Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '12

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
2871
 

Adının harflerini sevdiğim...

Adının harflerini sevdiğim...
 

Kaç gün oldu yazmayı düşüneli diye takvime baktım ve  farkına vardım ki aylar olmuş!.. Nedir bu zamanın acelesi bilmem. Ama biliyorum ki, bizler rahattayken, ne kadar “başkalarını düşünüyoruz” desek yalan! O yüzden değil mi, “Kalan sağlar bizimdir” deyişimiz. O yüzden değil mi şu günlerde yaşadıklarımız… Neyse!...

Dokuz martta yazdığım “8-Mart Dünya Emekçi kadınlar Günü!.. El ele sahilimizdeydik” yazımın galerilerine resmini koymuş ve “Not: En sondaki resimler hakkında daha sonra blog yazacağım ama ne kadar çok gören olursa o kadar iyidir diye düşündüm.” açıklamasını yapmıştım;  yapmışım. Ve televizyonda film seyretmeye karar vermişken aklıma takılıverdi ve eğer şimdi de yazmazsam biliyorum ki daha da kalacak. O yüzden bu akşam bir telaş yazmaya koyuldum.

Hani şu kipa’nın, adını sevdiğim kipa’nın giysi toplama kumbaralarını anlatmak istiyorum size; belki bir yaraya merhem olur diye. Adını  seviyorum çünkü  anlamı değil ama harfleri ilkokul 1. sınıfta kocaman kağıtlara yazılı o güzelim alfabemizi anımsatır bana. Hani kocaman kocaman, kalın siyah harflerle yazılmış, sınıfımızın bir kenarında duran tahtaların arasına gerilen, ya da yazı tahtasının altındaki  tellere tutturulmuş, beyaz karton kağıtlardaki, sınıfın her yerinden görünüp okunabilen alfabemizin harflerini…  Adı bu kadar güzel ve doğru Türkçe harf içeren başka alış veriş merkezi var mıdır dersiniz? Hem de yerli malı olmayan.

İşte o kipa’lar ki bilmem farkında mısınız, adının baş harfi de küçük harftir; şubelerinin önüne birer kumbara koymuşlar. Kullanılabilir halde giysi, ayakkabı hatta fanila topluyorlar. Böylece ne siz verirken kendinizi kötü hissediyorsunuz, ne alan kişiler. Yardım dediğin böyle olmalı. Yardımı yaparken “iyilik” olsun diye yaparlar ya hani, ben bu niyetten vazgeçeli çok oldu. Ben kimim ki iyilik yapıyorum? Bu yüzden bu kumbaraların çok hoş bir işlevi var. Ben gereksinimimden fazlasını veriyorum ki niye aldım bu kadar giysiyi bilmem ve  gereksinimi olan kişiler de “minnet” duymalarına gerek olmadan  alıp kullanıyorlar. Üstelik minnet duymalarına gerek yok; tam aksine ben, bizler onlara minnet duymalıyız, giysileri bir kez daha kullanıp, değer kattıkları için.

Bu minnet duygusuyla geçenlerde bir hafta sonu, mevsimsel giysi dönüşümünü yaparken “Bunu geçen yıl kaç kere giydin?” sorusuna verdiğim “bir” ya da “hiç” yanıtlarını alan ve bu yaştan sonra onlara sığacak kadar kilo kaybedemeyeceğim gerçeğiyle yüzleşen ben kendim, hala niye sakladığımı bilmediğim  giysilerimi bir kenara ayırınca, kocaman bir torba doluvermez mi?  Koşa koşa gittim Selma Yiğitalp sokağındaki kipa mağazasına. İçeri girmedim canım, hemen yanı başında duruyor kumbara ki ben resimlerini çektiğimde yolun öte yakasındaydı.  Ve  hepsini kumbaraya tıkıştırdım. Gerçekten tıkıştırdım ve günlerce boş gibi duran, durdukça canımı sıkan kumbara meğer artık doluyormuş!..  Kumbara dolarken  dolabımdan, evimden ille de  üzerimden kalkan yükün hafifliğiyle döndüm geriye; hem de keyifle.

Giysilerimizi işe yarar kılarak bana bu keyfi, yararlı olabilmenin insana o kendini iyi hissettiren güzel duygusunu yaşatan kipa’ya ama ille de giysileri kullananlara; sevgilerimi yolluyorum, aydınlık selamlarımla.

Not: Adını çok sevdim ya, yıllardır "kahrımızı" çeken Kızılay'ı unutmuşum. Aslında çok sonra bir başka yerde görünce farkına vardım ki, giysi kumbaralarının üzerinde "Kızılay" da yazılı. Belki yazımı okuyan ve kumbaraya giysi götüren biri bunun farkına varır da beni uyarır diye bekledim, o da olmayınca, iş başa düştü.

Ve, daha dün, başka alışveriş merkezlerinin önünde de gördüm bu kumbaralardan,  onlarda sadece, Kızılay yazıyordu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle hayırlı işlerle uğraşarak örnek olduğunuz için sonsuz teşekkür ederim. Bizler bağış dendiği zaman canımızı bile veririz, kaldı ki giysilerimiz. Bırakın giyilmiş olanları, birine verilmek üzere alınmış sahibine ulaşamamış o kadar eşya var ki, sahibini aramaya çıkmayı bilseler gidecekler ama elimize bakıyorlar çatı katlarında ya da dolaplarda.Pazarda çok ucuza satılan abiye kıyafetler gördüm, neden ucuz diye sordum.Deprem için bağış olarak dağıtılmış. Satıcı," abla karın içinde ipek tuvaleti bu ilde kim giyecek. Topladık konu komşu adına getirdik buralara satıp bölüşeceğiz parasını"dedi. Gel de al bakalım o giysiyi ucuza. Yardımın böylesine ne denir?Toplumca yardımlaşma konusunda bilinçlenmek gerekiyor. Eskisi olmayanın yenisi olmaz ama kendi giymediklerimizi ve eskilerimizi vererek bağış ta olmaz. Yüreğinize sağlık

ütopik 
 01.06.2012 1:57
Cevap :
Çok teşekkürler katkınız için.:) "Giyilmiş olanları vermek" Bazı giysiler var ki, kullanılmış demeye bin şahit ister ve onların da kullanılabileceği yerler vardır; gezmeye giyemezsiniz ama evde, tarlada ya da sokakta; kağıt toplarken.. giyebilirsiniz. Böylece tekrar değerlendirilen giysiler ekonomiye de katkıda bulunur diye düşünürüm. Abiye kıyafetlere gelince;onlar da, kaç tane var bilmiyorum ama ikinci el mağazalarında, indirimli satılabilir; ikinci hatta 3.kez değerlendirilebilir; çünkü çoğu bir kaç kez giyiliyordur zaten. Not: Yardım işine girişen kişi ya da kuruluşlar giysileri ayıklayıp bir süzgeçten geçirerek vermeli.Yoksa anlattığınız gibi komik duruma düşmek de işin içinde. Hemen aklıma geliveren bişi; diyelim biri penye koydu, onun için iyi ki koymuş ama başkasına vermek için "iyi" değil; o bile uygn bir şekilde kesilip, örneğin;cam bezi olarak değerlendirilebilir; kullanılmış pamuklu kumaşlardan çok güzel temizlik bezi olur.Sevgilerimi yolluyorum aydınlık selamlarımla.   01.06.2012 13:27
 

Ebru'nun küçülen kıyafetleri, benimde kilodan dolayı küçülenleri :)) nereye götürüyoruz? KİPAYAAAA

Zehra Pınar ZORA 
 31.05.2012 23:17
Cevap :
Eppelim tene :)Ama KİPA'ya değil; kipa'ya :) Kocaman sevgilerimle; aydınlık ve mavi.  01.06.2012 9:34
 

Gerçekten kuluyorum KİPA'yı, her zamanki gibi İzmir farkı işte. Sevgiler selamlar yüreği güzel arkadaşım sana ve aydınlık şehrimize..

Gülpembe 
 31.05.2012 18:05
Cevap :
İzmir!.. Aydınlık şehrim :) Sağolasın sevgili Gülpembe. Sevgiler, gününde gelen yorumlardan yansıyan mavilerle.  31.05.2012 19:20
 

Tebrikler ediyorum yürekten. Önce Sizi sonra Kipayı çünkü ben sizin sayenizde öğrendim böyle bir eylemin varlığını. Çünkü yakınımda Kipa yok benim, dilerim yolum düşer değilse de kumbara yalnız kalmaz. Hem alan eller hemde veren eller sayesinde Saygı ve sevgilerimi gönderiyorum

Cemile Torun 
 31.05.2012 15:30
Cevap :
Çok teşekkürler :) Ne zamandır, hoşuma giden yazılımını: "kipa" yı anlatmak istiyordum; bana güzel Tükçemizi ve çocukluğumu yaşattığı için. Ama o zaman sadece bir alışveriş merkezinin reklamı olacaktı. O yüzden içimden gelip de yazamamıştım.Böylesi bir eylem olunca da yazmasam olmazdı :)Yorumunuzu okuyunca aklıma takıldı, evet kipa sadece 22 ilde var ama her ilde bu kunbaralardan var mı bilmiyorum. Bulduğum bir kaç numarayı aradım; ses yok; sanırım geç bir saat. Yarın tekrar arayıp bir açıklama yazarım. Ya da "evet burda da var" diyen olur belki:)Sevgilerimi yolluyorum, aydınlık şehrimden; kumbaralardan yansıyan mavilerle.   31.05.2012 19:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 208
Toplam yorum
: 2555
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3225
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster