'a beklerim. Şöyle trafikte 2,5 saat sıkışsın,ciğerlerine halis karbondioksiti çeksin,şöööyle güzel bir kapkaça uğrasın,hormonlu sebze meyvelerimizden yesin bak bir daha canı iskender istiyor mu :) Şaka bir yana öyle güzel anlatıyorsun ki yeşim. Hani gerçekten o sokaklarda gezdim, insanlarla ben de selamlaştım, dalındaki meyveye dokundum... Çektiğin resimler yakaladığın açılar o kadar güzel ki...Ya benim fena halde kaçmam gelmiş. Offf istanbul,iş,güç düşün yakamdan. Biliyorum tatil değil yaptığın,mutlaka kuşlar kelebekler diyerek geçmiyor günlerin ama inan Yeşim, yazdıkların,fotoğrafların derin bir nefes almak gibi geldi. Sevgiler

13 Kasım 2007 13:38
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 1570
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Merhaba, Yazmak kimimiz için kendini ifade etme biçimi, kimimiz için ekmek kapısı, kimimiz içinse öy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster