Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
27
 

Köy Enstitülerini andık, 17 Nisan'da

Köy Enstitülerini andık, 17 Nisan'da
 

Ne zaman Köy Enstitüleri konuşulsa, durmam o yılları dillendirir, anılar, izler bulurum. Kitaplar, belgeler elde ederim.

O günler. Sancısız yıllara dokunan bir büyük proje. Şöyle düşünüp tarihi! Hangi günlerden çıktı yurdum.

Osmanlı’nın üstünde dolaşan kara bulutlar. Millet bir bezgin, kendi yurdunda işgal altında kalmış. İzmir’i, Samsun’u, Amasya’sı. Anadolu her yere yayılmışlar, işgal etmişler güzel vatanımızı.

Her yer işgal kuvvetlerinin baskı ve zulmü altında. Öyle bir ateş yanmalı ki, yüreklerde yanacak, tutuşacak bir ateş olmalı. Bu ateşi yakacak bir önder, büyük bir ülkü, aşk var olmalı.

Osmanlı’nın içinde bir asker dahi komutan. Mustafa Kemal Paşa. Olup bitenleri sadece izlemiyor, askeri görev yerlerinde durmaksızın, dinmeksizin yurt ve ülkü savaşı ile görevlerini üstün başarı ile sürdürüyor.

Mustafa Kemal Paşa. Çanakkale’de, Dumlupınar’da Samsun’da, Sivas’ta, Erzurum’da, Amasya’da.

Öyle ya Amasya’da yaveri Cevat Abbas Gürer’e gaz lambalı odada yaz bakalım der, yazdırır. “Milletin bağımsızlığını yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.”

Gözleri mavi, keskin kararlı. Bir büyük asker, bir büyük dahi. Öyle ya, yabancı işgal güçleri Mustafa Kemal Atatürk için "yüzyılda bir çıkar o ‘da Türk’lere nasip oldu", demektedir.

Anadolu’nun her yerinde verilen kurtuluş mücadelesi, düşmanın işgal ettiği topraklarımızdan gittiği yıllar. Mustafa Kemal Paşa Cevat Abbas Gürer’e “geldikleri gibi giderler” diyecektir.

Milletimizin yabancı işgalinden özgürlüğe, kendi vatanında tüten ocağında yaşayacağı nice güzel günler, yıllar için yapılacak işler büyüktür. .

Bir bağımsızlık savaşı ve bir büyük zafer. Yorgun, bitkin yurdu yanmış yakılmış. Şehit düşen yüzbinlerce atalarımızın geleceğe kanları, canları ile vakur ve gururlu emanet ettikleri vatanımız.

Şimdi sıra ülkenin imar edilmesine, kalkınmasına gelecektir. Ülkenin bir daha işgal altında kalmayacağı özgürlüğünün gelecek nesillerce ferah ve asil yaşanması için, kazanılan zaferlerin korunması, taçlandırılması gerekmektedir.

O nedenle gelecektir devrimler, yenilikler. Parola “Yurtta barış, cihanda barış”tır. Savaş zordur, savaş dehşettir, savaş ölümdür.

Tüm bu düşünceler ve duygular ışığında gelecekte bir ülkenin var oluşu ancak ve ancak eğitimle yeniden kuvvetlenecektir.

Köy Enstitüleri bu duygular ışığında doğacak. 17 Nisan 1940 Meclis’te tartışılacaktır. Uzun tartışmalar sonucunda kurulmasına karar verilir.

Sonraki yıllarda kapatılması ile ilgili toprak ağası milletvekili Kinyas Kartal kapatılma gerekçesini ağzıyla itiraf edecek, tarihe geçirecektir. Köy Enstitüleri'nin bütün günahı omuzlarıma, sevabı başkalarına olsun. O kurumların günahı bile bana yeter.”

İsmet İnönü’de oy uğruna kapatılmasında engel olmamıştır.

İtiraf artık neye yarardı ki!!! Güzelim kurumlar çok kısa yaşıyor. 1946’dan 1950’ye giden süreç kapatılma hızının yaşandığı, pazarlıkların yapıldığı süredir.

Demokrat Partiye oy vererek doğudaki ağaların sona erdireceği Köy Enstitüleri, ne büyük bir dönemeçtir ki, bir ülkenin kaderinde. Bir ülkenin, bir vatanın kaderinde rol oynayan toprak ağaları.

Okuyan, gelişen insan ve yurduna, milletine yararlı olan bir ülkü ve eğitimin yok edilişi, önünün kesilişi.

Bir ülkenin kaderiyle oynanmıştır. O dinamit Cumhuriyet’in temeline o gün konmuştur.

Köy Enstitüleri bir milletin çocuklarının yarını, geleceği, huzurlu ve güvenli yaşayacağı bir dev proje ve kalkınmaydı.

Köy Enstitüleri'nde okuyan o çocuklar, Anadolu’nun bağrı yanık çocukları, yazgılarını yendikleri gibi ülkenin de yazgısını değiştirenlerdi.

Emperyal sömürüler, kara bulutlar bir daha dolaşmayacaktı. Umutlu, mutlu insanlar yaşayacaktır, çağı, çağdaşlığı, ufku elde eden.

Bir bayrağın, bir ülkünün, bir vatanın bağrında özgür ve barış eksenli, sevgi ve demokrasinin yeşerdiği yerde tutuşan alev alev, yanan yürekler, yurdum, Anadolu’muz var olacaktı.

Bu ülke üstünde yaşayan her bireyin, her vatandaşın geleceği, çocukları, ülküsü için yapacağı çok şey için  sorumluluk ve yurttaş bilinçliliği istemektedir.

Tüm Köy Enstitülü büyüklerimi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Ebediyete o yürekleri ezgili gidenler Allah'tan rahmet diliyorum. İnançlıydılar, güçlüydüler. Parolaları “Yurtta barış, cihanda barış” idi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kişilik oluşturmak, davranış geliştirmek süreci olan eğitim, Köy Enstitüleri ile başarılacaktı, kurucu kadro ve kültür bunu örgütledi. Ulus vatandaş oluşturma süreci, yerli işbirlikçiler aracılığı Köy Enstitüleri kapatılarak, ile emperyalistler tarafından yok edildi. Emeğinize sağlık, selamlar.

Nizamettin BİBER 
 20.04.2017 8:57
Cevap :
Teşekkür ederim katkı için, gün ışıyor o dev yapıtla sevgilerimle.  20.04.2017 16:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 514
Toplam yorum
: 371
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 555
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster