Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '21

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
41
 

Adli kontrol şartı yasası...

Önce, sosyal yaşamımızda karşılaştığımız "darp" ve "taciz olayları" örnekleri...

Bu örnekler için kaynak göstermeye gerel yok...Bu olaylar o kadar çok ki?

-- Birisi, çeşitli nedenlerle kızdığı diğer birine sokakta ya da kapalı bir yerde saldırıyor, darp ediyor, ağzını burnunu kırıyor. Yetmiyor, tabancasını çıkarıp bacaklarından vuruyor ya da bıçağını çekerek yaralıyor. Darp edilen kişi, kan revan içinde hastaneye  kaldırılıyor. "Darp raporu" alıyor...

Hakim, şüpheli veya sanığa,"tutuklama kararı" yerine, "adli kontrol şartıyla" denetim altına alınarak "serbestlik" kararı veriyor...

-- Bir öğrenci babası, oğlunun öğretmenini şikayet etmesi üzerine, okula gidiyor, öğretmeni dövüyor, ağzını burnunu kırarak ortada bırakıyor. Aynı şekilde, öğretmen, hastaneden "darp raporu" alıyor; şikayette bulunuyor...Sonuç, yine aynı; "adli konntrol şartıyla serbestlik"...

-- Hastanede tedavi olmakta bir hastanın ölümünü, onu tedavi eden doktora yükleyen bir hasta yakını, ilgili doktoru, hastanenin koridorlarında diğer doktor ve hemşirelerin gözleri önünde, darp eden ve de yaralayan kişi için hakimin verdiği karar yine aynı..."Adli kontrol şartıyla serbestlik"...

*

ADALET BU MUDUR?

Yukarıda verdiğim üç örnek, özellike "doktor" ve "öğretmenle" ilgi olanları, okuduğumda beni en çok üzen ve kızdıranlardır...

Bu, böyle gitmez...Darp edilen mağdur, hastanede yaralı yatarken, onu hastanelik eden kişinin elini kolunu sallaya sallaya sokakta gezmesi adil midir?

Bu haksızlığa bir çare bulunmalıdır...

"Adalet", bir "inşaat firması"mıdır ki, yaptığı "mülkün" temeli olsun(?!)...Mesela dedim

"Adalet, mülkün değl; insan hakkının temeli" olmalıdır..."Suçlunun yanında değl; mağdurun yanında olmalıdır"...Adil olmalıdır...

 

cdenizkent

 

Sibel Yılmaz, ETEM SEVİK, Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kesinlikle öyle. Gönülden katılıyorum noktasına, virgülüne. Saygı ve selamlarımla...

Sibel Yılmaz 
 31.03.2021 9:35
Cevap :
Merhaba Sibel hanım...İlginize teşekkür ederim...Bu konuda o kadar çok örnek var ki...Hemen hemen her gün tekrarlanıyor...Canımı çok sıkan bir hukuk uygulaması. Çoğu olayda, mağdurlar hastanede tedavi altında iken, olayı yaratan kişi elini kolunu sallaya sallaya geziyor...Teşekkürler ve selamlar.  02.04.2021 10:41
 

Tamam, sizin bu blogunuzda olayın demokrasi ile ilgisini hiç konu etmediğinizi bende biliyorum. Ancak ne var toplumsal yaşamı belirleyen her şey toplumun "yönetiliş biçimi" ile alakalı olduğu için demokrasi her şeyin "ilk nedeni" ve kaynağıdır. Buna karşılık "halkçılık" dediğimiz ilke bir çok benzer ilkeler gibi kulağa hoş gelir ama akla da boş gelir. Bu nedenle de benim en sevdiğim ilke her zaman 9 değil 99 köyden kovulsam da "gerçekçilik" olmuştur. Kendinize ve özellikle de ufaklığa çok çok iyi bakın. Selamlar

Matilla 
 13.02.2021 12:58
Cevap :
Merhaba Matilla...Atatürk, kurduğu hükümetin "demokratik" olmadığını ileri sürenlere şu cevabı vermişti. "Bizim hükümetimiz demokratik bir hükümet değildir; bizim hükümetimiz bir halk hükümetidir" diye karşılık vermiştir. Bu konuda birkaç bloğum var. Gerçekliğe gelince, önce şunu hatırlatmak isterim: "gerçeklik" ya da "gerçekçilik" bir ilke değildir. Hele, günümüzde "kimin ve neyin gerçek" olduğunu ya da "olmadığını" söylemek zor olmanın ötesinde imkansız gibi bir şeydir. "Gerçek ya gerçeklik" bir olgudur ve görecelidir...Gerçek ve gerçeklik, düşünmenin temeli ile ilgilidir. Bilinçten bağımsız bir "gerçeklik" mümkün değildir...Sizin "gerçek" dediğiniz "bir şey" ya da "bir olgu" bana göre göre "gerçek" olmayabilir... "Kendime" ve "ufaklığım" için önerinize teşekkür ederim. Selamlar.   13.02.2021 19:23
 

Adalet, mülkün değil; insan hakkının temeli olmalıdır şeklindeki düşüncenize kesinlikle katılıyorum. Ancak ne var çok hoşlanmadığınızı bilmeme rağmen şunu da belirtmek zorundayım ki hukukun siyasetçiler tarafından belirlendiği demokrasilerde adalet dediğimiz insanlığın binlerce yıllık hayali olan o kutsal değer asla ve asla sağlanamaz. Ne ABD'de ne Rusya'da ne Çin'de ne de Patagonya'da da olmadığı gibi. Bu blogunuzu öneriyorum ama hepsi o kadar. Selamlar

Matilla 
 12.02.2021 9:12
Cevap :
Merhaba Matilla..Hoşlanmadığımı söylediğiniz şey, herhalde "demokrasiye" yanaşık tavrımdır...Bu olayın, demokrasi ile falan ilgisini hiç konu etmedim. Yönetimimizin şekli ne olursa olsun, isterse krallık ya da bir bloğumda önerdiğin gibi "otoriter demokrasi" olsun; böyle şeyler her toplumda olur. Hukukçu değilim; ama isteğim, bu gibi anlamakta zorluk çektiğim olaylarda, hukukun mağdurun yanında olmasıdır...Zaten, Atatürk Cumhuriyeti'nin en hoşuma giden ilkesi de "halkçılık"tır...Teşekkürler ve selamlar.   12.02.2021 20:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 954
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1386
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster