Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1832
 

ABD diyor: Arap baharını Türkiye kazandı (!)

ABD diyor: Arap baharını Türkiye kazandı (!)
 

BİZ TÜRK HALKI OLARAK KİMSENİN MAŞASI DEĞİLİZ. 550 KİŞİNİN HER YAPTIĞINI ONAYLADIĞIMIZI KİM SÖYLEDİ SİZLERE !!

ABD'nin gazetelerinden New York Times (NYT), ''Arap Baharı'nın gerçek galibi kesinlikle güç kazanan Türkiye'' diye yazmış. sevinelim mi ''ABD bizi övmüş ve güç kazanan Türkiye demiş (!)'' diye. Sen kimsin ki  Türk halkını hesaba almadan bizim üzerimize oyunlar kurup bizi bölmek yok etmek için ha bire gaza getirdiğini sanıyorsun !! Bunları Türk Halkına yutturamazsınız..

''Arap Baharı''  20 sene önce Türkiye'ye gelmeliydi   diyen devletin en başındaki büyükler!  kimin ve neyin tarafındasınız,. neden şunu söylemiyorsunuz : ''Arap Baharı'nın ekonomik faturası Türkiye'ye çıktı. İhracatını 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18,17 arttıran Türkiye'nin, söz konusu olayların yaşandığı 5 ülkeye toplam ihracatı yüzde 13 oranında geriledi.''  hani biz kazanmıştık  Peki neden bu arap baharının kandan başka birşey getirmeyeceğini söylemiyorsunuz.

Arap baharı özgürlük ve barış getirmeyecek !!

Arap Baharı adı altında yaşanan gelişmeler özgürlük ve barış getirmeyecek.  Bu Oyunun arkasından bir başka yeni Oyunu sahneye koyup yeni işbirlikçileri ile sıfır kilometre yıpranmamış işbirlikçilerle büyük İsrail hedefine ulaşmak için çalışmaya devam edecekler .Eskimiş, halkın gözünden düşmüş, yıpranmış diktadörleri zamanında kendileri iş başına getirdikleri halde, şimdi kullanma süreleri dolduğu için 20-30 senelik diktatörleri halkı kullanarak iktidardan uzaklaştırıp onların yerine kendileriyle işbirliği yapacak, kendi emirlerini yerine getirecek fakat halktan gibi görünecek yeni sıfır kilometre işbirlikçileri koymak için bu tür faaliyetleri sürdürüyorlar.   .

Bazı kişiler veya gruplar inanmasa da bu memleket, küresel bir siyaset ve şedid bir oyunun tehdidi ve etkisi altındadır. Bu oyunu kuranların başında Amerika Birleşik Devletleri gelmektedir. İngiltere ve Batı ülkeleri de buna destek vermektedirler. Oyun alanı Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasıdır. Dün Saddam’ı İran’a saldırtıp sekiz yıl savaştıranlar, sonra da onu düşman ilan edip, kelime-i şehadet getirirken tamamlamasına bile müsaade etmeden boynunu kırarak astılar. "Irak’a demokrasi ve özgürlük getireceğiz!" Deyip, Irak'ı üç parçaya ayırdılar. Facebook oyunlarıyla ve “Arap Baharı” adı altında hedef ülkelerin içini karıştırdılar ve binlerce insanın ölmesine sebep oldular. Bunlar ard arda olup biterken, küresel sermayenin Türkiye'de görevli etki ajanları medyada boy gösteriyor "Domino etkisi! Özgürlük isteği!" propagandasını yapıyorlardı. Libya liderinin nasıl vahşice katledildiğini bütün dünya gördü...

Diktatörleri savunuyor değilim; bu iş, o ülkelerde yaşayan toplumların iç meselesidir. Onlar, peş peşe diktatörlerini devirirken özgür iradelerini kullanarak bunu yapmadılar. Küresel petrol şirketleri ve bu şirketlerin egemen olduğu küresel siyasetin figuranlığını yaptılar. Ne acı bir durum değil mi birileri tarafından kullanılmak ?? Küresel sermaye yeni pazarlar açmayı düşünmekte ve bu siyasetin adına da kısaca BOP (Büyül Ortadoğu Projesi) demektedir.

Şimdi nerde bu diktatörler ??

Mısır’da Hüsnü Mübarek devrildi ve yerine Guantanamo yolcularına işkence yapmakla ünlü Ömer Süleyman, sonra da Irak’ta kan akmasına katkıda bulunan Atom Enerjisi Kurumu eski başkanı El Baradey getirilmek istendi. Sonunda Mısır iktidarı, Mübarek’in meslektaşlarına bırakıldı. Mübarek devrilince sevinç çığlığı atanlar, tekrar Tahrir’de toplandılar ve hala öfke içindeler.

Tunus’ta Zeynel Abidin Bin Ali gönderildi, yerini meclis başkanı aldı. Onu değiştirip “Ilımlı İslamcı” Gannuşi görevlendirilecekti, Londra’ya geri çevrildi, Tunus’ta belirsizlik ve kaos devam ediyor.

Libya’da Kaddafi yargılanmadan hunharca katledildi, Libya ikiye bölünmüş gözüküyor ve Libya'da karışıklık sürüyor. Petrolünün üzerine de küresel sermaye tamamen oturmuş durumda.

Mısır’da halkı örgütleyenlerden biri olan Ahmet Maher ve avaneleri “Halk Devrimleri” konusunda eğitilmiş kişilerdi. Yugoslavya’da Miloseviç’i deviren OTPOR örgütünü örnek almışlardı. Merkezi Katar’da bulunan “Değişim Akademisi” nden de destek alıyorlardı

Değişim Akademisinin küresel sloganı “Değişim”dir. Bu akademi, başrol verdikleri kendi oyuncularına ülkelerindeki liderleri nasıl devirebileceklerini öğretiyorlar .......... yani kanlı hesaplaşmalar.

Kaybedip yok olan, uyumuş numarasına yatanların Vatanım Sılam Memleketim Anam dediği ülkesidir.

İşte kısaca ''Arap Baharı'' 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

oncelikle cok guzel ozetlemisiniz. ABD ve AB, yaramazlik yapmayan, uslu, denilenleri yerine getiren muslumanlari istemeye basladiktan sonra 90 lardan sonra ortadoguda siyasi islami akimlar hizla artmistir. Bu konuda google dan bile bakinildiginda cogunun 20 yillik gecmisi gorulur. Irak saldirisinin oldugu yil Turkiye de AKP iktidarinin basa gecmesiyle Turkiye icindeki sunni, milliyetci kitle torpulenmis ve ABD nin istilasi sorunsuz bir sekilde tamamlanmistir. Ayni durum devam etmektedir. Turk halki ne zaman uyanacak, iste butun mesele budur. Ne zaman ki Turk secmeni, gelismis demokrasilerdeki gibi "cocugumun geloecegi icin oy kullanacagim" der, liderin cazibesine kapilmazsa o zaman cok sey degisir.

okan öztürk 
 19.01.2012 0:25
Cevap :
Evet maalesef bu gidişat iyi bir gidişat değil ülkemiz için  20.01.2012 20:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 263
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2353
Kayıt tarihi
: 20.12.11
 
 

Doğum Yeri: Adana-Saimbeyli 1975, Yaşadığı İl: Ankara, İlgi Alanı: Ankara Gündemi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster